Hasan El-Benna'yı anarken

13 Şubat 2020 Perşembe, Yeni Akit

Dün yani 12 Şubat tarihinde İslam dünyası genelinde İmam Hasan El-Benna'nın şehit edilmesinin 71. yıldönümü münasebetiyle çeşitli etkinlikler düzenlendi ve ondan söz eden yazılar ve dosyalar yayınlandı. Biz de bu vesileyle bugün ondan söz etmek; onu, şehadetinin yıldönümü münasebetiyle gündeme getirmek ve yetişen nesle kazandırdığı şeylerin canlı tutulması için hatırlatmada bulunmak istiyoruz.

İslâm ümmetinin ulusçu anlayışlarla ve birtakım entrikalarla dağılıp izzetini savunacak otoriteden yoksun bırakılmasından sonra yeniden bu izzete ve otoriteye kavuşması, İslâm ahkâmının hayata hâkim kılınması için başlatılan mücadelenin en önemli öncülerinden olduğu için haklı olarak "İmam" ve "Genel Mürşid" unvanı verilen Hasan El-Benna 1906'da Mısır'da doğdu. İlim ehli bir aileye mensuptu. Küçük yaşlarda İslami bilgi ve terbiyeyle donanan El-Benna, dininin gereklerini yerine getirme ve başkalarını teşvik ve uyarmada çok gayretliydi. Daha küçük yaşlardayken kardeşiyle birlikte Emr-i bi'l Maruf Cemiyeti'ni kurdu.

1929'da da merkezi İsmailiyye'de olan "Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin)" teşkilatını kurdu. Bir süre sonra Kahire'ye atandı. Dolayısıyla teşkilatının genel merkezi de Kahire'ye taşındı. Müslüman Kardeşler'in son derece ihlâs ve samimiyetle yürüttüğü çalışmalar Kahire'de ilgiyle karşılandı ve kısa sürede teşkilat çemberi büyük ölçüde genişledi. Teşkilatın çalışmaları sonucu Mısır'ın birçok yerinde enstitüler, okullar, hastaneler açıldı. Kahire'de günlük "İhvan-ı Müslimin" adlı bir gazete yayınlanmaya başlandı. Bu gazete Hasan El-Benna'nın minberi olmuştu. Teşkilat kısa sürede iyice genişledi ve İslâm dünyasına yayıldı.

O tarihte krallıkla yönetilen Mısır'da, kral ve hükümet bu teşkilattan endişe duymaya başladı. İslam âlemindeki Müslümanların hepsinin İslam prensiplerine bağlanarak beraber hareket etmeleri halinde dünyadaki mevcut stratejinin tersine döneceğinden korkan İngiltere, Fransa ve Amerika gibi emperyalist ülkeler de bu teşkilatın önüne geçilmesini istiyorlardı. Özellikle İngiltere bu teşkilatın dağıtılması için Mısır hükümetine baskı yapmaya başladı. Sonunda Mısır hükümeti bu hareketi yasadışı ilan etti ve çalışmalarını engellemeye başladı. Ancak tamamen kapatamadı. Teşkilatı kapatmayı ve etkisiz hale getirmeyi başaramayan zihniyet, liderini ortadan kaldırmayı planladı ve 12 Şubat 1949'da Hasan El-Benna Kahire'de sokak ortasında vurularak şehit edildi.

Hasan El-Benna, İslam dünyasında ümmetin birliğini ve gücünü temsil eden otoritenin ortadan kaldırılmasından sonra bir güç birliği oluşturulması için yürütülen örgütsel faaliyetlere öncülük ettiği gibi fikirleriyle de yeni neslin yönlendirilmesi için önemli çabalar sarf etti. Bundan dolayı onun yetişen neslin yönlendirilmesini amaçlayan birçok eseri yayınlandı. Bu eserler bugün de güncelliğini korumaktadır ve özellikle gençlerin İslamî düşünce yönünden yetiştirilmesi için etkili niteliktedir. Onun eserleri sadece düşünceye yönelik değil aynı zamanda hem bireysel hem de kitlesel çalışmalarımızda izleyeceğimiz yöntemler, dikkat edeceğimiz hususlar hakkında pratiğe dönük bilgiler de içermektedir.

Hasan El-Benna önemli bir dava ve hareket önderi olduğundan fikirleri ve başlattığı mücadele yaşadığı ülkenin sınırları içinde kalmamış bütün dünyada etkisini göstermiştir. Eserleri Türkçe dahil olmak üzere pek çok dünya diline tercüme edildi ve İslam'ın hayata hakim kılınması mücadelesine gönül vermiş milyonlarca kişi tarafından okundu. Bu kitaplar birçok kimsenin ufkunu açtı ve hayatına yön verdi. Başlattığı fiili mücadele ve teşkilatlanma çabaları da çok geniş bir coğrafyaya yayıldı. Onun çalışmalarının bu şekilde geniş bir alanda etkisini göstermesi tabii ki İslam'ın hayata hakim kılınmasını ve yetişen neslin inanç ve düşüncelerini şekillendirmesini istemeyen kesimler tarafından hedef alınmasına neden oldu. Bu rahatsızlıklarını salt eleştirilerle değil zaman zaman iftiralar atarak da ortaya koymaya çalıştılar.