Sudan'da Geçiş Süreci

Ekim 2019, Ribat

Sudan'da Ömer Hasan El-Beşir yönetimine karşı 19 Aralık 2018 tarihinde gösteriler başlatıldı. Bu olayları Ribat'ın Şubat 2019 sayısında yayınlanan "Sudan'daki Gösteriler" başlıklı yazımızda ayrıntılı bir şekilde tahlil etmeye çalışmıştık.

Kitlesel gösteriler karşısında başlangıçta Beşir yönetiminden yana açıklamalar yapan Sudan ordusu Nisan 2019'un başlarından itibaren şartların ve dengelerin değişmesi sebebiyle tavır değiştirdi 11 Nisan 2019 tarihinde de ona karşı askeri darbe gerçekleştirdi. Bu darbe hakkında da Ribat'ın Mayıs 2019 sayısında yayınlanan "Sudan'da Darbe" başlıklı yazımızda ayrıntılı bilgi vermeye çalıştık.

Sudan'da ayaklanmaları yönlendiren sivil kitle örgütleri Beşir yönetimini görevden alması için orduya çağrılar yaptığı ve Genelkurmay Başkanlığı binası önünde gösteriler düzenlediği için ordunun gerçekleştirdiği darbenin kendi adlarına gerçekleştirildiğini düşünüyor ve yönetimi bir an önce kitlesel gösterileri organize eden ve kendini Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDGB) olarak isimlendiren ittifaka devretmesini istiyordu. Ancak darbeciler her şeyi onlara devrederek kendileri tamamen devreden çekilmek istemedi ve yönetimde iplerin yine kendi ellerinde olmasını istediler. Bunun üzerine göstericiler darbecilere karşı da gösteriler düzenlemeye devam ettiler. Bu da zaman zaman çatışmalara neden oldu ve bazı olaylarda göstericilerden öldürülenler ve yaralananlar oldu.

Darbeciler kitlesel hareketin ve sivil eylemlerin önüne geçemeyeceklerini anlayınca iktidarı ÖDGB ile paylaşmak üzere pazarlık yapmaya razı olmak zorunda kaldılar. Yapılan uzun pazarlıklar sonunda bir geçiş süreci belirlenmesi ve bu süreç içinde darbecilerin oluşturduğu Askeri Geçiş Konseyi ile kitlesel eylemleri organize etmek amacıyla oluşturulan ÖDGB'nin iktidarı paylaşması üzere 3 Temmuz'da bir anlaşma sağlandı. Anlaşmanın genel ilkelerini belirleyen ilk taslak 17 Temmuz Çarşamba sabahı imzalandı. Bu taslak geçiş sürecinin detayları hakkında bilgiler içermiyor genel anlamda iktidarın paylaşılması konusuyla ilgili bazı ittifak noktaları üzerinde duruyordu. Üzerinde anlaşma sağlanamayan birtakım ayrıntılarla ilgili hususların açıklığa kavuşturulması ise sonraya bırakılmıştı.

Anlaşmada ağırlıklı olarak değişim sürecinde yasama meclisinin yapısı, temsil oranları, daha önce üzerinde ittifak sağlanmış olan geçiş sürecinin süresi, bu süreç için oluşturulacak devlet konseyinin yapısı vesaire gibi konular açıklığa kavuşturuluyordu. Ancak imzalanan anlaşma bir nihai anlaşma niteliğinde değildi ve özellikle, generallerin yasal dokunulmazlığa sahip olması gibi bazı konularda önemli ihtilaflar vardı. Çünkü darbenin gerçekleştirilmesinden sonra devam eden gösterilere müdahale eden ve birçok insanın katledilmesine neden olan generaller işledikleri suçlardan, özellikle de Askeri Geçiş Konseyi'nin başkan yardımcısı General Muhammed Hamdan Daklu'nun komutasındaki Hızlı Destek Güçleri'nin yaptığı katliamlardan hesaba çekilmek istemiyor, bu konularda kendilerine dokunulmazlık güvencesinin sağlanmasını istiyorlardı. ÖDBG ise buna karşı çıkıyordu.

Kabul edilen anlaşmada geçiş sürecinin üç yıl üç ay yani toplamda otuz dokuz ay sürmesi kararlaştırılmıştı. Bu süre için 11 kişilik bir Devlet Konseyi oluşturulması, üyelerin beşinin sivil taraftan, beşinin askerlerden oluşması, bir kişinin de iki tarafın üzerinde ittifak edeceği bir sivil olması kararlaştırılmıştı. Devlet Konseyi'nin başkanının 39 aylık geçiş sürecinin ilk 21 ayında askerlerden, kalan 18 ayında da sivillerden olması kararlaştırılmıştı.

Geçiş sürecinde gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve seçim için şartların oluşturulması amacıyla bir yasama meclisi oluşturulması kararlaştırılmıştı. Yasama meclisinin yapısı hakkında bazı ihtilaflar vardı. İmzalanan anlaşmada bu ihtilaflar kısmen giderilmiş gibi görünüyordu. Ancak askerlerin oranlar konusunda tereddütlü oldukları ve değişiklik isteyebilecekleri anlaşılıyordu.

Görüldüğü kadarıyla bu anlaşmanın imzalanması ile meselelerin tümü çözüme kavuşturulmuş değildi. Bunun yanı sıra sivil kesimin askerleri anlaşmaya ikna edebilmek için onlara önemli tavizler verdiği ve geçiş sürecinde askeri konseyin etki gücünün daha fazla olacağı anlaşmanın mahiyetinden anlaşılıyordu. Cunta liderleri bu kadarını da yeterli görmüyor ve kendilerinin etki güçlerinin daha fazla olması için sivil tarafı zorluyorlardı.

Askerlerin isteklerini kabul ettirmek için dayatma yapmalarında Suudi Arabistan, Mısır ve BAE gibi Arap dünyasındaki zulmün ve diktatörlüğün başını çeken yönetimlerin verdiği desteğin önemli rolü olmuştu.

Bu sadece prensip anlaşması niteliği taşıyordu ve geçiş sürecini başlatmıyordu. Sürecin başlatılması için ihtilafların giderilmesi ve anlaşmaya son şeklinin verilmesi için çalışmaların sürdürüldüğü sırada darbeciler Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti El-Ubeyyid şehrinde 29 Temmuz Pazartesi günü yeni bir katliam gerçekleştirdiler. Burada gösterilere yine Daklu'nun komutasındaki Hızlı Destek Güçleri'nin müdahale etmesi sonucu dördü öğrenci beş göstericinin hayatını kaybetmesi 62 göstericinin de yaralanması ülkede yeniden ciddi gerginlikler yaşanmasına neden oldu. ÖDBG göstericilere yönelik saldırılardan Askeri Geçiş Konseyi'ni sorumlu tutarak onunla görüşmelerini askıya aldığını açıkladı.

Ancak çok geçmeden ÖDBG ile cunta arasında masabaşı görüşmeler yeniden başlatıldı ve taraflar kaldıkları yerden pazarlığa devam ettiler. 3 Ağustos Cumartesi günü geçiş süreci konusunda bir ittifak sağlandığı açıklandı. Bu kez geçiş sürecinin mahiyeti hakkında üzerinde ihtilaf edilen birçok konunun açıklığa kavuşturulduğu, ayrıntıların belirlendiği ve anlaşma sağlandığı açıklandı. Bu anlaşmaya da "Anayasa Deklarasyonu" adı verildi ve bu deklarasyonun ilk şekli 4 Ağustos Pazar günü imzalandı. Ama asıl nihai şeklinin 17 Ağustos'ta düzenlenecek geniş çaplı bir törenle imzalanacağı belirtildi.

Anayasa Deklarasyonu'nun son şekli ve Siyasi Deklarasyon adı verilen anlaşma metinleri 17 Ağustos Cumartesi günü başkent Hartum'da düzenlenen uluslararası çapta bir törenle imzalandı. Törene dünyanın değişik ülkelerinden yöneticiler, devlet yetkilileri ve diplomatik temsilciler davet edildi.

Söz konusu deklarasyonların imzalanmasıyla birlikte 39 ay süreceği belirtilen geçiş süreci de fiilen başlatılmış oldu. Bu süreç içinde devletin yönetiminde üç meclis aktif olarak rol alacak. Bunların birincisi Türkçeye "Egemenlik Konseyi" olarak tercüme edilen Meclisu's-Siyade. Bu meclisi Devlet Başkanlığı Konseyi olarak da nitelendirebiliriz. Çünkü devletin en üst kademesinde bulunacak konsey bu olacak. İkinci meclis Bakanlar Kurulu. Üçüncü meclis ise Yasama Meclisi yani parlamento.

Anayasa Deklarasyonu ile Siyasi Deklarasyon'un imzalanmasından sonra ilk iş olarak Devlet Başkanlığı Konseyi'nin oluşturulması için faaliyet başlatıldı. Bu meclisin 11 üyeden oluşturulması, bunların 5'inin askerler tarafından seçilmesi, 5'inin sivil tarafı temsil eden ÖDBG tarafından seçilmesi bir üyenin de iki tarafın ittifakıyla yine siviller arasından seçilmesi kararlaştırılmıştı. 39 aylık geçiş sürecinin ilk 21 ayında bu meclise asker üyelerden birinin, sonraki 18 ayında ise sivil üyelerden birinin başkanlık etmesi kararlaştırılmıştı.

Anlaşmanın imzalanmasından sonra Devlet Başkanlığı Konseyi'nin sivil üyelerinin belirlenmesi konusunda bazı önemli ihtilaflar ortaya çıktı. Bunda özellikle ülkenin eski başbakanlarından ve Ümmet Partisi'nin lideri Sadık El-Mehdi'nin yaptığı itirazların ve müdahalelerin rolü olmuştu. O yüzden sivil üyelerin isimlerinin kesinleştirilmesi için 48 saat süre verilmesi istendi. 19 Ağustos'ta ihtilafların giderilmesinden sonra söz konusu meclise gerek askerler tarafından ve gerekse siviller tarafından seçilenlerin isimleri belli oldu.

Buna göre askerler tarafından seçilenlerin birincisi Askeri Geçiş Konseyi'nin de başkanlığını yapan Orgeneral Abdülfettah Burhan oldu. Bu kişinin aynı zamanda geçiş sürecinin ilk 21 aylık süresi için söz konusu meclise başkanlık yapması kararlaştırıldı. Bu meclisin başkanı aynı zamanda ülkenin devlet başkanı sıfatı taşıyacağı için Burhan, yeni dönem için devlet başkanlığı makamına da oturtulmuş oldu. Askerlerden seçilen ikinci kişi Askeri Geçiş Konseyi'nin başkan yardımcılığı yapan, BAE ile Suudi Arabistan'a yakın duruşlarıyla öne çıkan ve bu ülkeler tarafından desteklenen, bazı önemli katliamlardan sorumlu durumdaki Hızlı Destek Güçleri'nin de komutanlığını yapan Orgeneral Muhammed Hamdan Daklu yani kısa adıyla Hamideti oldu. Diğer üç isim ise Korgeneral Şemsuddin Kebbaşi, Tümgeneral Yasir El-Atta ve Tuğgeneral İbrahim Cabir.

ÖDBG'nin bu meclisin üyeleğine seçtiği isimler Hasan Şeyh İdris, gazeteci Muhammed El-Fekki Süleyman, Muhammed Hasan Et-Teayuşi, Sıddık Tavır Kafi ve Aişe Musa oldu. İki tarafın ittifakıyla seçilen kişi ise Kıpti hıristiyan kesime mensup bayan Reca Nikola Abdülmesih oldu.

İkinci meclis olan Bakanlar Kurulu'nu oluşturma yani hükümeti kurma görevi 21 Ağustos tarihinde Abdullah Hamduk'a verildi. Hamduk'un normalde hükümeti 28 Ağustos'ta şekillendirmesi ve resmen açıklaması gerekiyordu. Ancak bazı ihtilaflardan dolayı biraz uzadı ve 5 Eylül Pazartesi günü akşam saatlerinde geçiş süreci hükümetinin kurulduğu resmen açıklandı.

Yeni kurulan hükümette en çok dikkat çeken isimlerden biri Dışişleri Bakanı oldu. Bu göreve Esma Muhammed Abdullah isminde bir bayan getirildi. Bu kişi Sudan tarihinde Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen ilk bayan oldu.

İçişleri ve Savunma bakanlıkları askeri kanadı temsil edenlere verildi. Savunma Bakanlığı'na General Cemal Ömer getirildi. İçişleri Bakanlığı görevine ise polis generali Et-Tarifi İdris getirildi.

Hükümetin Devlet Başkanlığı Konseyi tarafından da resmen onaylanmasından sonra bakanlar anayasal yeminlerini yaparak göreve başladılar.

Hükümetin başına getirilen Abdullah Hamduk, adaleti gözeteceğini ve dış politikada her zaman ülkenin çıkarlarına öncelik vereceğini taahhüt etti.

Hamduk, hükümeti açıklarken yaptığı konuşmada yeni hükümetin öncelikli görevlerinin başında ülkedeki iç çatışmayı ve gerginliği durdurma, barışı hakim kılma görevinin geldiğini dile getirdi.

Üçüncü meclisin yani parlamentonun oluşturulması işleminin ise geçiş sürecinin başlatılmasından sonraki üç ay içinde tamamlanması kararlaştırıldı.