2018'de İslam Âlemi

Ocak 2019, Ribat

Bu ayki yazımızda İslâm dünyasında vuku bulan bazı önemli gelişmeler hakkında özet bilgiler vermek ve genel değerlendirmeler yapmak istiyoruz.

Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda Öldürülmesi

İslâm dünyasında 2018'de en çok konuşulan hadise Suudi Arabistan vatandaşı ve Washington Post yazarı gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu binası içinde öldürülmesi olayı oldu. Olayın bu kadar yankı bulmasının en önemli iki sebebi cinayetin bir başkonsosluk binasında ve çok korkunç yöntemlerle gerçekleştirilmesiydi. Suudi Arabistan yönetimi olayın başlangıcında başkonsolosluk binasında cinayet işlendiğini kabul etmeyerek Kaşıkçı'nın resmi işlemlerini tamamladıktan binadan ayrıldığını ileri sürdü. Ancak Türkiye'nin ortaya koyduğu belgelerin bu gerçeği ortaya çıkarması üzerine Suud yönetimi Kaşıkçı'nın konsolosluk binasında yanlışlıkla öldürüldüğünü açıkladı. Ama önceden yapılan hazırlıklar ve olayın vuku buluş tarzı kasıt olduğunu ortaya koyuyordu. Suud yönetimi sonunda Kaşıkçı'nın kasıtlı olarak öldürüldüğünü ve cesedinin parçalandığını itiraf etti. Ancak cesedi ortaya çıkarmayarak parçaların bir yerli işbirlikçiye verildiğini iddia etti. "Yerli işbirlikçi" olarak da herhangi bir isim vermedi. Olayla ilgili olarak on sekiz kişiyi gözaltına aldığını iddia ederek bunları kendisinin yargılayacağını açıkladı.

Filistin'de Büyük Dönüş Yürüyüşü

Filistin'de her yıl Toprak Günü olarak kutlanan 30 Mart tarihinde bu yıl aynı zamanda Filistin halkının yurdundan vazgeçmediği, çıkarıldığı topraklarına geri dönmekte ısrarlı olduğu mesajı vermek hem de Gazze üzerindeki ablukayı yarmak amacıyla "Büyük Dönüş Yürüyüşü" adı verilen bir aktivite başlatıldı. Bu eylemin bir gün olmayacağı Gazze'ye uygulanan ablukanın kaldırılmasına kadar süreceği bildirildi. Eylemin amacı işgalci siyonistlerle herhangi bir çatışmaya girmek değil söz konusu amaçlar için sivil gösteriler düzenlemekti. Ancak işgal güçleri Gazze'de gösteri düzenleyenlerin üzerine silahlarla, ses ve gözyaşı bombalarıyla saldırdılar. İşgalcilerin saldırılarına rağmen gösteriler ve eylemler bütün yıl boyunca devam etti. İşgalcilerin saldırıları yüzünden bu eylemlerde iki yüzden fazla Filistinli hayatını kaybederken yirmi bine yakın Filistinli de yaralandı.

İşgalciler 11 Kasım gecesi Özel Birlikler'e mensup, Filistinli kıyafetleri giyerek kendilerini kamufle etmeye çalışan bir timle Gazze'ye sızmaya çalıştılar. Hamas'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri fark ederek müdahalede bulundu. Çıkan çatışmada timin başındaki bir üst düzey subay ile timin bir başka subayı hayatını kaybetti. Bunun üzerine işgalciler havadan saldırıda bulundular ve biri Kassam Birlikleri'nin komutanlarından Nur Bereke olmak üzere 7 mücahit şehit oldu. Bu olayın ardından işgalciler Gazze'ye geniş çaplı saldırı düzenlediler. Ancak Filistin'deki direniş gruplarının sert karşılık vermesi üzerine Netanyahu hükümeti Mısır yönetiminin devreye girmesi suretiyle ateşkes sağlanmasını istedi.

ABD'nin Büyükelçiliğini Kudüs'e Taşıması

ABD, Kudüs'ü işgal rejiminin başkenti olarak tanımasından sonra 14 Mayıs 2018'de de büyükelçiliğini Kudüs'e taşıdı.

Filistin halkı ve genelde İslâm dünyası Trump’ın kararına ve büyükelçiliği taşıma işlemine ciddi tepki gösterdi. Ancak yönetimlerin ciddi anlamda bir tavır göstermemesi Trump’ın kararını uygulamasının önünü açtı. ABD, siyonist devletin kuruluş yıldönümünde işgalcilere bir hediye olarak büyükelçiliği Kudüs’e taşıma işlemini gerçekleştirdi.

Suriye'de Doğu Guta ve Der'a'nın Rejim Güçlerinin Kontrolüne Geçmesi

Suriye'de 2018'de meydana gelen en önemli iki gelişme uzun süreden beri kuşatma altında tutulan Doğu Guta ve Der'a'nın rejimin kontrolüne geçmesi oldu. Bunun üzerine bölgedeki mücahitler ve halkın önemli bir kısmı İdlib'e iltica etti. Dolayısıyla İdlib'deki mülteci sayısı arttı. Baas ve arkasındaki güçler buralardan sonra İdlib'i hedefine yerleştirmiş durumdaydı. Ancak rejim güçlerinin sergilediği vahşet ve şiddetten kaçanların son sığınakları durumundaki İdlib'in hedef alınması yeni ve çok geniş çaplı bir göç dalgasına neden olacaktı. Bu da Türkiye'nin yanı sıra Avrupa ülkelerini de zorlayacaktı. O yüzden saldırı planının durdurulması için siyasi çözüm görüşmelerine ağırlık verildi. İdlib'e yönelik kapsamlı saldırı bu yolla önlendi. Ancak zaman zaman küçük çaplı saldırılar gerçekleştirildi. Bu arada siyasi çözüm görüşmeleri de devam etti. Ancak üzerinde kesin anlaşma sağlanan bir çözüm formülü tam olarak üretilemedi.

Türkiye’nin Afrin Operasyonu

ABD uzun süreden beri Türkiye’ye karşı savaş halinde olan terör örgütü PKK’nın Suriye kanadı durumundaki PYD ile işbirliği yapıyor, buna da örgütün IŞİD ile savaş halinde olduğu iddiası gerekçe gösteriliyordu. Oysa IŞİD’in sadece bahane olduğu ve silahların, Türkiye’ye karşı kullanılmak üzere verildiği bilinmektedir. ABD, Trump döneminde aldığı bir kararla PYD’ye ağır silahlar da vermeye başladı. ABD yönetimi bir yandan silah verirken bir yandan da bölgedeki askerleri vasıtasıyla PKK ve PYD militanlarına askeri eğitim verdi.

2018'in başlarında ABD’nin her yönden desteklediği PYD’nin bölgede yetmiş bin kişilik bir sınır ordusu kurmasını sağlayacağı yönünde de açıklamalar yaptı. Böyle bir ordunun kurulması ise Türkiye’ye karşı savaş halindeki terör güçlerinin sistemli bir ordu haline gelmesini sağlamaktan başka bir amaç taşımıyordu. Türkiye buna müsaade etmeyeceğini ve PKK’nın Türkiye sınırlarına yakın yerlerde askeri yönden yapılanmasına fırsat vermeyeceğini dolayısıyla buna engel olmak amacıyla bölgeye bir askeri operasyon düzenlemeyi planladığını açıkladı. ABD ve onun güdümündeki PKK-PYD örgütü başlangıçta Türkiye’nin bu yöndeki açıklamalarının psikolojik savaş olduğunu ve ABD’yi bu örgüte silah vermekten, örgüt vasıtasıyla bölgede sınır ordusu oluşturma fikrinden vazgeçirmeyi amaçladığını düşündü. Ancak Türkiye operasyon planında kararlı olduğunu ortaya koyarak 20 Ocak 2018 tarihinde operasyonu fiilen başlattı.

ABD askerlerinin PKK militanlarının yanında fiili olarak savaşmamaları halinde bu örgütün militanlarının Türkiye’nin askeri operasyonu karşısında direnmesi mümkün değildi. ABD ise askerleriyle böyle bir örgütün yanında fiilen savaşmasının stratejik açıdan olumsuz sonuçlar doğuracağını gördü. Dolayısıyla kendisinin Afrin’deki militanlarla bir ilgisinin olmadığını ilan etme ihtiyacı duydu. Kendilerine eğitim veren ABD askerlerinin yanlarında savaşmadığını gören PKK militanları da aslında bu devlete dayanarak büyük hesaplar içine girmenin kendilerini zor durumda bırakacağını biraz geç farketmiş oldular.

İran’da Halk Ayaklanması

İran’da 2017 sonlarına doğru başlayan ve 2018’in başında da birkaç gün devam eden olaylar 2009’dan sonra gerçekleştirilen en geniş çaplı kitlesel eylemlerdi. Bu seferki eylemler 2009 gösterilerine nispetle çok daha kapsamlı ve geniş çaplıydı. Ancak ABD ve İsrail’in gösterileri sahiplenmesi İran’daki hâkim rejimin işini ve eylemler karşısında şiddetin dozunu artırmasını kolaylaştırdı. Dolayısıyla olaylar fazla uzun sürmeden bastırıldı.

ABD’nin İran’la Nükleer Anlaşmadan Çekilmesi

ABD Başkanı Trump, ABD’nin Obama döneminde AB ile birlikte nükleer teknolojinin kullanılması konusunda İran’la yaptığı anlaşmadan çekildi. Bu anlaşmaya göre İran, nükleer teknolojiyi silah yapımında kullanmamayı taahhüt etmiş ve bu teknolojiyi kullandığı tesisleri Batının denetimine açmıştı. Ancak Trump, İran’ın gizli bir şekilde nükleer silah üretmeye devam ettiğini ileri sürerek anlaşmadan çekildi. ABD’nin çekilmesi İran’a ambargoyu yeniden başlatması anlamına geliyordu. AB ülkeleri anlaşmayı sürdüreceklerini açıkladılar.

Tunus'ta Yerel Seçimler

Tunus’ta 6 Mayıs 2018 tarihinde gerçekleştirilen yerel seçimlerde Nahda Partisi birinci oldu. Bu seçimler aynı zamanda Tunus’ta 2011’de halk devriminin gerçekleştirilmesinden sonra düzenlenen ilk yerel seçimlerdi.

Nahda’nın yerel seçimlerde birinci parti olması kendi oyunu artırmasından değil 2014’te gerçekleştirilen genel seçimlerde birinci olan Nida Tunus (Tunus’un Sesi) Partisi’nin ciddi miktarda oy kaybetmesinden kaynaklanıyordu.

Tunus’ta Gösteriler

Tunus’ta 2018’in başlarında bazı tüketim maddelerinin fiyatlarının artması halkın tepkisine ve protesto eylemleri düzenlemesine neden oldu. Bazı yorumlarda bu gösterilerin planlanmasında ve yönlendirilmesinde Birleşik Arap Emirlikleri’nin önemli rolü olduğuna dikkat çekildi. Çünkü daha önce zaten BAE’nin Tunus’u karıştırmak istediği yönünde haberler medya organlarına yansımıştı. Aralık 2017’de bazı Tunuslu kadınların BAE’nin Emirates uçaklarına alınmaması yüzünden başlayan kriz nedeniyle Emirates uçaklarının da Tunus havaalanlarına inmesine izin verilmemesinin böyle bir toplumsal çalkantının planlanmasına gerekçe oluşturmuş olması ihtimali vardı. Ayrıca BAE’nin olayların hemen ardından İslamî çizgideki Nahda Hareketi’nin Tunus’taki koalisyondan çıkarılması için bastırması olaylarla bağlantısının bulunduğuna işaret ediyordu. Ancak BAE’nin böyle bir çalkantıyı planlamasına imkan veren şartlar da Tunus’un içindeki ekonomik sıkıntılar sebebiyle oluşmuştu.

Mısır’da Sonucu Belli Seçimler

Mısır’da cunta lideri diktatör Sisi’nin kendini yeniden cumhurbaşkanlığına seçtirmek amacıyla planladığı seçimler Mart ayı sonuna doğru gerçekleştirildi. Sonuçları zaten önceden belli olan seçimlerde Sisi, kendisine rakip olarak yine kendi adamlarından Musa Mustafa Musa’yı karşısına koydu. Onun seçilme gibi bir gayesi olmadığı için kullanılan oyların %92’sini Sisi aldı. Rejim halkı oy kullanmaya zorlamak için oy kullanmayanlara para cezası verileceğini duyurdu. Bir yandan da yoğun teşviklerde bulunuldu. Ama bütün tehditlere ve teşviklere rağmen katılım çok düşük oldu. Resmî açıklamalara göre oy kullanım oranı %38’i buldu. Fakat muhalif kanat bu miktarın şişirme olduğunu gerçekte oy kullananların oranının %15’i geçmediğini dile getirdi. Muhalif partiler seçimleri boykot etti.

Malezya Seçimleri

Malezya’da 9 Mayıs 2018'de gerçekleştirilen genel seçimleri 92 yaşındaki eski başbakan Mahathir Muhammed’in başını çektiği Halkın Umudu İttifakı kazandı. Bu ittifak 222 sandalyeli parlamentoda 115 sandalye kazanarak hükümeti kurma imkânı elde etti. Böylece başını Birleşik Malay Milli Organizasyonu (UMNO)’nun çektiği Ulusal Cephe’nin 1957’den beri yani 60 yıldan fazla süredir devam eden iktidarı son bulmuş oldu. Ancak bu altmış yıllık iktidarın 22 yıllık kısmını 1981-2003 arasında UMNO’nun genel başkanlığını ve ülkenin başbakanlığını yapan Mahathir Muhammed’in iktidarının oluşturduğunu söylememiz gerekir.

Lübnan Seçimleri

Lübnan’da dokuz yıl aradan sonra 6 Mayıs 2018'de genel seçim yapıldı. Lübnan'da seçimlerin beş yılda bir yapılması gerekiyor. Ancak cumhurbaşkanının seçilmesi konusunda kriz yaşanması sebebiyle parlamento seçimleri de dört yıl ertelendi.

Her ikisi de Şii partisi olan Hizbullah ile Emel’in oluşturduğu ittifak bu seçimlerin galibi olarak görüldü. Ancak onun seçimlerin galibi olarak gösterilmesinin asıl sebebi ülkede iktidarı elinde bulunduran koalisyonun başını çeken Müstakbel Partisi’nin ciddi oy kaybetmesiydi. Bu partinin sandalye sayısı 33'ten 21’e düştü.

Hizb – Emel ittifakı ise bir önceki seçimde 28 sandalye elde etmişti. Bunun 14’ü Hizb’e 14‘ü Emel Partisi’ne aitti. Son seçimde ittifakın sandalye sayısı 1 artarak 29’a çıktı. Fakat Hizb’in sandalye sayısı 13’e düşmüş, Emel’in sandalye sayısı 16’ya çıkmıştı.

Irak Seçimleri

12 Mayıs 2018'de Irak’ta genel seçim yapıldı. Bu seçimde büyük ölçüde Şii partiler birbirleriyle yarıştılar. Bağdat’ta en çok oy alan Mukteda es-Sadr’ın desteklediği Sairun Hareketi oldu. Katılımın %44.5 oranında olduğu seçimlerde hile yapıldığı iddiasıyla bazı partiler seçimlerin iptal edilmesini ve yeniden yapılmasını istediler. Ülkede ilk kez elektronik cihazlarla oy kullanma işlemi gerçekleştirildi. Bazı yerlerde cihazların kullanılmasında zorluklar yaşandı. Bu yüzden bazı oyunlar oynandığı ve hileler yapıldığı iddia edildi.

Ürdün’de Halkın Eylemleri ve Hükümet Değişikliği

Ürdün kendi ayakları üstüne durabilen bir ülke değildir. Ekonomisi dış yardımlara bağımlıdır. Fakat Katar’a abluka sürecinde Ürdün bu ülkeyle diplomatik ilişkilerinin sadece düzeyini düşürdüğü, ilişkileri tamamen kesmediği için Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ürdün’e yardımları kesti. Ciddi bir dış borç yükü altında olan Ürdün bu yardımların kesilmesi üzerine kaynak temininde zorlanmaya başladı. Bu yüzden bazı ürünlerin fiyatlarını artırdı. Sonra da IMF reçetesini uygulayarak yeni bir gelir vergisi kanunu çıkarmak istedi. Fakat yeni gelir vergisi yasa tasarısı halkın ciddi tepkisine neden oldu ve ülkenin değişik şehirlerinde büyük çaplı gösteriler düzenlendi. Olayların büyümesinin tehlikeli sonuçlara neden olacağını fark eden Kral II. Abdullah, Başbakan Hani el-Mulki’nin hükümetini istifa ettirdi. Sonra el-Mulki hükümetinde Eğitim ve Öğretim Bakanı olan Ömer Er-Rezzaz’a hükümeti kurma görevi verdi. Ayrıca yeni vergi tasarısı da donduruldu.

Pakistan Seçimleri

25 Temmuz 2018'de Pakistan’da hem eyalet meclislerinin hem de federal meclisin üyelerinin belirlenmesi amacıyla genel seçimler yapıldı. Seçimlerden önce bazı adayların da aralarında bulunduğu onlarca kişinin hayatını kaybetmesine veya yaralanmasına neden olan saldırılar gerçekleştirildi. Seçim günü de oy verme merkezlerinden birinin yakınında saldırı düzenlendi ve birçok kişi hayatını kaybederken onlarca kişi de yaralandı.

2018 seçimlerinden birinci olarak genel başkanlığını Pakistan’ın milli kriket yıldızı İmran Han’ın yaptığı Pakistan Adalet Hareketi çıktı. Kadınlara ve azınlıklara tahsis edilen kontenjanların dağıtılmasından sonra bu partinin parlamentodaki üye sayısı 158’e çıktı. O yüzden hükümeti kurma görevi de bu partiye verildi. Ancak tek başına hükümeti kurmak için yeterli çoğunluğu elde edemediği için diğer partilerle koalisyon gerçekleştirdi.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Seçimleri

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin parlamento seçimleri normalde 1 Kasım 2017'de yapılacaktı. Ancak bağımsızlık referandumu vaktinde yapılmasını engelledi ve seçimler ertelendi. 30 Eylül 2018'de gerçekleştirildi. Seçimlerde Kürdistan Demokrat Partisi birinci oldu ve özerk yönetim parlamentosunda 45 sandalye kazandı. İkinci sırada yer alan Kürdistan Yurtsever Birliği 19, üçüncü sırada yer alan Değişim Hareketi (Goran) 13, dördüncü sırada yer alan Yeni Nesil Hareketi 9, beşinci sırada yer alan İslâmî Cemaat 7, altıncı sırada yer alan Islah Grubu ise 6 sandalye kazandı. Bazı siyasi partiler seçimlerde hile yapıldığını iddia ederek itirazda bulundular.

Yemen'le İlgili İsveç Görüşmeleri

İran ve Suudi Arabistan'ın hesaplarının savaştığı arada da Yemen halkının ezildiği çatışmaların durdurulması için 2018'in Aralık ayında İsveç'de BM gözetiminde görüşmeler yapıldı. Görüşmeler sonunda esir dönüşümü ve Hudeyde'de ateşkes sağlanması, Hudeyde limanının da tarafsız güçlere teslim edilmesi konusunda ittifak sağlandı. Ancak çatışmalar yüzünden Yemen halkının içine düştüğü zorluk ve sıkıntılar bütün yıl boyunca devam etti.