Mali’de cumhurbaşkanlığı seçimleri

18 Ağustos 2018 Cumartesi, Yeni Akit

Mali, beş yıl önce önemli çalkantılara sahne oldu. Bu ülkede 28 Temmuz 2018 tarihinde cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleştirildi. 24 adayın yarıştığı seçimlerde ilk turda kimse yüzde elli oranını aşamadı. O yüzden dokuz gün sonra ikinci tur seçim yapıldı. İkinci tur seçimlere kalanlar ülkede cumhurbaşkanlığını elinde bulunduran İbrahim Ebu Bekir Keita ile ana muhalefet lideri Soumaila Cisse idi.

İkinci tur oylamada cumhurbaşkanı İbrahim Ebu Bekir Keita oyların %67.17’sini kazanarak birinci oldu. Ülkenin eski Maliye Bakanı olan rakibi Soumaila Cisse ise oyların %32.83’ünü kazandı. Seçimlerin ikinci turunun resmî sonuçları ise iki gün önce Perşembe sabahı açıklandı. Fakat sonuçların resmiyet kazanması için Anayasa Mahkemesi tarafından da onaylanması gerekiyor.

Ancak seçim sonuçları ülkedeki muhalefeti tatmin etmedi. Muhalefet partileri seçimlerin dürüstçe olmadığını ve hile karıştırıldığını iddia ederek sonuçları reddettiler. Muhalefet partilerinin yetkilileri seçimlerin iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvuracaklarını dile getirdiler.

Seçimler hakkında yorum yapanlar halkın seçimlere çok fazla ilgi göstermediğini ve sonuçları da çok fazla önemsemediğini dile getirdiler. Çünkü Mali ahalisinin zihnini bu sıralarda seçimler ve kimin seçileceğinden ziyade can güvenliği ve geçim meselesi meşgul ediyor. Çünkü ülke halkının yarıdan çoğu yoksulluk sınırının altında bir gelirle hayatını idame ettirmeye çalışıyor. Bunun yanı sıra ülkedeki silahlı gruplar da varlığını sürdürüyor.

Mali, nüfûsunun yüzde doksanı Müslüman olan bir Batı Afrika ülkesidir. Yönetimin etnik ayrımcılığa dayalı politikalarından dolayı uzun süreden beri bir Tuareg sorunu yaşıyor. Bu sorun yine ulusçu, laik ve Batıcı anlayışa sahip Azavad Ulusal Kurtuluş Cephesi adlı bir ayrımcı gerilla hareketinin ortaya çıkmasına neden oldu.

Tuareglerin bağımsızlığı için savaşan Azavad Ulusal Kurtuluş Cephesi'ni Libya diktatörü Kaddafi para ve silahla destekliyordu. Ancak onun devrilmesinden sonra zayıflamaya başladı. Buna karşılık Tuareglerin yoğun olduğu bölgede ulusçu ve laik anlayışları reddeden, Batı Afrika bölgesindeki Müslümanları tek devlet çatısı altında birleştirmeyi hedefleyen ve daha çok selefi görüşlere meyleden gerilla örgütleri ortaya çıktı.

Mali'de 22 Mart 2012'de gerçekleştirdiği askerî darbeyle iktidara el koyan General Amadou Haya Sanogo'nun ülkede kontrolü sağlayamaması üzerine kuzeyde Tuareglerin yoğun olduğu geniş bir alanda hâkimiyet gerilla güçlerinin eline geçti. Gerilla güçleri önce aralarında bir ittifak sağlamışlardı. Fakat daha sonra ulusçu laik Azavad Cephesi, İslâmcı örgütlerle ihtilafa düştü ve aralarında hâkimiyet çatışması başladı. Bu çatışmada İslâmcı örgütler Azavad Cephesi'ne üstün gelerek kontrol alanlarını genişlettiler.

İslâmcı örgütlerin güçlenmesi Orta ve Batı Afrika ülkeleri üzerinde önemli çıkar hesapları olan Fransa'yı rahatsız etti ve askerî müdahale gerçekleştirdi. Fransa, söz konusu örgütlerin el-Kaide bağlantılı oldukları iddiasını operasyon için gerekçe olarak kullanmıştı. İşin ucunda İslâmi kimlikli gerilla güçlerinin olması uluslararası mekanizmaların da destek vermelerini ve kapıları açmalarını kolaylaştırdı. BM, Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), Afrika Birliği, ABD ve Avrupa ülkeleri Fransa'nın müdahalesini destekledi.

Fransa'nın müdahalesinden sonra merkezi yönetim güçlendi. Ancak gerilla örgütleri tamamen ortadan kaldırılamadı. Şu anki yönetim de Fransa’nın müdahalesinin gölgesi altında oluştu.