Esed, kaldığı yerden devam

21 Nisan 2018 Cumartesi, Yeni Akit

ABD, İngiltere ve Fransa görünüşte Suriye’de Baas rejiminin Duma’da kimyasal silahlarla gerçekleştirdiği katliama karşı bir operasyon gerçekleştirdi. Aslında bu ülkelerin Duma’daki katliamı gerçekleştiren Baas rejiminden herhangi bir farkları yok. Dolayısıyla onların Baas’ın kimyasal katliamına tepki göstermeleri de gerçekçi ve samimi olmaktan çok uzak. Ama bir propaganda savaşına ihtiyaçları vardı ve bunun için söz konusu operasyonu gerçekleştirdiler.

Baas rejiminin adamları saldırıların kendilerine bir zarar vermediğini ortaya koymak için kutlamalar bile yaptılar. Çünkü saldırıların zaten Baas güçlerine zarar verme gibi bir amacı yoktu. Siyah adam – beyaz adam oyununda gözlerin yanıltılması için böyle bir operasyona ihtiyaç vardı ve gerçekleştirilen de bunun ötesinde bir şey olmadı.

Operasyonun biraz dumanlı hava oluşturması aslında Esed güçlerinin daha çok işine yaradı. Onun saldırgan tutumunun önüne geçemediği gibi sisli bir hava oluşturmasından dolayı işlerini daha da kolaylaştırdı. Esed güçleri bu sisli havadan yararlanarak saldırılarını aynen kaldıkları yerden devam ettirdiler.

ABD, İngiltere, Fransa üçlüsünün Suriye’ye yönelik göstermelik operasyonunun zihinleri meşgul ettiği son dönemde Baas rejiminin ve onun arkasında duran işgal güçlerinin saldırıları daha çok gündem dışında kalmaya başladı. Esed de bundan yararlanarak Doğu Guta bölgesindeki tahakkümünü daha da sağlamlaştırdı. Üstelik onun ardından hedefe İdlib’i yerleştirerek bu bölgeye yönelik saldırılarını da yoğunlaştırmaya başladı.

Küresel emperyalizmin kanatları, böyle siyah adam – beyaz adam oyununu oynarken Suriye’de Beşşar Esed’in sultasını daha da güçlendirmeye çalışıyor. Bu oyunda hesaplar aslında örtüşmektedir ve zarar gören sadece Suriye halkı oluyor.

Her ne kadar zulüm güçleri karşı cephelerde yer alıyor görünseler de birbirlerinin ayaklarına basmıyorlar. Suriye’de yapmak istedikleri de Baas sultasını istemeyen muhalif halkı kendisine dayatılan siyasi formülü kabul etmeye zorlamaktır.

Arap Birliği teşkilatı Suudi Arabistan’ın Zahran şehrinde gerçekleştirdiği zirvede başını ABD’nin çektiği üçlü grubun Suriye’ye yönelik operasyonunu desteklediğini açıkladı. Ancak Arap Birliği teşkilatına üye Lübnan ve Cezayir gibi muhtelif ülkeler de bir Arap ülkesine bu şekilde dışarıdan müdahale edilmesine karşı olduklarını dile getirdiler. Gerçekte bu ülkelerin hepsi de sahtekârlık içindedir. ABD, İngiltere ve Fransa’nın operasyonuna destek verdiklerini söyleyen ülkeler Suriye’deki muhalefetin özgürlük ve hak mücadelesine zerre kadar destek vermezken emperyalizmin Batı cephesinin operasyonuna arka çıktı. Bir Arap ülkesine dışarıdan müdahale edilmesine karşı olduklarını söyleyenler de Suriye’ye şimdiye kadar İran ve Rusya tarafından müdahalede bulunulması karşısında hiç seslerini çıkarmadı bilakis bu müdahalelere ve Suriye halkının yurdundan çıkarılmasına destek verdiler. Kullandıkları ifadeler ise sadece içi boş, ideolojik görünüm verilmiş, samimiyetten uzak bir tavırdan başka bir şey değil.

Suriye halkı ne yazık ki bütün dünya tarafından yalnız bırakılmış ve hem İslâm dünyası, hem Arap dünyası, hem de küresel güçler tarafından mağdur edilmiştir. Çünkü Suriye halkının özgürlük mücadelesi, çıkarlarını zulüm rejimlerinin devam etmesinde arayan bütün güçleri endişelendirmiştir. O yüzden bu halkın direnişinin önünü kesmek için çeşitli hilelere, oyunlara başvurmuşlardır. Göstermelik operasyondan sonra Baas zulmünün kaldığı yerden devam edebilmesi de bunun bir sonucudur.