Su nimeti ve insanlık

23 Mart 2018 Cuma, Yeni Akit

Su nimetinin önemine Kur’an-ı Kerim’de birçok yerde dikkat çekilir. Aynı zamanda su nimetinin sürekli deveran etmesi yaratılış gerçeğine ve Yüce Allah’ın varlığına bir delil olarak gösterilir.

“Rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik. Böylece gökten su indirerek onunla sizi suladık. Onun depolayıcıları siz değilsiniz.” (Hicr, 15/22)

Eğer ki Allah’ın suyu yerde depolaması, kullanılan suyun yeniden suya dönüşmesi, denizlere akan suların güneşin ısıtmasıyla buharlaşıp göğe çıkması ve gökte bulutlarla dolaşması, rüzgârların o bulutları aşılaması ve sonra da göğe çıkan suyun yağmur olarak yer yüzünün değişik bölgelerine inmesi olmasaydı su çok çabuk tükenirdi ve hayat devam etmezdi. Sadece suyun sürekli deveran etmesi için kurulmuş olan bu mükemmel düzen bile yaratılış gerçeğini ve kâinatın yaratıldıktan sonra da kendi haline bırakılmadığını, onun üzerinde yaratıcının hâkimiyet ve nizamının devam ettiğini ortaya koymaktadır.

Su bütün canlılara hayat vermektedir. Bitkiler, hayvanlar, insanlar hepsi su ile beslenir. Ancak onu kendi ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirirler.

Yüce Allah şöyle buyurur: “Yer üzerinde birbirine komşu toprak parçaları, üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır ki hepsi bir su ile sulandığı halde üründe bazılarını bazılarına üstün kılarız. Şüphesiz bunlarda akıl eden topluluk için ayetler vardır.” (Ra’d, 13/4)

“İnkar edenler görmediler mi ki, göklerle yer bitişikken biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık? Hala iman etmeyecekler mi?” (Enbiya, 21/30)

Su sadece gıda maddesi olarak kullanılmaz. Daha pek çok amaç için kullanılır ki bunların başında da temizlik gelir. Yüce Allah, suyun temiz ve temizleyici olmasına şöyle dikkat çeker: “Biz gökten tertemiz su indirdik.” (Furkan, 25/48)

Suyun önemine ve ilahî bir mucize olmasına işaret eden daha pek çok âyeti kerime bulunmaktadır. Fakat bunun yanı sıra suyun yok olması tehlikesine de dikkat çekilir ve şöyle buyrulur: “De ki: "Ne dersiniz, eğer suyunuz yerin dibine çekilecek olsa size kim bir akar su getirebilir?" (Mülk, 67/30)

Suyun devam etmesi için Yüce Allah bir nizam kurmuştur. Ancak maalesef insanlar bu nizamı bozuyorlar. Yağmurları çeken yeşillikleri yok ediyorlar. Temizleyici olarak yaratılan suya sürekli pislikleri, çöpleri, atıkları dökerek kirlenmesine neden oluyorlar.

Su nimetinin devam etmesini sağlayan düzenin bozulmasından dolayı bugün dünyada ciddi anlamda su sıkıntısı yaşanıyor. Batı emperyalizmi tarafından Afrika ormanları yok edildi. Bugün Afrika’nın çöl haline getirilen bölgelerinde ciddi anlamda su sıkıntısı yaşanıyor. Araştırmacılar suların kirletilmesi ve yeşilliklerin yok edilmesi uygulamalarının devam etmesi durumunda insanlığın ileride su kaynakları konusunda daha büyük sıkıntılar yaşayabileceğine dikkat çekiyorlar.

Hiçbir şeyin israf edilmemesi gerektiği gibi suyun da israf edilmemesi lazım. Fakat su konusunda sıkıntının en önemli sebebi suyun deveran etmesini ve dünyanın her tarafına yayılmasını sağlayan nizamın bozulmasıdır. Bu da yeşilliklerin yok edilmesi ve suların sorumsuzca kirletilmesidir.

Şimdi insanların su konusunda bilinçlendirilmesi için çalışmalar yapılıyor. Bunu önemsemek gerekir. Bu konuda bilinç sahibi olunması için insana değer veren vicdanın güçlendirilmesi gerekir. Maddi imkânların verdiği aymazlıkla hareket eden birçoklarının suyu çok sorumsuzca israf ettiklerini görüyoruz. Örneğin bazen kocaman bir şişeyi alıp az bir kısmını içiyor, kalanını atıyor. Oysa insanlık ciddi su sıkıntısı çekiyor. Bu suyu temin etmekte zorlanacağımız günlerle karşılaşabiliriz. En azından bugün bu sıkıntıyla karşı karşıya olanları düşünmek zorundayız. Temin ettiğin suyun hepsini usûlüne uygun şekilde tüket, israf etme; daha fazlasını temin etme imkânın varsa onu da su bulamayanlara gönder.