Doğu Guta’da korkunç katliam

23 Şubat 2018 Cuma, Yeni Akit

Şam’ın kırsalında yer alan Doğu Guta bölgesi Suriye’de Baas rejiminin ülke halkına karşı fiili savaş başlatmasından bu yana maruz kaldığı zorlukların en şiddetlisiyle karşı karşıya. Bir yandan çok sıkı bir şekilde muhasara devam ederken bir yandan da hem karadan hem de havadan yoğun saldırılar düzenleniyor. Saldırılarda büyük ölçüde sivil hedefler vuruluyor. O yüzden son birkaç gün içinde gerçekleştirilen saldırılarda yüzlerce sivil hayatını kaybetti. Evler içinde ikamet edenlerin üzerine yıkılıyor. Yıkıntıların arasından öldürülen insanların cesetleri çıkarılıyor. Sıkı bir muhasara uygulandığı için yaralılara yardım ulaştırılması ve yaralarının sarılması çok zor.

Baas rejiminin ve onun arkasında duran İran ve Rus işgal güçlerinin amacı Doğu Guta’yı Halep’le aynı duruma maruz bırakmak suretiyle, rejime kesin bir şekilde teslim olmaya zorlamak. Katiller bu korkunç saldırılarını ve sergiledikleri insanlık dışı vahşeti teröre karşı savaş olarak nitelendirdikleri için kendilerinin suçlu olmadıklarını, asıl suçlu olanların teröre destek verenler olduklarını ileri sürebiliyorlar. Oysa vahşi katliamların hedefinde yer alanların birçoğu daha terörün ne olduğunu bile bilmeyen ve terörle herhangi bir ilgilerinin olması imkânı bulunmayan ergenlik çağına ermemiş çocuklar. Kalanların çoğunu da yine silahsız sivil insanlar oluşturuyor.

İnsanlar toplu halde öldürüldükleri için sağ kalanlar onları defnetmekte bile zorluk çekiyorlar. Son günlerde öldürülen sivillerin birçoğu toplu mezarlara gömüldü.

Sağ kalanlar arasında yüzlerce yaralı var. Onların yaralarının sarılması konusunda tabii büyük zorluklar yaşanıyor.

BM, Doğu Guta’da ateşkes sağlanması için çağrılar yaptı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres Doğu Guta bölgesinde dört yüz bin insanın tam anlamıyla bir dünya cehennemi yaşadığına dikkat çekti. Fakat saldırganların saldırılarını durdurmaları için ciddi anlamda bir adım atılmadı.

Rus işgal güçleri saldırıları haklı çıkarabilmek için, Doğu Guta bölgesinden Şam’daki otellere ve birtakım idari binalara roket saldırısı düzenlendiği iddiasında bulundu. Bu iddiaların gündeme getirilmesinin asıl amacı insanlık dışı saldırıların ve sergilenen korkunç vahşetin üstünü örtmekten başka bir şey değildir.

Doğu Guta’nın çok zor durumda olduğu ve buradaki binlerce insanın hayatının kurtarılması için acil müdahaleye ihtiyaç olduğu yönünde BM’de açıklamalar yapıldı. Ancak korkunç saldırıların ve katliamların önüne geçilmesi için henüz bir ilerleme kaydedilmiş değil. Sadece açıklama yapılmasıyla yetiniliyor.

Doğu Guta’ya yönelik saldırıların hedefi olan çocuklarla ilgili olarak BM Çocuklara Yardım Fonu UNICEF tarafından da kısa bir açıklama yapıldı. Ancak bu teşkilat tarafından da saldırıların önüne geçilmesi ve Doğu Guta’daki çocukların kurtarılması için müşahhas bir adım atılmış değil.

Sınır Tanımayan Doktorlar teşkilatı tarafından yapılan açıklamada rejim güçleri ve Rus işgal güçleri tarafından özellikle hastanelerin hedef alındığına dikkat çekildi. Vahşeti bir metot olarak seçen bu saldırganlar hastanelerin çalışmasını engellemek için buraları özellikle hedef alıyorlar. Bu yönteme Suriye’nin diğer bölgelerine yönelik saldırılarında da başvurdukları biliniyor. Hastanelerin özellikle hedef alınması doktorların çalışmalarını da zorlaştırıyor ve yaralıların tedavisi iyice imkânsız hale geliyor.

Bilindiği üzere Doğu Guta bölgesi uzun süreden beri abluka altında tutuluyor. Bu süreç içinde çeşitli kimyasal saldırılara ve büyük katliamlara da sahne oldu.