Cenevre görüşmeleri sonuçsuz

16 Aralık 2017 Cumartesi, Yeni Akit

Suriye’de bir yandan siyasi çözüm faaliyetleri yürütülürken bir yandan da rejim güçlerinin ve işgal güçlerinin sivil halka yönelik saldırıları devam ediyor. Bu saldırılar ve sürdürülen kuşatma yüzünden Doğu Guta bölgesinde hâlâ büyük bir sıkıntı ve açlık yaşanıyor. Astana görüşmelerinde üzerinde ittifak sağlanan hususların uygulamaya geçirilmesi konusunda da bu saldırılar yüzünden büyük bir sıkıntı yaşanıyor.

Bu arada BM’nin Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın arabulucuğuyla Cenevre görüşmelerinin sekizinci turu gerçekleştirildi. Fakat dolaylı bir şekilde gerçekleştirilen görüşmelerden herhangi bir sonuç elde edilemedi. BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, görüşmelerin sonucuyla ilgili yaptığı açıklamada bir altın fırsatın kaçırıldığını ifade etti.

Suriye’de saldırıların ve katliamların durdurulması için mutlaka bir şeyler yapılması gerekiyor. Fakat ne yazık ki rejim tarafı başlangıçta saldırılarına engel olunmamasını istediği gibi bugün de çözüme yanaşmama konusunda ısrarlı davranıyor. Suriye muhalefeti rejimle geçiş sürecinin başlatılması ve seçimlerin yapılması için gerekli şartların oluşturulması konusunda anlaşmaya hazır olduğunu ortaya koydu. Ancak rejim tarafı geçiş sürecinde Beşşar’ın iktidardan çekilmesi gerektiğini kabul etmeme konusundaki tutumunu sürdürüyor.

De Mistura’nın yaptığı açıklamalara göre rejim heyeti, Suriye’de Beşşar Esed yönetimi bırakmadan geçiş sürecinin başlatılamayacağına dair Riyad 2 bildirisinin geri çekilmesini istedi. De Mistura rejim tarafının bu talebinin “kabul edilebilir” bir yanının bulunmadığını ifade etti. Ancak rejim tarafı işgal güçlerinin verdiği destekten ve yapılan katliamların yıpratıcılığından cesaret alarak bu konudaki tutumunda geçmişe nispetle daha cüretkâr davranabiliyor. Suriye’deki rejime destek veren Rusya ve İran da, Beşşar’sız bir çözümde değil Beşşar’ın iktidarının süreceği bir çözümde ısrarlı olduklarını açığa vuran bir tutum sergiliyorlar. Onların bu tutumlarından cesaret alan rejim heyeti de doğal olarak muhalefet tarafını kıskaca almaya ve Suriye’de Beşşar diktatörlüğünün aynen sürdüğü bir formülle devam edilmesini kabul ettirmeye çalışıyor. Oysa Beşşar diktatörlüğünün aynen devam ettiği bir Suriye’de çözümden söz etmek mümkün değildir. Onun saltanatının devam ettiği ortamda seçimlerin güven verici olması da mümkün değildir.

De Mistura’nın verdiği bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla rejim heyetinin başkanı Beşşar Caferi, Doğu Guta’daki hasta ve yaralı sivillerin tahliyesine dair taleplere de olumlu bir karşılık vermedi. Yani rejim güçleri ciddi sıkıntıların yaşandığı Doğu Guta üzerindeki kuşatmasını sürdürme konusunda da ısrarlı davranıyor.

Bütün bunlara rağmen De Mistura çözüm konusundaki tüm ümitlerini kaybetmediğini ve Suriye konusunda siyasi çözümün tek adresinin de Cenevre olduğunu dile getirdi. Fakat Cenevre’de engellerin aşılabilmesi ve çözüm sağlanabilmesi için rejim tarafının da çözüme yanaşması ve bunun için de diktatör Beşşar Esed’in saltanatını sürdürme konusundaki ısrarlılığından vazgeçmesi gerekir.

Rejim güçleri belki bu konuda geri adım atmak istemeyebilir. Ama BM’nin bu işin artık başka türlü bir çözümünün mümkün olmadığını görmesi ve rejim tarafını geri adım atmaya zorlamak için baskı yapması gerekir. Ama BM’nin sadece Doğu Guta’daki sivil hasta ve yaralıların tahliyesi konusunda bile baskı yoluna başvurmak istemediği anlaşılıyor. Bu tutum da tabii ki rejim tarafının daha fazla cüretkâr olmasına neden oluyor.