BM 72. Genel Kurulu

22-23 Eylül 2017 Cuma-Cumartesi, Yeni Akit

BM Genel Kurulu tüm üye ülkelerin resmen temsil edildiği bir parlamento sayılır. Bu günlerde 72. Genel Kurul toplantıları düzenleniyor.

Türkiye'de BM Genel Kurulu'yla ilgili olarak en çok gündem konusu olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan'ın yaptığı konuşmaydı.

Tayyib Erdoğan konuşmasında küresel barışın geri gittiğini, terörün ve savaşın çirkin yüzünü dünyanın değişik bölgelerinde gösterdiğini vurguladı.

Yabancı düşmanlığının, kültürel ırkçılığın ve İslâm karşıtlığının gittikçe arttığını, bunların sebep olduğu şiddet eylemlerinin endişe verici boyutlara ulaştığını ifade etti.

Dünya barışı için yeni bir bakış açısı geliştirmeye ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek Türkiye'nin insani ve girişimci bir dış politika izlediğini dile getirdi.

Konuşmasında Suriye meselesi ve bundan kaynaklanan mülteciler meselesi önemli bir yer tuttu. Suriye meselesinin bölgede önemli yaralar açtığını dile getirerek, uluslararası toplumun da Suriye halkını yalnız bıraktığını ifade etti. Türkiye'nin sorunun çözümü için insanî ve siyasi gayreti gösterdiğini belirttikten sonra Suriye meselesinin çözümü amacıyla Astana toplantılarının başlatılmasındaki rolünden söz etti. Türkiye'nin üç milyon kadar Suriyeli iki yüz bin civarında da Iraklı sığınmacıya ev sahipliği yaptığına dikkat çekerek, mültecilere yapılan yardımlar konusunda AB başta olmak üzere uluslararası toplumun destek vermediğini hatırlattı, ülkeleri ve uluslararası kuruluşları bu konuda verdikleri sözleri yerine getirmeye çağırdı.

Türkiye'nin sadece kendilerine ev sahipliği yaptığı sığınmacılara yardım etmekle kalmadığını, dünyanın çok değişik bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine elini uzattığını, yardımda bulunduğunu bunun için gerek resmi kuruluşlar ve gerekse sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla yardım ulaştırdığını dile getirdi.

Türkiye'nin DAEŞ, PKK ve darbe girişiminde bulunarak başarısız olan FETÖ örgütüne karşı mücadelesi ve Fırat Kalkanı harekatı vasıtasıyla DAEŞ örgütüne karşı gerçekleştirdiği başarılar hakkında bilgi verdi. DAEŞ'e karşı mücadele ettiğini iddia eden grupların birçoğunun gerçekte böyle amaçları olmadığını söylerken tahminimize göre kastettiği PYD ve onun askeri kanadı durumundaki YPG'ydi. Bu örgütün ele geçirdiği bölgelerde demografik yapıyı değiştirmesinin, halkın mallarına el koymasının ve kendisine karşı çıkanları öldürmesinin veya sürgün etmesinin bir insanlık suçu olduğunu vurguladı.

Irak'ın toprak bütünlüğünü savunarak bağımsızlık taleplerinin bölgede yeni krizlere ve çatışmalara neden olacağını hatırlattı ve buna binaen IKBY'yi de kararından vazgeçmeye davet etti.

Libya ve Yemen soruna da temas ederek bu meselelerin çözümü için olumlu adımlar atılması çağrısında bulundu.

Körfez sorununun bir an önce çözülmesi gerektiğini hatırlatarak bunun için Katar'a uygulanan yaptırımların bir an önce kaldırılması gerektiğini ve Türkiye'nin Kuveyt Emiri'nin çalışmalarını desteklediğini belirtti.

Filistin meselesinin önceliğine dikkat çekerek Kudüs'ün ve Haremi Şerif'in tarihi statüsünün korunması, İsrail'in yasa dışı yerleşimleri durdurması ve iki devletli çözüme gidilmesi gerektiğini vurguladı.

Balkanlar'da şu an çatışma olmasa da potansiyel bir krizin bulunduğunu dile getirdikten sonra Kafkaslardaki sorunlara ve Kıbrıs meselesine temas etti.

Arakan'da Myanmar hükümetinin etnik temizlik yaptığını hatırlatarak Türkiye'nin bu bölgeye yaptığı yardımları dile getirdi.

Dünya beşten büyüktür ifadesini tekrar ederek BM Güvenlik Konseyi'nde reforma gidilmesi konusundaki fikir ve önerilerini yeniden dile getirdi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM'nin 72. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada dünyanın en büyük sıkıntısının eşitsizlik ve iklim değişikliği olduğunu vurguladı. Guterres, BM Genel Kurulu'nun yedi önemli meselesi olduğunu ve bunların birincisinin de nükleer silahlar olduğunu dile getirdikten sonra Kuzey Kore'nin nükleer silahlar alanındaki çalışmalarını lanetledi. Tabii hâlen nükleer silahlara sahip olan ve emperyalizmin başını çeken ülkelerden kaynaklanan tehlikeyi öne çıkarmak istemedi. Guterres söz konusu önemli meselelerin ikincisinin de terör olduğunu belirtti. Rohingya (Arakanlı) Müslümanlara yapılan zulüm konusunda da Myanmar'a uyarıda bulundu. Filistin için iki devletli çözüm önerisinde bulundu. Mültecilere kapıların kapatılmasını eleştirdi.

BM 72. Genel Kurul Başkanı Miroslav Lajcak yaptığı konuşmada dünyanın bugün en önemli meselelerinin iklim değişikliği, göç, eşitsizlik ve terör olduğunu söyledi. Paris İklim Anlaşması'na uyulmasını istedi. BM'de reforma ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

En çok gündem oluşturan konuşmalardan biri de ABD Başkanı Donald Trump'ın konuşmasıydı. Onun konuşmasının ana gündem maddesini terör konusu oluşturuyordu. Kuzey Kore'nin çürük bir rejim olduğunu, onun tüm dünyayı tehdit ettiğini, ABD'nin de gerek gördüğünde onu tümüyle ortadan kaldırmaktan çekinmeyeceğini söyleyerek çok ağır bir tehditte bulundu. Trump, nükleer teknoloji konusunda Obama döneminde İran'la yapılan anlaşmaya itirazını dile getirerek bu anlaşmanın ABD için utanç kaynağı olduğunu söyledi. İran'ı çok ağır bir dille eleştirdi. Taliban'la mücadelenin yeniden şekillendirileceğini, Küba'ya yaptırımları kaldırmayacaklarını söyledi. Venezuela'daki mevcut hükümete itirazlarını dile getirerek böyle bir hükümetin varlığını kabullenemeyeceklerini ifade etti.

İngiltere Başbakanı Theresa May, BM'de reform çağrılarına destek veren açıklamalarda bulundu. Suriye'nin kendi halkına karşı kimyasal silah kullanmasına ve Kuzey Kore'nin nükleer silahına tepki gösterdi. Konuşmasında terör konusuna da değinerek ülkesinin bu yıl beş kez terör saldırısının hedefi olduğuna dikkat çekti. Internetin terör amaçlı kullanımıyla mücadelenin önemi üzerinde durdu. Terörle mücadelenin insan hakları ihlallerinin örtüsü olarak kullanılmasına da tepki gösterdi ve Myanmar hükümetinin Arakan'da işlediği zulmün bu konuda bir örnek teşkil ettiğini belirtti. Mülteciler meselesine değinerek mültecilere ev sahipliği yapan ülkelere destek verilmesini istedi. Suriye'de sorunun rejimden kaynaklandığını, rejimin BM'nin barış çabalarını engellediğini, kendi halkına karşı kimyasal silah kullandığını, BM'nin Suriye konusundaki çabalarına da destek verdiklerini ifade etti. BM'nin Kuzey Kore hakkında yaptırım kararlarına da destek verdiklerini söyledi.

Fransa cumhurbaşkanı Emmanuel Macron konuşmasında birinci olarak mülteci krizi ve iklim değişikliği üzerinde durdu ve Paris İklim Anlaşması'na uyulmasını istedi. Suriye'de kimyasal silahlara karşı olduğunu söyledi. Arakan'da etnik temizlik yapıldığını dile getirdi. Kuzey Kore'ye tepki gösterirken, İran'la yapılan anlaşmayı savundu. Meksika duvarına itirazda bulunarak, “Bizi koruyacak olan duvarlar değil, harekete geçme isteğimizdir” dedi.

Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ülkesinin 5 Haziran'dan beri haksız bir ambargoya maruz kaldığına dikkat çekerek bundan kaynaklanan meselenin çözümü için egemenlik haklarına saygıyla ön şartsız diyalog çağrısında bulundu.

Brezilya cumhurbaşkanı Michel Temer BM'de reforma ihtiyaç olduğunu dile getirerek Güvenlik Konseyi'nin genişletilmesi gerektiğini söyledi. Paris İklim Anlaşması'na uyulmasını isteyen Temer terör konusu üzerinde de durdu.

Nijerya cumhurbaşkanı Muhammed Buhari ağırlıklı olarak IŞİD ve Boko Haram tehdidi üzerinde durdu.

Kolombiya cumhurbaşkanı Jean Manuel Santos Venezuela'ya eleştirilerde bulundu.

Siyonist işgal rejiminin başbakanı Netanyahu, ABD başkanı Trump'ın konuşmasını cesurca bulduğunu dile getirdikten sonra temsil ettiği işgal rejimi hakkında bol bol övgülerde bulundu.