Astana Görüşmelerinin Altıncı Turu

16 Eylül 2017 Cumartesi, Yeni Akit

Suriye'de zaman zaman saldırılar, bazı bölgelerde gerginlik ve çatışmalar devam ediyor. Bu arada Kazakistan'ın başkenti Astana'da Suriye'yle ilgili değerlendirmelerin yapıldığı, özellikle askerî sorunların ele alındığı görüşmelerin altıncı turu düzenlendi. Biz bu yazıyı meselelerle ilgili son durum değerlendirmelerinin yapıldığı görüşmeler oturumunun devam ettiği sırada yazdığımızdan sonuçlarla ilgili bir değerlendirme yapma imkanımız olmayacak. Ancak siz yazıyı okurken görüşmeler tamamlanmış ve varılan anlaşmalar da kamuoyuna açıklanmış olacak.

Astana Görüşmelerinin Altıncı Turu'na, Suriye'yle ilgili sağlanan anlaşmaların garantörü olarak kabul edilen Rusya, Türkiye ve İran'ın yanı sıra ABD ve Ürdün'den temsilciler katılıyor. Ayrıca BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura da taraflarla görüşmeler yapmak ve sürdürülen görüşmeleri izlemek amacıyla Astana'da bulunuyor.

Altıncı Tur'un ana gündem maddelerinin başında İdlib'in de çatışmasızlık bölgelerine dahil edilmesi konusu yer alıyordu. İdlib'in önemli bir kısmında Beşşar rejimine muhalif direniş güçleri kontrolü elinde bulunduruyor. Astana'daki görüşmelerde bu bölgenin de gerginliğin düşürüldüğü alanlara dahil edilmesi konusu ele alındı. Muhtemelen bu konuda bir anlaşma sağlanacak ve bölgenin Suriye'nin dördüncü çatışmasızlık bölgesi olarak kabul edilmesi söz konusu olacak.

Görüşmelerde ayrıca cesetlerin teslim edilmesi konusu başta olmak üzere muhtelif askeri konularla ilgili görüşmeler de yapıldı ve bu konularda da birtakım anlaşmaların sağlanması söz konusu.

Çatışmasızlık alanlarının genişletilmesi Suriye'de gerginliğin azaltılması ve savaş alanının daraltılması açısından önem taşıyor.

Fakat kuzeyde ABD'nin büyük miktarlarda silahla desteklediği PYD'nin hakimiyet alanını genişletme amaçlı savaşları devam ediyor. Bu savaşlarında IŞİD'le karşı karşıya gelmesi ise tamamen bir oyun. IŞİD daha önce direniş güçlerine karşı savaşarak kontrol altına almış olduğu bölgeleri şimdi PYD'ye tamamen göstermelik çatışmaların ardından ve bazen de söze gelir bir direniş göstermeden teslim ediyor. IŞİD'in bu tutumu da tabii ki PYD'nin kontrol alanını genişletmesine neden oluyor ve bu da PKK'nın yan örgütü durumundaki PYD'nin arkasında duran ABD'nin işine geliyor.

Suriye'de gerçek anlamda bir çözüm sürecinin başlatılması için ise siyasi konularda anlaşmaların sağlanacağı bir sürecin başlatılması gerekiyor. Bu amaçla şimdiye kadar BM gözetiminde Cenevre'de yürütülen görüşmelerde söze gelir bir ilerleme sağlanamadı. Fakat Astana görüşmeleri üzerinde değerlendirme yapanlar siyasi çözüm sürecinin yürümesi için Cenevre görüşmelerinin yeniden başlatılması gerektiğini vurguladılar.

Şimdiye kadarki görüşmelerde siyasi çözüm süreci hep Esed'in iktidarının devam etmesi konusunda tıkandı. Muhalif örgütler Esed'in devreden çıkmasını ve uluslararası denetimin sağlanacağı dürüst seçimler yapılmasına imkan sağlayacak şartların oluşturulmasını, bunun için bir geçiş sürecinin başlatılmasını istiyorlar.

Gidişat Rusya ve İran'ın önümüzdeki dönemde de Esed konusundaki ısrarlarından vazgeçmeyeceklerinin işaretlerini veriyor. O yüzden Astana görüşmelerinin ardından Cenevre'de başlatılacak görüşmelerde yine tıkanma yaşanması ihtimalinin olduğu tahmin ediliyor.

Bununla birlikte özellikle ülke içinde gerginliğin azaltılması, güvenli bölgeler, çatışmasızlık bölgeleri oluşturulması, silahların neden olduğu zayiatın azaltılması açısından Astana görüşmelerinde şimdiye kadar sağlanan ilerlemelerin önemli faydalarının olduğunu söyleyebiliriz.