İslâm Dünyasındaki Gelişmeler

Eylül 2017, Davet Mektebi

İşgal Rejimi Gazze'ye de Duvar Örme Çabasında

Daha önce Batı Yaka bölgesine ırkçı ayrım duvarı inşa eden ve bu yolla Batı Yaka bölgesi topraklarının bir bölümünü duvarın içine alarak gasp etmeye çalışan siyonist işgal rejimi şimdi de Gazze bölgesinin etrafına benzer bir duvar inşa etmeye çalışıyor. İşgal rejimi bu duvar vasıtasıyla özellikle Filistin direnişinin siyonist işgal rejiminin saldırı planlarına karşı geliştirdiği bir savunma sistemi olan tünelleri de etkisiz hale getirmeyi amaçladığını iddia ediyor. O yüzden Gazze'nin etrafına örülecek duvar sadece yerin üstünü kontrol altına almayı değil birkaç metre de yerin altını kontrol altına almayı hedefleyecek.

İşgal rejiminin Gazze'nin etrafına duvar örmek suretiyle etkisiz hale getirmeyi amaçladığı tünellerin, Mısır'la Gazze arasında zorunlu ihtiyaç maddelerinin geçişinin sağlanması için inşa edilen duvarlardan farklı olduğuna dikkat çekmemiz gerekir. İşgal rejiminin duvarla etkisiz hale getirmeyi hedeflediği tüneller Gazze'nin, 1948'de işgal edilmiş bölgeyle sınırının altına ve tamamen askerî amaçlarla kazılmış tünellerdir. İşgal rejiminin 2014 saldırısında Filistinli direnişçiler bu tünelleri kullanarak işgal güçlerine ağır darbeler vurmuşlardı.

Şimdi bu tünellerin etkisiz hale getirilmesi için birkaç metresi yerin altında olan bir duvar inşa edilmesi planlanıyor. İşgal yönetimi duvar inşası esnasında ortaya çıkarılacak tünellere de sıvı beton dökeceğini söyledi. Ancak Filistin direnişi adına yapılan açıklamada bu duvarın siyonist işgal rejimini güvenceye kavuşturamayacağı dile getirildi.

Batı Yaka'ya inşa edilen duvar da işgal rejiminin güvenliği açısından bir şey kazandırmadı. Çünkü bu duvarla Batı Yaka bölgesindeki direnişçilerin 1948'de işgal edilmiş bölgeye geçmelerinin ve eylem düzenlemelerinin engellenmesi amaçlanıyordu. Fakat şimdi bizzat 1948'de işgal edilmiş bölgelerde yaşayan Filistinli gençler eylemler düzenleyerek mücadeleyi işgalcilerin daha yakınına getirmiş oldular. Böylece duvar da tamamen etkisiz hâle gelmiş oldu.

Filistin'deki sorunun temel kaynağı işgaldir ve işgal devam ettiği sürece Filistin halkının hak ve özgürlük mücadelesi de devam edecektir.

Irak Kürdistanı'nda Referandum Hazırlıkları

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY), Irak'ın Kürdistan bölgesinde halkın bağımsızlık konusunda tercihinin sorulması için 25 Eylül 2017 tarihinde bir referandum yapılacağını açıkladı. Değişik çevrelerden gelen tepkilere ve itirazlara rağmen IKBY Başkanı Mesut Barzani, bağımsızlık referandumunun belirlenen tarihte gerçekleştirileceğini, iptal edilmesinin veya ertelenmesinin söz konusu olmayacağını söyledi.

Fakat Bağdat yönetimi IKBY'nin tek taraflı olarak bağımsızlık referandumu kararı almasının Irak Anayasası'na aykırı olduğunu söyledi. Bağdat yönetimi aynı zamanda ortak bir zemin ve uzlaşma söz konusu olmadan bağımsızlık kararı alınmasının sınırlar konusunda da önemli problemler ortaya çıkmasına neden olacağını dile getirdi.

Irak Kürdistanı'nda böyle bir bağımsızlık referandumu fikri sadece Bağdat yönetiminin değil İran ve Türkiye'nin de itirazına neden oldu. O yüzden Barzani'nin referandum kararından vazgeçmesi talebinde bulundular. Kürdistan'ın içinden de bazı siyasi partiler referanduma itirazda bulundular ve referandumun gerçekleştirilmesi durumunda "hayır" oyu vereceklerini açıkladılar. Fakat referandum gerçekleştirilmesi durumunda "evet" oyunun fazla çıkması yüksek bir ihtimal olarak görülüyor. Ancak asıl sorunlar "evet" kararının alınmasından sonra başlayacak ve bölgenin bağımsızlık sürecinde önemli zorluklar yaşanması ihtimali var.

Kenya'da Tartışmalı Seçim

Kenya'da 8 Ağustos 2017 tarihinde, milletvekillerinin, senatörlerin, ilçe yönetim kurulları üyelerinin ve cumhurbaşkanının belirlenmesi için bir genel seçim yapıldı. Seçimde cumhurbaşkanlığı için mevcut cumhurbaşkanı Uhuru Kenyatta'nın karşısında muhalefet partileri Raila Odinga'yı ortak aday olarak göstermişlerdi. Muhalefet partileri aralarında ittifak kurduklarından seçimleri kazanacaklarına kesin gibi bakıyorlardı. Fakat Kenya Bağımsız Seçim ve Sınırlar Komisyonu, Uhuru Kenyatta'nın oyların %54.27'sini alarak seçimi yeniden kazandığını, muhalefet partilerinin ortak adayı Odinga'nın ise %44.74 oranında oy alabildiğini açıkladı.

Kenya'daki muhalefet cephesi açıklanan sonuca razı olmadı ve bilgisayarlar vasıtasıyla hileler yapıldığını, böylece alınan oy sayısı üzerinde oynandığını iddia etti. Muhalefet taraftarları sonuçlara itiraz amacıyla meydanlara çıkarak gösteriler düzenlediler. Polis göstericilere karşı şiddet kullandı ve sert çatışmalar meydana geldi. Cumhurbaşkanı Kenyatta da "muhalefet partilerinin seçimler üzerinde şüpheleri varsa ortalığı karıştırmak yerine yargıya başvurabilir" dedi.

Muhalefet cephesi daha sonra seçimlere itiraz etmek için Yüksek Mahkeme'ye başvurma kararı aldı ve seçimlerde nasıl hile yapıldığını bütün dünyaya göstereceğini ifade etti. Fakat muhalefet partileri adına yapılan açıklamalar Yüksek Mahkeme'den beklentilerinin seçimlerin iptali ya da sonuçların reddi olduğunu, böyle bir karar çıkmaması durumunda mahkemenin kararının da kendilerini tatmin etmeyeceğini gösteriyordu.

Moritanya'da Anayasa Referandumu

Kuzeybatı Afrika'daki Arap ülkelerinden ve resmî adı Moritanya İslâm Cumhuriyeti olan Moritanya'da 5 Ağustos 2017'de Anayasa değişikliği için bir referandum gerçekleştirildi. Anayasa değişikliği paketi Halk Meclisi'nde onaylanmış ancak üst meclis durumundaki Senato'da reddedilmişti. Bunun üzerine cumhurbaşkanı Muhammed Veled Abdülaziz, değişikliği halk oyuyla uygulamaya geçirmek amacıyla referanduma gitmeye karar verdi. Muhalefet partileri buna itiraz ettiler ve senatonun reddettiği değişiklik paketinin halk oyuna sunulmasını kabul etmediklerini söylediler. Cumhurbaşkanı ise kendisinin senato tarafından reddedilen bir düzenlemeyi halk oyuna sunma yetkisinin bulunduğunu ve bu yetkisini kullandığını söyledi. Bunun üzerine muhalefet partileri hem gösteriler düzenleyerek itirazlarını ortaya koymaya çalıştı hem de referandumu boykot etme, oy kullanmama kararı aldılar. Ama onların tüm itirazlarına rağmen referandum belirlenen tarihte gerçekleştirildi.

Resmi açıklamalara göre referandumda seçmenlerin yüzde 53'ü oy kullandı ve oy kullananların da yüzde 86'sı değişiklik lehinde oy verdi. Dolayısıyla değişiklik halk oyuyla kabul edilmiş oldu. Muhalefet partileri ise seçimlere katılım oranının çok düşük olduğunu hatta yüzde 15'lerde kaldığını iddia ettiler. Ancak bu konudaki iddiaları inandırıcı değildi. Çünkü boykot etmelerinin sebebi halk tabanında değişikliğe desteğin yüzde 50'yi geçeceği konusundaki endişeleriydi.

Anayasa değişikliği paketi çok fazla köklü değişiklikler getirmiyor. En önemli değişiklik parlamentoda çift başlılığa son vermek için senatoyu kaldırması ve yüksek yargıda çift başlılığa son vermek için de iki yüksek mahkemeden birini kaldırması. Senatonun itirazının sebebi de zaten değişikliğin senatoyu kaldırmasıydı. Ayrıca bayrak ve milli marşta da bazı değişiklikler yapıyor. Bunun dışında bazı küçük değişiklikler içeriyor.

Pakistan Başbakanı Nevaz Şerif'in Görevi Bırakması

Pakistan Yüksek Mahkemesi, Başbakan Nevaz Şerif'in bazı yolsuzluklarla bağlantısını kurarak görevine son verilmesi yönünde karar verdi. Şerif kendisine yöneltilen suçlamaları reddediyordu. Ancak mahkemenin aleyhine karar alması üzerine hakkındaki kararın uygulamaya geçirilmesini beklemeden kendisi istifa etti. Bazı çevreler Yüksek Mahkeme'nin onun hakkında böyle bir karar vermesini, Fetullah Gülen'in bir benzeri olan ve Kanada'da yaşayan Tahir Kadri'nin cemaatinin Nevaz Şerif'e yargı darbesi olarak olarak değerlendirdiler. Fakat böyle bir iddiayı ispat etmeye yetecek kadar delil yoktu.

Nevaz Şerif'in istifasından sonra oluşturulan hükümeti yine onun partisi Pakistan Müslüman Birliği kurdu. Dolayısıyla yönetimi elinde bulunduran siyasi partinin iktidarına değil sadece Nevaz Şerif'in iktidarına son verilmiş oluyordu. Kurulan yeni hükümetin başbakanlığına Şahid Hakan Abbasi getirildi.

Bingazi'de Haftar Cinayetleri

Arap dünyasındaki zulüm rejimlerinin maddi yardımlarıyla ve küresel emperyalizmin desteğiyle Libya'da fitne savaşını sürdüren Halife Haftar örgütünün Bingazi'yi ele geçirmesi her ne kadar dünyada çok fazla yankı bulmadıysa da Suriye'de Halep'in düşmesi gibi önemli bir olaydı. Haftar'ın canileri Bingazi'de kontrolü ele geçirdikten sonra korkunç zulümler yapmaya, cinayetler işlemeye ve aileleri mağdur etmeye başladılar.

Yemen'de Açlık ve Kolera Felaketi Büyüyor

Yemen'deki iç savaşın mağdur ettiği insanların maruz kaldığı açlık ve kolera felaketi büyüyerek yayılıyor. Mağdur edilen insanların hayatlarının kurtarılması için gönderilen insanî yardımlar da fitnenin içindeki silahlı gruplar tarafından gasp ediliyor. Türkiye'den gönderilen yardımlara Birleşik Arap Emirlikleri'nin gönderdiği silahlı güçler tarafından son kullanım tarihlerinin geçmiş olduğu iddiasıyla el konuldu. Fakat Aden'de el konulan bu gıda maddelerinin daha sonra yine BAE'nin elemanları tarafından satıldığı tespit edildi. Sana tarafında da bazı insanî yardımlar İran'ın güdümündeki Husi militanlar tarafından gasp edildi.

Tunus Cumhurbaşkanının Tartışmalara Neden Olan Açıklamaları

Tunus Cumhurbaşkanı El-Baci Kaid Es-Sibsi'nin kadınla erkeğin her konuda hatta mirasta bile eşit olması ve Müslüman bir Tunuslu kadının gayri müslim bir erkekle evlenmesinin önündeki yasal engelin kalkması gerektiği yönündeki açıklamaları ülkede tartışmalara ve tepkilere neden oldu. Muhtelif çevreler Sibsi'nin bu konudaki açıklamalarına tepki göstererek Müslüman Tunus halkının ölçülerine ve değerlerine saygılı olmasını istediler.

Hindistanlı Âlim Mubarekfuri'nin Vefatı

Hindistan'ın önemli hadis âlimlerinden Zahiruddin Er-Rahmani El-Mubarekfuri 14 Ağustos 2017 tarihinde 97 yaşında vefat etti. Hindistan'ın medreselerinde İslâmî ilimlerde tahsil gören Mubarekfuri birçok hadis kaynağını hocalarına okuyarak icazet almıştı. Mubarekfuri aynı zamanda genç yaşlarından itibaren bu medreselerde hocalık yapmaya başlamıştı. Hastalığının ağırlaştığı son günlerine kadar da ilme hizmet vermeye devam etti. Yüce Allah'tan kendisine rahmet ve mağfiret diliyoruz.