Yemen'de gidişat

24 Ağustos 2017 Perşembe, Yeni Akit

Yemen'de bir yandan iç savaş devam ederken bu savaşın doğurduğu şartların neden olduğu açlık ve kolera salgını da gittikçe yayılıyor. BM tarafından hazırlanan raporlarda kolera yüzünden her gün birilerinin hayatını kaybettiğine, açlık sorununun ise oldukça tehlikeli bir felakete işaret ettiğine dikkat çekildi.

Savaşın tarafı durumundaki güçler ise problemin çözümü için herhangi bir adım atmak yerine gittikçe daha da çetrefil hale gelmesine neden olan girişimlerde bulunuyorlar. Türkiye'nin gönderdiği gıda yardımlarına Aden'de, BAE'nin gönderdiği elemanlar tarafından kullanım tarihlerinin geçtiği iddiasıyla el konuldu. Fakat bu ürünlerin daha sonra parayla satıldığı tespit edildi. Sana'da da bazı insani yardımlara Husi militanlar tarafından el konuldu. Yani görüldüğü kadarıyla çatışan taraflar ezilen halkın sıkıntısının giderilmesi için kendilerine yardımcı olmak yerine başlarına daha büyük sıkıntılar açıyorlar.

Savaş da artık içinde halkın yer almadığı tamamen bölgesel güçlerin bir hakimiyet kavgasına dönüştü. Bir tarafında İran'ın desteklediği Husiler ve onlarla işbirliği içindeki eski diktatör Ali Abdullah Salih var. Bir tarafında da Suudi Arabistan'ın organize ettiği diktatörler koalisyonunun desteklediği Abdurabbih Mansur El-Hadi liderliğindeki Aden hükümeti var. Bu hükümet de uluslararası platformda Yemen hükümeti olarak tanımlanıyor. Bunların arasındaki hakimiyet savaşında da sivil ve silahsız halk eziliyor.

Fakat ilginçtir son dönemde Husilerle, eski diktatör Ali Abdullah Salih arasında önemli bazı ihtilafların ortaya çıktığı görülüyor. Bu ikisi arasında sıkıntı olduğu daha önce de gündeme gelmişti. Ancak Salih, Husilerle ittifakının sürdüğünü ortaya koyan açıklamalar yapmıştı. Fakat son dönemdeki açıklamalar ihtilafların ve itirazların artık iyice gün yüzüne çıktığını gösteriyor.

Görüldüğü kadarıyla Salih'in son dönemdeki bazı açıklamaları ve Husileri "milisler" olarak nitelendirmesi Husi militanları ciddi şekilde rahatsız etti ve onun bu açıklamalarını kendilerine haksızlık edilmesi olarak nitelendirdiler.

Husilere bağlı Halk Komiteleri tarafından yapılan açıklamada, hareketlerinin Yemen için en tehlikeli nitelik taşıyan düşmanca saldırı karşısında, ordunun yanında yer alan bir öncü ulusal halk hareketi olduğu iddia edilerek böyle bir hareketin milis güç olarak nitelendirilmesinin onun arkadan vurulması anlamına geldiği, bunun da açıkça gadir olduğu ifade edildi.

Açıklamada Ali Abdullah Salih'in söyledikleriyle kırmızı çizgiyi aştığı iddia edilerek söylediklerinin sonuçlarına da katlanmak zorunda kalacağı vurgulandı.

Bizim tahminimize göre böyle sert tavır sergilenmesinin tek sebebi Salih'in Husi militanlar hakkında "milis gücü" nitelemesinde bulunması değildir. Böyle basit bir konudan dolayı sert tavır sergilenmesi, öncesinde aralarında birtakım sürtüşme ve ihtilaflar yaşandığı konusunda söylenenleri teyit etmektedir. Belki söz konusu niteleme bir patlamaya neden olmuştur.

Fakat bu ikisinin birbirlerine ihtiyaçları var. Çünkü birbirlerini bırakmaları durumunda tek başlarına fazla bir güç ortaya koyamayacaklarını biliyorlar. Biri diğerinin bacakları, o da öbürünün kolları rolünde. Ayrılmaları durumunda biri kolsuz diğeri bacaksız kalacak. Hareket imkânları iyice daralacak. O yüzden Husilerin Devrim Komitesi Başkanı Muhammed Ali El-Husi, Salih ve yardımcılarıyla ihtilafın hemen halledilmesi gerektiğini, Yemen'in içinde bulunduğu bu şartlar karşısında iç sorunlarla birbirlerini zayıflatmalarının doğru olmayacağını ifade etti. Tabii onlar, kendi aralarındaki meseleleri "iç meseleler" olarak nitelendiriyorlar. Aden'deki hükümetle savaşlarını bir iç savaş olarak görmüyorlar.