IŞİD'in işi bitiyor mu?

1 Temmuz 2017 Cumartesi, Yeni Akit

Bir süre önce Musul'un merkezindeki Büyük Nuri Camisi veya bir diğer adıyla Musul Ulu Camisi bombalanmıştı. Irak tarafından yapılan açıklamaya göre IŞİD bu camiyi kaybedeceğini anlayınca kendisi bombalayarak tahrip etti. Fakat IŞİD tarafından yapılan açıklamada caminin ABD'nin hava saldırılarında bombalandığı ve tahrip edildiği iddia edildi. Her iki taraf da böyle önemli bir eserin tahrip edilmesinden dolayı karşı tarafı suçladı ve şiddetle eleştirdi.

Büyük Nuri Camisi'nin IŞİD açısından özel bir anlamı vardı. Çünkü Musul'da "İslâm Devleti" adını verdiği sözde devletin ve hilafetin kuruluşunu buradan ilan etmişti ve taraftar kitlesine mesajlarını burada okunan hutbelerle vermeye çalışıyordu. Dolayısıyla böyle bir camiyi kendi elleriyle yıkması Musul'da hâkimiyetini sürdürmekten artık tamamen ümidi kesmesi anlamına gelecekti. ABD'nin bu camiyi hava saldırılarında özellikle hedef alması ise örgütü kıskaca alması ve ana merkezini tahrip etmesi anlamına gelecekti. Ancak cami Musul'daki önemli bir eser olduğundan taraflar tahrip edilmesi konusunda kendilerine yöneltilen ithamları kabul etmeyerek karşı tarafı suçladı. Medya organları tarafından gündeme getirilen haberler ve iddialar sebebiyle kamuoyu büyük ölçüde bombalama işleminin IŞİD'in bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğine ikna edildi. Fakat bombalama ve yıkımın ABD saldırıları neticesinde gerçekleştirilmiş olması da ihtimal dışında değildi.

Büyük Nuri Camisi'nin bombalanmasının üzerinden fazla zaman geçmeden geçtiğimiz Perşembe günü Irak yönetimi tarafından yapılan açıklamada bu caminin ve tarihi El-Hudeba minaresinin Irak ordu birlikleri ve Haşdi Şabi milisleri tarafından ele geçirildiği böylece IŞİD'in Musul'daki hâkimiyetine tamamen son verildiği, örgütün sözde hilafetinin de son bulduğu açıklandı. Bağdat'taki yönetim adına yapılan açıklamada Musul'da her yerin bu örgütün hakimiyetinden kurtarıldığı, örgütün militanlarının da teslim olmaktan başka bir seçeneklerinin bulunmadığı iddia edildi. Bu arada İran tarafından yapılan açıklamada örgütün lideri Ebu Bekir El-Bağdadi'nin öldürüldüğü, bu konudaki bilgilerin birkaç kanaldan doğrulandığı dolayısıyla örgüt liderinin öldürüldüğü konusunda herhangi bir şüphenin kalmadığı ifade edildi.

IŞİD'in Irak ve Suriye'de oynanan oyunun bir parçası olduğunu gerek Irak'taki Amerikan işgaline, gerekse Suriye'de Baas diktasına ve onu sağlama almak amacıyla ülkeyi işgal eden dış güçlere karşı verilen mücadeleye zarardan başka bir şey getirmediğini daha önce değişik vesilelerle dile getirmiştik. Bu örgüt komplonun bir parçasıdır ve kendisine ihtiyaç kalmadığında etkisiz hale getirilmesi de mümkündür. Musul ve çevresinin örgüte teslim edilmesi de oyunun bir parçasıydı. Musul'un bu örgüte teslim edilmesinden sonra Musul çevresinde çeşitli oyunlar oynandı. IŞİD'e karşı olduğu söylenen savaştan da büyük ölçüde siviller zarar gördü. Bir milyona yakın sivil yaşadığı bölgeyi terk ederek başka yerlere iltica etmek zorunda kaldı. Bu insanların tabii kendi bölgelerine dönebilmeleri için Haşdi Şa'bi terörüne de son verilmesi gerekiyor. Haşdi Şa'bi'nin de IŞİD'in Şii milislerle oluşturulmuş bir kopyası olduğunun ve uyguladığı yöntem açısından IŞİD'den bir farkı olmadığının bilinmesi gerekir.

IŞİD'in Musul'daki varlığına son verilmesi Irak'taki hâkimiyetini ve sözde devletinin merkezini kaybetmesi anlamına gelse de tamamen yok olması ve etkisiz hale getirilmesi anlamına gelmiyor. Suriye toprakları üzerinde hâlâ geniş bir alan üzerinde kontrolü elinde bulunduruyor. Ayrıca küresel güçlerin onun Suriye'deki varlığına şimdilik ihtiyaç duyduklarını sanıyoruz.