PYD ve PKK'nın silahlandırılması

12 Mayıs 2017 Cuma, Yeni Akit

ABD'nin PKK'nın Suriye kanadı durumundaki PYD örgütüne silah desteğinde bulunması yeni değil. Uzun süreden beri muhtelif yollardan gizli veya açık bir şekilde bu örgüte silah verdiği biliniyor. Bu silahların da önemli bir kısmının PKK'ya teslim edildiği ve Türkiye'ye karşı terör eylemlerinde kullanıldığı bilinen bir gerçek. Fakat bu kez doğrudan ABD başkanı Trump'ın kararıyla PYD örgütüne ağır silahların verilmesi kararlaştırıldı.

Türkiye'nin bütün itirazlarına ve tepkilerine rağmen ABD söz konusu örgütü silahlandırma konusundaki ısrarından vazgeçmedi. Kullandığı gerekçe ise örgütün IŞİD'e karşı savaşıyor olduğu iddiasıdır. Fakat IŞİD bu işin sadece bir bahanesidir ve ABD'nin birtakım kirli hesaplar ve taktikler için perde arkasında bu IŞİD'le de kirli bir işbirliğinin olduğu tahmin edilmektedir. ABD'nin bu konudaki tutumunu gazetemizde 6 Ağustos 2015 tarihinde yayınlanan "ABD'nin iki maşası PKK (PYD) ve IŞİD (DAİŞ)" başlıklı yazımızda ele almıştık. Bu yazımızı kişisel web sitemiz www.vahdet.info.tr'den okumanız mümkündür.

PYD'nin silahlandırılmasının asıl amacı ise PKK'nın silahlandırılmasıdır. PYD, PKK'dan bağımsız bir örgüt değildir. PKK'nın Suriye kanadı niteliğindedir. Dolayısıyla silahın PYD'ye verilmesiyle doğrudan PKK'ya verilmesi arasında herhangi bir fark yok. Bunu ABD'nin de bilmemesi mümkün değildir. Bu durum karşısında ABD Başkanı Trump'ın PYD'nin eline ağır silahlar verilmesine dair karar alması PKK'yı silahlandırma kararı almasından farklı değildir.

Ayrıca kullanılan gerekçe ne olursa olsun niyet çok belirgin bir şekilde kendini göstermektedir. Bu silahların IŞİD'e karşı kullanılmak üzere verildiği iddiasından yararlanılıyor ama öncelikli olarak Türkiye aleyhine kullanıldığı bilindiği gibi buna da imkân tanınması amaçlanıyor. Çünkü silahların kullanılması konusunda herhangi bir sınırlama getirilmediği gibi bir murakabe de yapılmıyor.

Dolayısıyla PYD'nin silahlandırılması Türkiye'ye karşı dolaylı bir şekilde yürütülen savaştır. Bu savaşı da Türkiye'yle ittifak halinde olduğunu ileri süren ABD yürütüyor.

ABD aynı zamanda teröre ve terör örgütlerine açıktan destek vermektedir. Bu durum ABD'nin teröre karşı savaş konusundaki iddialarında samimi ve gerçekçi olmadığını, kirli oyunları için ihtiyaç duyduğunda teröre destek verebildiğini, terör örgütleriyle ortak hareket edebildiğini, aynı safta savaşabildiğini göstermesi açısından düşündürücüdür.

ABD tarafından resmî ağızdan yapılan açıklamaların hiçbir şekilde inandırıcı olmadığı olayların seyrinden zaten gözlemleniyor. PYD'ye verilen silahların da zaten birinci hedefi IŞİD değil Türkiye'dir. Ayrıca bu silahlar PYD'nin hâkimiyet kurmak istediği alanlarda, Suriye'deki muhalefete karşı kullanılmaktadır. Bu muhalefetin IŞİD ile herhangi bir ilgisinin olmadığı, tamamen Baas diktasına karşı savaştıkları biliniyor. Fakat ABD, PYD'ye onlara karşı savaşması için de özellikle silah veriyor.

Onlara karşı savaşması için bu örgüte silah verilmesinin amacı ise Suriye'nin kuzeyinde hâkimiyetini güçlendirmesi, böylece bölgede bir devlet ya da güçlü bir kanton oluşturması için şartları hazırlamasıdır. PYD'nin bu bölgede kuracağı devletin veya kantonun ise PKK'nın devleti yahut kantonu olacağını tahmin etmek zor değildir. O durumda PKK Türkiye'ye karşı yürüttüğü savaşı bir örgüt kanalıyla değil devlet kanalıyla yahut devletleşmeye doğru giden kanton kanalıyla yürütecektir. Zaten ABD'nin ve onunla aynı safta duran Avrupa ülkelerinin PYD'ye bu kadar destek vermelerinin, onu ağır silahlarla silahlandırmalarının, militanlarını özel askerî eğitimlerden geçirmelerinin amacı da budur.