Sisi'nin Sina saldırıları

28 Nisan 2017 Cuma, Yeni Akit

Mısır'daki Sisi cuntasının yargı organları vasıtasıyla zulüm uygulamaları devam ediyor. Cuntanın yargı kurumlarının adaletle, hukukla ve hatta Mısır'da rejimin geçerli kıldığı yasalarla bile bir ilgisinin olmadığı, tamamen keyfi kararlar verdikleri ve zulüm uygulamalarının da herhangi bir yasal gerekçeye değil sadece cuntaya hizmet eden yargı organlarının kararlarına dayandırıldığı biliniyor.

Cunta yönetimi tabii yargı organlarının zulüm uygulamalarıyla da yetinmiyor. Zaman zaman yargısız infazlar da gerçekleştiriyor. Bu amaçla düzenlediği baskınlarda ve saldırılarda katlettiği insanların askerlerle veya polislerle çatışmaya girdiklerini iddia ediyor. Bu şekilde Müslüman Kardeşler'in mensuplarından bazı kişiler hunharca katledildi. Onların baskın düzenleyen güvenlik görevlileriyle çatışmaya girdiklerinin gerçek dışı olduğu muhtelif insan hakları kuruluşları tarafından dile getirildi.

Fakat daha önce muhtelif yazılarımızda ele aldığımız bu konuların ayrıntısına bugünkü yazımızda girmeyeceğiz. Bugünkü yazımızda özel bir konu ile ilgili bazı hususları dile getirmek, Sisi cuntasının Sina bölgesindeki eşkıyalarının gerçekleştirdiği saldırılardan söz etmek istiyoruz.

Sisi cuntası Sina bölgesinde, IŞİD'in bu bölgedeki örgütlenmesine karşı savaş verdiğini ileri sürüyor.

Bölgede kendini IŞİD'e nispet eden bir örgütün varlığından söz etmek mümkündür. Ama bu örgütün mahiyeti ve gerçekte kimlerle irtibatlı olduğu hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Bu örgüt gerçekte Sisi cuntasının Sina bölgesindeki saldırılarının gerekçesi olmaktadır.

Söz konusu örgüt adına zaman zaman eylemler gerçekleştiriliyor. Fakat eylemler gerçekte Sisi cuntasının özellikle örgüt mensuplarını hedef alan bir savaşına değil tüm bölgeyi olumsuz yönde etkileyen ve bütün bölgede güvenlik sorununun yaşanmasına neden olan çatışmalara yol açıyor. Askerler bazen bölgedeki kabileleri de söz konusu örgüte destek vermekle suçlayarak saldırılarda bulunuyorlar ve bu da o kabilelerin mensuplarıyla çatışmalara girmelerine neden oluyor. O yüzden olaylardan örgüt mensuplarından çok siviller zarar görüyor.

Bu yönüyle Sina'daki çatışmalar Musul'daki çatışmalarla ve saldırılarla benzerlik arz ediyor. Sina bölgesinde Musul'dakine benzer bir şekilde nüfus kayması ve insanların civar bölgelere iltica etmeleri hadiseleri henüz yaşanmıyor. Ama dediğimiz gibi tüm bölge halkı saldırılardan ve çatışmalardan olumsuz yönde etkileniyor. Bütün bu olaylara da IŞİD'le irtibatlı olduğu söylenen örgüte karşı savaş veriliyor olması gerekçe gösteriliyor.

Askerler zaman zaman haklarında söz konusu örgütle irtibatlarına dair herhangi bir delilin bulunmadığı gençleri de yakalayıp yine yargısız infaz yöntemiyle katlediyorlar. Mukemmilin adlı televizyon kanalının yayınladığı görüntüler bu açıdan son derece düşündürücüydü. Yayınlanan görüntülerde askerler Sina bölgesinde bazı gençleri yakalayıp kimliklerini sorguladıktan sonra kenara çekip katlediyorlar. Sonra da yerde yatan cesedinin yanına bir silah koyarak fotoğraflarını çekiyorlar.

Sisi cuntası Sina'da yaşanan olaylardan dolayı zaman zaman Gazze'deki Filistinlilere de suçlamalar yöneltiyor ve bölgedeki IŞİD yanlısı örgütün Gazze'den destek aldığı ve silah temin ettiği iddialarında bulunuyor. Gazze'deki idarî mekanizma ve direniş grupları bütün bu suçlamaları reddetti ve kendilerinin Sina'daki olaylarla veya burada faaliyet yürüten örgütlerle herhangi bir ilgilerinin olmadığını dile getirdiler.

Asıl mesele ise Sisi cuntasının kendisine destek vermeyen Sina halkına karşı intikam savaşı vermesi. Tabii bu arada işgal rejimi hesabına Gazze ahalisini mahkûm edebilmek amacıyla da olaylardan yararlanıyor. IŞİD'le bağlantılı olduğu söylenen örgüt ise hâlâ mahiyeti ortaya çıkarılamamış ve dediğimiz gibi bölgeye yönelik savaşın gerekçesi olarak kullanılan karanlık bir örgüt. Onun kontrollü bir örgüt olmadığını da kesin bir şekilde söylemek mümkün değil.