BM'nin Arakan'a ilgisi

9 Şubat 2017 Perşembe, Yeni Akit

Myanmar (Burma) diktatörlüğünün hâkimiyeti altında bulunan ve nüfûsunun önemli bir kısmını Müslümanların oluşturduğu Arakan bölgesinde Müslümanlara yönelik zulüm ve işkence uzun süreden beri devam ediyor. Biz de bu zulmü değişik vesilelerle gündeme taşımaya çalıştık.

Rohingyalar olarak da tanımlanan Arakanlı Müslümanlara zulüm ve işkence iki yönlü olarak sürdürülüyor. Bir yönünü Budist çetelerin düzenlediği saldırılar ve baskınlar oluşturuyor. Devlet yetkilileri daha önce zaman zaman yaptıkları açıklamalarda bu saldırılarla ilgileri yokmuş, saldırıları desteklemiyormuş hatta engelleme çabası içindeymiş gibi bir intiba vermeye çalışıyordu. Gerçekte ise bu çeteler devletten aldıkları güç ve cesaretle bütün bu saldırıları gerçekleştirebiliyorlardı. Bir yönünü de doğrudan devletin güvenlik ve yargı organlarının yaptığı zulümler oluşturuyor.

Geçtiğimiz Ekim ayı içinde Arakan dışından geldikleri bizzat devlet yetkilileri tarafından itiraf edilen birtakım grupların bölgedeki bazı polis karakollarına baskınlar düzenlemeleri üzerine resmî güvenlik organları ve askerler tarafından yapılan saldırılar daha da şiddetlendi. Dediğimiz gibi saldırıları düzenleyen grupların Arakan dışından geldiklerinin itiraf edilmesine rağmen askerlerin ve polis güçlerinin düzenlediği saldırılarda bütün Arakan bölgesi sâkinleri suçlu sayılarak hepsine birden saldırılar düzenlendi. Bu kez askerler ve polisler tarafından yapılan saldırılar, baskınlar ve tecavüzler Budist çetelerin yaptıklarını geride bıraktı.

Bütün bu saldırılar sebebiyle yine bölgede yaşayan Müslümanlardan çok sayıda kişi evini yurdunu terk ederek sınır dışına kaçmanın yollarını aradı. Birçokları da gidecekleri başka bir yer olmadığı için Bangladeş'teki çok kötü şartların hâkim olduğu mülteci kamplarına iltica ettiler.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Bangladeş'teki mülteci kamplarına iltica edenlerin niçin evlerinden kaçarak buralara sığındıkları hakkında bilgi toplamak amacıyla bir araştırma yaptı. Aralarında çocukların da bulunduğu 220 mültecinin kendi gözlemlerine ve yaşadıklarına binaen verdikleri bilgilere dayanılarak bir rapor yayınlandı. Bilgilerine ve gözlemlerine başvurulan mültecilerin arasında çocukların da bulunduğu ifade edildi.

Raporda Arakan Müslümanlarının etnik ayrıma tabii tutulduğu vurgulandı. Müslümanlara yönelik etnik bir ayrımcılık olduğu doğrudur. Bu Müslümanlar aynı zamanda Rohingyalar olarak ayrı bir etnik kesim şeklinde tanımlanıyor ve ayrıma tabi tutuluyorlar. Fakat temelde din ayrımcılığı var. Bu insanlar aslında Müslüman oldukları için, dinlerinden ve inançlarından dolayı bu ayrıma, işkenceye, zulme ve çirkin muamelelere maruz kalıyorlar.

BM raporunda Arakanlı Müslümanların maruz kaldığı kötü muamelelerden çeşitli örnekler verildi. Bangladeş tarafına geçebilenlerin çoğunun cinayet, kayıp, aşırı şiddet, mülke zarar verilmesi, cinsel tecavüz gibi çok kötü muamelelere maruz kaldıkları veya şahit oldukları vurgulandı. Raporda cinsel tecavüze veya cinsel şiddete maruz kalanların arasında çocukların da önemli bir yekûn oluşturduğu vurgulandı. Myanmar güçlerinin ayrıca çocuk yaştakilere de aşırı şiddet uyguladıkları ve çocuklardan da bazılarını kasten öldürdükleri vurgulandı.

Bu raporun yayınlanmasından sonra BM tarafından olayın bağımsız ve tarafsız bir heyet tarafından sorgulanması istendi. BM Genel Sekreterinin resmi sözcüsü Steven Dujarric bu konuda yaptığı açıklamada Rohingya Müslümanlarına yönelik katliamların ve insan hakları ihlallerinin üzerine gidilebilmesi için olayın sorgulanması ve yapılan ihlallerin ortaya çıkarılması gerektiğinin yetkililer tarafından dile getirildiğini söyledi.

Önemli olan BM'nin bu açıklamalarının arkasında durması ve Myanmar'daki totaliter katil rejimin Müslümanlar aleyhindeki vahşetinin önüne geçebilmek için gerçekçi birtakım adımlar atabilmesidir.

İrtibatlı Yazılar:

  • Arakan'da Budist diktanın kesintisiz zulmü
  • Arakan'da Devam Eden İşkence
  • Arakan'da yeniden şiddetlenen zulüm
  • İtin Sahibine "İtine Sahip Çık" Çağrısı
  • Kan Ağlayan Arakan
  • Myanmar Felaketi
  • Tecavüz Alçaklığı ve Arakanlı Kızlar
  • Unutulan Arakan Cephesi