Siyasi çözüm arayışları

27 Ocak 2017 Cuma, Yeni Akit

Astana'daki görüşmelerde Suriye'nin tamamında kapsamlı bir ateşkes uygulanması konusunda ittifak sağlanmasından sonra öncelikli konunun bu ateşkesin uygulanması ve ihlal edilmesinin önüne geçilmesi olması gerekiyor. Fakat maalesef anlaşmanın sağlandığı sırada Suriye'de rejim güçleri ve ona destek amacıyla İran tarafından gönderilmiş Şiî milisler bir yandan ateşkes ihlallerini sürdürüyorlardı. Özellikle kuşatma altındaki bölgelerde rejim güçleri kendilerini güçlü hissettiklerinden ve buraların halklarını kendilerine teslim olmaya zorlama amaçlı baskılarını sürdürmek istediklerinden saldırılarını sürdürüyorlar. Siyasi çözüm konusunda ciddi bir adım atılabilmesi için de bu ihlallerin sonlandırılması ve tüm ülkede genel bir ateşkes sağlanması için gereken çabanın gösterilmesi gerekiyor. Suriye'deki muhalefetin garantör devletlerden istediği de bu. Ama ne yazık ki garantör devletlerin biri ateşkes ihlallerini sürdüren milis güçleri gönderen ve her konuda Suriye'deki Baas rejimiyle aynı yerde duran İran. Biri de son zamanlarda ateşkes konusunda biraz daha gerçekçi olduğunu göstermeye çalışıyor olsa da Suriye'deki Baas rejimine askerî destek vermeye devam eden, siyasi açıdan da onun yanında duran Rusya. O yüzden ateşkesin gereği gibi uygulanması konusunda Türkiye'nin göstereceği çabalara büyük ihtiyaç var. Rusya'nın da savaşın daha fazla devam etmemesinden, artık siyasi çözüm aşamasına geçilmesinden yana olduğunu düşünmek ve bu konuda sergileyeceği tavırdan yararlanmak mümkün olabilir.

Astana görüşmelerinde muhalifleri temsil eden heyetin sözcüsü Usame Ebu Zeyd, siyasi çözüm görüşmelerinin başlatılabilmesi için Rusya'ya bugünkünden daha kapsamlı bir ateşkes projesi sunduklarını dile getirdi. Usame Ebu Zeyd'in açıklamalarında bu projede hâlen kuşatma altında olan bölgeler üzerindeki kuşatmanın da kaldırılmasının veya buralara insanî yardımın sokulmasına karşı hiçbir engel çıkarılmamasının buna ek olarak Suriye'deki tüm yabancı güçlerin en geç bir ay içinde ülkeden çıkarılmasının istendiğini dile getirdi. Verilen bilgilere göre Baas rejimi böyle bir ateşkes tarzına karşı çıkıyor. Fakat Rusya'nın sergileyeceği tavır bu konuda belirleyici bir rol oynayacaktır. Böyle bir ateşkesin gerçekten uygulanabilmesi ve özellikle de yabancı güçlerin çekilmesi durumunda siyasi çözüm aşamasında yapılacak görüşmeler için daha uygun bir ortam hazırlanmış olacaktır.

Siyasi çözüm konusunda BM öncülüğünde yine Cenevre'de görüşmeler yapılacak. Bu görüşmelerin de 8 Şubat 2017 tarihinde başlatılması bekleniyor. Muhalif güçler siyasi çözüm konusunda iki hususa özellikle vurgu yapıyorlar. Birincisi geçiş sürecinde Esed'in iktidarı bırakması ve uzlaşmanın onunla değil rejim organlarıyla sağlanması. İkincisi de İran'ın Irak'ta olduğu gibi ülkenin geleceğini rehin alacak bir statü elde etmesine fırsat verilmemesi. Bu konuda muhalifler tarafından yapılan açıklamada özellikle şu notun dile getirilmesi dikkat çekti: "Tahran'la bir görüşmemiz olmadı ve Suriye'nin geleceğinde Tahran'ın doğrudan bir rolü olmasını istemiyoruz."

Ülkedeki silahlı ve siyasi muhalefeti yok sayan ve onun taleplerini dikkate almayan bir formülün uygulamaya geçirilmesi zor olacaktır ve böyle bir formül her şeyden önce çözüm formülü olmayacaktır. Dolayısıyla Esed'in saltanatının korunması için tüm ülkenin geleceğinin heder edilmesi ve yeniden çözümsüzlük ateşine girilmesi hiç akıllıca bir tutum olmayacaktır. Ülkenin birliğinin, bütünlüğünün ve bağımsızlığının korunması ilkesi önemlidir. Ancak bu, üzerinde ittifak sağlanacak bir çözüm formülünün uygulanmasıyla mümkün olacaktır.

İrtibatlı Yazılar:

  • Astana görüşmeleri
  • Ateşkeslerle Kamufle Edilen Savaş
  • Halep kaybederse insanlık kaybeder
  • Halep'e ateş yağmuru
  • Suriye'de iki önemli olay
  • Suriye'de yine ateşkes kandırmacası
  • Suriye direnişinin göğsü: Halep
  • Suriye karşısında keskin dönüşler
  • İran'dan kalkan Rus uçakları
  • Halep'te ateşkes yine oyun
  • Nusra'dan Fethu'ş-Şam'a