Sisi karşısında neden sindiniz?

21 Ocak 2017 Cumartesi, Yeni Akit

Gambiya'da askerî darbeyle devletin başına geçen ve 22 yıldan beri de çeşitli yollarla saltanatını sürdüren Yahya Jami'nin tavrını onaylamamız mümkün değil. Her ne kadar rakibi Adama Barrow, Senegal'le işbirliği içinde ve bu ülke tarafından açıkça desteklenen dolayısıyla yönetime geçmesinden sonra Dakar'daki yönetimin Gambiya üzerinde etkisini ciddi şekilde artırmasına müsaade edeceği tahmin edilen biri olsa da 1 Aralık 2016'da yapılan seçimlerde ona yenilmiş ve iktidarı kaybetmiştir. Bu seçimlerde hile yapıldığını, sonuçlar üzerinde oynandığını iddia etmesi imkânı da yok. Çünkü seçimlerin icra edildiği tarihte iktidarı elinde bulunduran kendisidir ve dürüstçe yapılmasından, içine herhangi bir hile karıştırılmamasından sorumlu olan da kendisidir. Dolayısıyla cumhurbaşkanlığı makamından çekilmesi ve görevi rakibine teslim etmesi, onun izleyeceği politikalar karşısında tavrını muhalefet cephesinden ortaya koyması gerekir.

Fakat ilginç olan Yahya Jami'yi sahadan çekilmeye zorlamak için büyük bir askerî gücü harekete geçiren Senegal'in, ona hem askerî hem de siyasi destek veren Afrika ülkelerinin, askerî operasyonu desteklediğini açıklayan ABD'nin, operasyona dolaylı veya doğrudan destek veren Avrupa ülkelerinin ve uluslararası kurumların tutumlarıdır. "Adam siyasi çözüme yanaşmıyor, onlar da zorla uzaklaştırmak için böyle bir yola başvuruyorlar; başka seçenekleri yok" denilebilir. Bizim dikkat çekmek istediğimiz husus onların iki yüzlülükleri ve sahtekârlıklarıdır.

Afrika ülkelerinden olan Mısır'da da Muhammed Mursi seçimle iş başına geldi. Üstelik Adama Barrow'un aldığı oydan fazlasını almıştı. Barrow %45 oy alarak en fazla oy alan aday sıfatıyla seçimi kazandı. Mursi ise %50'den fazla oy alarak mutlak çoğunluğun desteğiyle cumhurbaşkanı seçilmişti. Fakat eski dikta rejiminin kalıntısı Sisi, onu meşru bir şekilde kazandığı cumhurbaşkanlığı makamından gayrimeşru darbeyle uzaklaştırdığında Afrika'daki çete başkanlarının hepsi birer kedi gibi sinmiş veya birer fare gibi deliklere girmişlerdi. Bırakın darbeciyi haksız bir şekilde gasp ettiği cumhurbaşkanlığı makamından uzaklaştırmak için ordularını harekete geçirmeyi doğru düzgün sözlü tepki bile göstermediler. ABD, Avrupa ülkeleri ve uluslararası kurumlar da dillerinin ucuyla laf olsun diye bazı ufak tefek sözlü tepkilerde bulundu ama sonrasında Sisi cuntasıyla kaymaklı dostluk ilişkileri kurdular.

"Ne yapsınlar; Gambiya iki milyon nüfûslu ülke doğru düzgün ordusu yok onun karşısında kaplan olabiliyorlar. Mısır ise Afrika'nın en güçlü ordusuna sahip onun karşısında da kedi olmak zorundalar" denilebilir. Ama bu mazeret geçerli değildir. Çünkü herhangi bir askerî operasyona gerek yoktu. Sadece siyasî ve ekonomik yaptırıma başvurulması karşısında bile Sisi boynunu eğmek ve haksız bir şekilde gasp ettiği başkanlık makamından çekilmek zorunda kalacaktı. Çünkü arkasında bir halk desteği yoktu. Halkın büyük çoğunluğu darbeye tepkiliydi ve meşru cumhurbaşkanının görevini sürdürmesine imkân tanınmasını istiyordu. Cuntanın saltanatını oturtması için dış desteğe ihtiyacı vardı ve bunun sağlanmaması durumunda hiçbir şey yapması mümkün değildi.

Fakat sürekli demokrasi havariliği yapan küresel emperyalizm ve onunla işbirliği içindeki bölgesel güçler Mısır'da seçim yoluyla iş başına gelen yöneticilerin değil silahın gücüyle yönetimi gasp eden cuntacıların tarafında durmayı tercih etti. Dolayısıyla bugün Gambiya karşısında sergiledikleri tavır iddialarında samimi ve gerçekçi olduklarını göstermez. Çıkarlarının gereği bu tavrı sergiliyorlar. İki yüzlülükleri, çifte standartçılıkları burada da karşımıza çıkıyor.

İrtibatlı Yazılar:

  • Gambiya'da başkan değişecek mi?
  • Sisi cumhurbaşkanı mı çete başkanı mı?
  • Besle Sisi'yi oysun gözünü
  • Tarihten Günümüze Firavunlar ve Rejimleri
  • Gambiya: Genel
  • Senegal: Genel
  • Senegal'de Yine Fitne Kokuları
  • Dünya saltanatı geçicidir