ABD seçimlerinin sonuçları

10 Kasım 2016 Perşembe, Yeni Akit

ABD seçimlerinin sonuçları birçokları için sürpriz oldu. Çünkü sadece ABD kamuoyu değil bütün dünya kamuoyu Hillary Clinton'un başkanlığına hazırlanıyordu. Zihinler değişik yönlerden böyle bir geleceğe yönlendirilmişti. Ancak tahmin edildiği gibi olmadı ve tıpkı İngiltere'deki Avrupa Birliği'nden çıkış yani "Brexit" referandumu gibi beklenenden tamamen farklı bir sonuç alındı.

Fakat alınan sonucun ABD politikasında kısa sürede köklü değişiklikler getireceğini de beklememek gerekir. Belki bazılarının konumlarını ve ABD ile ilişkilerini etkileyecektir. Ama resmî strateji, her ne kadar kendine özel birtakım söylemleri ve mesajları olsa da yeni başkanla birlikte kısa sürede köklü bir şekilde değişmez.

Bizim tahminimize göre Trump'ın "yeniden Büyük Amerika" sloganının içeriğiyle ilgili mesajlarında, ABD'nin kendi iç meselelerine dönüleceğini özellikle vurgulamasının oylarının artmasında önemli etkisi oldu. ABD'deki yahudi lobisinin Clinton destekçisi bir tavır sergilemesi de bu lobiye karşı oyların Trump'a kaymasına neden oldu. Çünkü artık Amerika'da kitlesel tabanda, bu lobinin tutumundan rahatsız olanların sayısı bir hayli arttı. Fakat bununla birlikte ABD'nin siyonist işgal devletine desteğinde ve siyonist lobiyle işbirliğinde bir değişiklik olmayacaktır. Çünkü şimdilik ABD'nin resmî politikası böyle bir desteğe ve işbirliğine göre ayarlanmıştır. Ayrıca Filistin topraklarındaki siyonist işgal devletini de kendisinin bir uzak karakolu olarak görüyor. Belki zaman içinde bu bakış tarzı değişebilir.

Avrupa ülkelerinin İngiltere'deki referandumda olduğu gibi ABD seçimlerinden çıkan sonuçlarla da ciddi sarsıntı geçirdiği anlaşılıyor. Çünkü Clinton'un Avrupa ile ortak bir siyaset geliştireceğini umuyorlardı. Trump'ın ise ABD çıkarlarına öncelik veren, bu çıkarların hatırına gerek gördüğünde Avrupa'yı karşısına alabilecek bir siyaset geliştirmesinden çekiniyorlar. Zaten o da bu tür söylemleriyle oy topladı. Fakat kısa sürede bu konuda da köklü bir değişiklik beklememek gerekir. Yine de ilişkiler etkilenmeye başlayabilir.

Trump'ın propaganda faaliyetlerinde Müslümanları rahatsız eden açıklamaları oldu. Daha sonra bu açıklamalarını nispeten düzeltmeye çalıştı. Ama onun siyaseti ABD merkezli olacağı için çizgisini de pragmatist, makyavelist felsefe yani devlet çıkarlarının önceliği anlayışı belirleyecektir. Müslümanları doğrudan karşısına alacağı bir tutum sergilemeyeceği gibi küresel emperyalist politikalarının önüne engel çıkaranları hedefine yerleştirmekten de çekinmeyecektir. Fakat bu konuda Clinton'un tavrı da farklı olmayacaktı. O belki propaganda faaliyetlerinde Müslüman vatandaşlarının oylarını kazanmak için doğrudan onları rahatsız edecek sözler sarf etmekten çekiniyordu. Ancak bugüne kadar ABD'nin İslam âlemine yönelik sömürgeci siyasetinin belirlenmesinde önemli rol oynamış kişilerden biri olduğunun da unutulmaması gerekir.

FETÖ muhtemelen Clinton'un kazanmasını kesin gibi gördüğünden ABD ile ilişkilerinin geleceğini ona ve partisine destek üzerinden çizmeye çalıştı. Bizim tahminimize göre onların bu tercihlerinde de birinci etken siyonist lobinin tutumu oldu. Hem kendilerinin bu lobiyle ilişkilerini önemsemeleri hem de bu lobinin desteklediği tarafın kazanacağı ümidiyle hareket etmeleri sebebiyle böyle bir çizgi belirlemeyi tercih ettiler. Ama sonuç onların da beklemediği şekilde oldu. Yeni dönemde en azından bu ülkede arkalarındaki resmi devlet desteğinin şu anki gibi devam etmeyeceğini tahmin ediyor olmalılar.

İrtibatlı Yazılar:

  • ABD seçimleri
  • Kötülerden birinin seçilmesi