Besle Sisi'yi oysun gözünü

3 Kasım 2016 Perşembe, Yeni Akit

Mısır'daki Sisi cuntasının darbe planının başarılı olmasında en önemli etken Suudi Arabistan'ın desteği olmuştur. Bu ülke yönetimi Arap baharı olarak isimlendirilen halk hareketlerinin kendi üzerine doğru gelmesini engellemek için bizim fitne savaşları olarak isimlendirdiğimiz karşı devrim planlarına maddi ve stratejik açıdan büyük destek verdi. Bu amaçla Mısır'daki Baltacı fitnesinin organize edilmesi için çok büyük harcamalar yaptı.

Suudi Arabistan, Baltacı fitnesinin desteklenmesi konusunda sadece kendisi para harcamakla yetinmemiş aynı zamanda arka bahçesi haline getirdiği Körfez ülkelerinin de büyük harcamalar yapması için onları teşvik etmişti. Bunda tabii o ülkelerdeki dikta rejimlerinin saltanatlarını kaybetme korkularının da payı vardı. O yüzden Baltacı fitnesinin organize ve finanse edilmesi için Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai şehrinde özel bir merkez kurulmuştu. Buranın başına da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Muhammed Mursi'nin rakibi olan Ahmed Şefik yerleştirilmişti.

Suudi Arabistan fitne savaşı aşamasında verdiği bu desteği Sisi'nin darbe yapmasından sonra artırarak sürdürdü. Körfez ülkelerinin de desteğiyle hemen ilk günlerde dört milyar dolar yardım taahhüdünde bulundu. Halkının desteğiyle cumhurbaşkanlığına seçilen Muhammed Mursi'nin yönetiminin devam ettiği günlerde Mısır'a petrolü keserek ciddi sıkıntılara neden olan Suudi Arabistan cuntacıların darbe yoluyla yönetimi aldıkları gecenin sabahında hemen gemilerine petrolü yükleyerek gönderdi. Sonrasında da herhangi bir kısma yapmadı.

İşte bu Sisi geçtiğimiz günlerde çok acayip bir yalan söyledi. Kendince fakirliğin ayıplanacak bir şey olmadığını insanlara anlatmak amacıyla, kendisinin normalde zengin bir aileden geldiğini ama evinde buzdolabının olmasına rağmen on yıl boyunca içine sudan başka bir şey koymadığını iddia etti.

Sisi'nin bu sözünün saçma ve kuyrukları iyice görünen bir yalan olduğu ortadaydı. Zaten onun en önemli özelliklerinden biri de yalancılığıdır. Bu vasfından gazetemizin 25 Aralık 2015 tarihli sayısında yayınlanan "Arsızlıkta sınırsızlık" başlıklı yazımızda ayrıntılı bir şekilde söz ettik ve çok bariz yalanlarından bazı örnekler de verdik.

Buzdolabı örneğindeki yalanı da iyice belirgin olduğu için değişik yorumcular tarafından maskaraya alınmasına neden oldu. Maskaraya alanlardan biri de İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Suudi Arabistanlı Genel Sekreteri İyad Medeni oldu. Fakat onunki basit bir nükteden ibaretti. Tunus Cumhurbaşkanı Sibsi'nin adını yanlışlıkla Sisi olarak okuduktan sonra düzeltmesinin ardından; "Ama, sanırım siz buzdolabınıza sudan başka şeyler koyuyorsunuz" diye nükte yaptı sadece.

Bu nüktedeki maksadın malûm olmasından dolayı Mısır'da cunta yönetiminin medya cephesini üstlenen ağzı bozukların hepsi birden harekete geçerek sadece İyad Medeni'ye değil bütün Suudi Arabistan'a çirkin hakaretlerde bulundular. Medeni'nin sözünün sadece bir latife olduğunu söylemesi ve özür dilemesi onları tatmin etmedi. Saldırmaya ve hakaretler yağdırmaya devam ettiler.

Bu arada, Mısır'da dikta rejiminin askerî cephesinin de, siyasi cephesinin de medya cephesinin de bütün ileri gelenlerinin aynı zamanda ağzı bozuk olmalarıyla tanındıklarını hatırlatalım.

Bu vasıflarından dolayı Sisi daha önce Genelkurmay Başkanı Mahmud Hicazi ile yaptığı bir özel görüşmede Suudi Arabistan kralına çirkin bir şekilde hakaret etmişti. Bu hakaretlerin görüntülerini ele geçiren Mukemmilin kanalı da o görüntüleri 7 Şubat 2015 akşamı yayınladı. Fakat o zaman Suudi Arabistan yönetimi bu olayın üzerine gitmemeyi, Sisi'nin yalanlamalarını kabul etmeyi tercih etti. Oysa yalanlamalar bir şey ifade etmiyordu çünkü görüntüler gayet açık bir gerçeği ortaya koyuyordu. Bu olayı da gazetemizin 12 Şubat 2015 tarihli sayısında yayınlanan "Yüzlerine sıcak yağmur mu yağdı?" başlıklı yazımızda ele almıştık.

O zaman Sisi'nin bu büyük ayıbının üstünü örten Suudi Arabistan, Medeni'nin küçük bir latifesine karşı onun medya ordusunun hakaret yağmurlarına tepkiyi bırakın, "siz haklısınız" dedi. Çünkü İİT Genel Sekreteri'nin görevinden istifa etmek zorunda kalması bunu gösteriyor. Sisi gibi ağzı bozuklar çetesinin generalini besleyen Suudi Arabistan'ın da zaten yapabileceği başka bir şeyin olmadığı anlaşılıyor.

İrtibatlı Yazılar:

  • Sisi cumhurbaşkanı mı çete başkanı mı?
  • Tarihten Günümüze Firavunlar ve Rejimleri
  • Merkel'e onaylatılan idam hükümleri
  • Vahşete Dönüşen Cunta
  • Cunta can almaya devam ediyor
  • Zalimlerin idam yarışı
  • Zulmün güncelleşmesi
  • Şehadetinin 50. Yılı Münasebetiyle: Seyyid Kutub
  • Zulme Yargı Kılıfı ve İdamlar
  • Zulme yargı kılıfı
  • Emperyalizmin Oyunları kitabımız hakkında