Arada ezilenler

28 Ekim 2016 Cuma, Yeni Akit

Resmiyette "Musul'u kurtarma operasyonu" adı verilen ve Irak'ın eski Başbakanı Nuri El-Maliki döneminde Irak askerlerinin savaşmadan teslim ettikleri Musul ve çevresinin IŞİD militanlarından geri alınması amacını taşıyan operasyon on gününü doldurdu. Farklı cihetlerden saldırıların düzenlendiği operasyonda IŞİD'in hem havadan hem de karadan çok yönlü bir şekilde kuşatmaya alındığı görülüyor.

Bununla birlikte ilerlemenin çok hızlı olmadığı, IŞİD'in çok kısa süre içinde Irak askerlerinden teslim almayı başardığı bölgenin bu örgütten yavaş yavaş geri alındığı gözlemleniyor. Bu belki operasyonu düzenleyenlerin, örgüt militanlarının direnmeleri ve kullandıkları yöntemler karşısında zorlanmalarından kaynaklanıyor olabilir. Ama stratejik bir amacının olması ihtimali de var. Saldıranlar yavaş yavaş ilerlerken aynı zamanda, IŞİD'in heyecanına kapılarak onun bataklığına saplanan gençleri de gündelik saldırılarla imha ediyorlar. İlerlemenin yavaş yavaş olmasının stratejik amacı bu imha planıyla alakalı olabilir.

Fakat diğer yandan IŞİD militanlarının direnmesi ve karşıt tavırları örgütün hakimiyet alanını koruması konusunda kendine bir şey kazandırmıyor. Çünkü ilerleme ve örgüt kontrolündeki bölgelerin teker teker alınması işlemleri de bir yandan devam ediyor.

Daha önce de muhtelif yazılarımızda dile getirdiğimiz üzere IŞİD, ABD ve Avrupa'nın kendi gelecekleri için tehlikeli olarak gördüğü gençleri imha etmek için bir bataklık oluşturma amacıyla değerlendirildi. ABD ve Batı bu gençleri kendi gelecekleri için tehlikeli gördüğünden imha yolunu seçti, uyarılmalarının da mümkün olabileceği ihtimali üzerinde düşünmedi. Musul da zaten bu amaç için onları çekecek bir bataklık oluşturmak amacıyla teslim edildi.

Fakat anlaşıldığı kadarıyla Musul operasyonunda bir kısmının da Suriye'ye kaçmasının sağlanması isteniyor. Bunu yapmaktaki amaçları ise söz konusu militanların hayatlarını kurtarmalarına fırsat vermek değil, kendilerinden Suriye'deki direnişi bastırma oyunlarında yararlanmak ve direnişi arkadan vurmak için sahada kalmalarını sağlamak. Bu yönüyle IŞİD, aslında FETÖ benzeri bir oyundur.

Savaşan tarafların hiçbirinin halkı temsil etmemesi, halktan yana bir tavrının olmaması ve halkı hiçbir şekilde önemsememeleri sebebiyle ne yazık ki en çok zarar gören ve arada ezilen sivil halk oluyor.

Bir taraf IŞİD'i sıkıştırma ve kuşatmaya alma iddiasıyla geniş bir alanda yaşayan tüm halkı kuşatmaya alıyor. O yüzden Musul'da aynen Felluce'deki gibi büyük bir açlık felaketi yaşanması endişesi var. Ayrıca bu kuşatmada IŞİD'e karşı savaş ve onu kuşatmaya alma gerekçesinin bulunması saldıranların işlerini kolaylaştırıyor.

Diğer taraftan da Irak ordusundan ve Haşdi Şa'bi tehlikesinden korkarak köylerini terk edenler IŞİD militanlarının tuzağına düşüyorlar. Onların bunlardan yakaladıklarını önce esir ettikleri, sonra saldırılar karşısında sıkışıp kontrollerindeki bölgeleri terk etmek zorunda kaldıkları sırada da esaret altında tuttukları insanları teker teker idam ettikleri haberleri alınıyor. O yüzden Musul'u kurtarma bahanesiyle başlatılan operasyonda silahsız halk tamamen savunmasız ve sahipsiz durumda. Dolayısıyla iki ölüm arasında sıkışıp kalmışlar. Bir ölümden kaçarken kendilerini diğer ölümün kucağında buluyorlar.

Savunmasız halkın sıkıntısı Kerkük ve köylerinde ikamet eden insanlar için de söz konusu. Kerkük çevresindeki köylerin ahalisi savaş ateşinden uzaklaşmak amacıyla köylerini terk edip şehir merkezlerine sığınıyorlar. Ancak saldıranlar bir yerde kontrolü ele geçirdiklerinde oraya sığınan köylüleri zorla çıkarıyorlar. Onların da gidebilecekleri bir yer yok.

IŞİD'in Şii versiyonu durumundaki Haşdi Şa'bi militanlarından kaynaklanan tehlike de devam ediyor. Onların Musul operasyonuna dâhil edilmelerinin ana amaçlarından biri de zaten ABD ile İran'ın ortak planı olan Şiileştirme planının devam etmesini sağlamak, bu konuda Musul'un IŞİD'e teslim edilmesinden önce bu bölgede karşılarına çıkan direnişi tamamen kırmak ve planın önündeki tıkanmayı açmaktı. Zaten sivil halkın IŞİD tuzağına düşmelerine neden olan kaçışların en önemli sebebi de Haşdi Şa'bi korkusu. Çünkü bu örgütün girdiği bölgelerde ne kadar büyük bir vahşet sergilediği bütün Irak halkı tarafından biliniyor.

İrtibatlı Yazılar:

  • Musul tiyatrosu
  • Felluce'de sergilenen vahşet
  • Emperyalizmin IŞİD tuzağı
  • Terörün başı ABD'dir
  • Terörist hesabına kabadayılık
  • Körfez İşbirliği Konseyi toplantısı
  • Tarihten Günümüze Firavunlar ve Rejimleri
  • İran'dan kalkan Rus uçakları
  • Ümmetin İhanetle Savaşı
  • Komplocuların komplo teorileri
  • Emperyalizmin Oyunları kitabımız hakkında