Artvin bir cevherdir

26 Şubat 2016 Cuma, Yeni Akit

Artvin'in arazileri düz, ova değil ama yamaçları ve dağları da yeşil ağaçlarla dolu. Ben ortaokulu 1974-77 arasında Yusufeli'nin Sarıgöl Ortaokulu'nda okudum. Okulumuzun önünden her gün en az iki büyük kamyonla, aynen Yunus Emre'nin hikâyesinde anlatıldığı şekilde eğrisi olmayan düz ve uzun çam sırıkları geçiriliyordu. Kimse bu ağaçların hesabını sormuyordu. Çünkü onlar memleketin yararına değerlendiriliyor, yerlerine yeni fidanlar dikiliyordu ve birkaç yıl sonra ağaç oluyorlardı.

Bu yeşil yamaçlardaki ağaçların altından da şarıl şarıl sular akıyor, Çoruh ırmağında toplanıyor ve bir bereket suyu oluşuyor. Çoruh Irmağı'nın üzerine Deriner Barajı adlı büyük bir hidroelektrik santralı inşa edildi. 249 m. gövde yüksekliği olan bu baraj kemer barajı sınıfında Türkiye'nin en yüksek, dünyanın altıncı barajı sıfatı taşıyor ve yılda 2 milyar 200 milyon kilowat saat civarında elektrik üretiyor.

Fakat Çoruh ırmağı üzerinde planlanan baraj sadece bu değil. Bu ırmağın eğilimi yüksek ve akış hızı fazla olduğundan, kaynaklardan edindiğim bilgiye göre en az on beş baraj ve 123 HES (hidroelektrik santrali) planlanıyor. Bunlar tamamlandığında Çoruh ırmağından üretilecek elektrik miktarının 16 milyar kilowatt saate ulaşacağı tahmin ediliyor.

Bu barajların tamamlanması durumunda benim liseyi okuduğum, Yusufeli ilçesinin merkezi tamamen sular içinde kalacak. O yüzden şimdi Yusufeli ilçesine yeni bir merkez aranıyor. Kimse, "niye bu güzelim Yusufeli vadisini sular içine gömmeye hazırlanıyorsunuz?" diye gösteri ve eylem yapmıyor, yolları kapatmıyor. "Bu ağaçlar kesilmesin" deyip de ağaçları keserek barikatlar kuranların yaptığı gibi yollara barikatlar kurmuyor. "Bu ülkenin halkına yılda 16 milyar kilowat saat enerji katkısı daha yararlı olacaksa barajlar bir an önce bitirilsin, Yusufeli'ne de ayrı bir ilçe merkezi bulunsun" diyorlar.

Yüce Allah, üstünü ağaçlarla donatıp yemyeşil yaptığı, o ağaçların altından şarıl şarıl sular akıttığı güzel Artvin'in altını da madenlerle donatmış. Eski adı Utav olan köyümüze yol yaparken, dozerler ve iş makineleri Karakayalar dediğimiz yamaçları yarmak için aylarca değil yıllarca uğraşmışlardı. Bazen çalışanlar bıkıyor uzun süre araçları çekiyor, sonra köy ahalisinin ısrarıyla tekrar geliyorlardı. Köyümüze yol gelmesini en çok geciktiren de bu Karakayalar olmuştu. Fakat yol yapıldıktan sonra bu Karakayalar'dan geçerken dozerlerin etrafa saçtığı kayalara bakıyorduk; içleri küçük küpler şeklinde metal parçacıklarıyla doluydu. Yani buraları öyle zor yarmaları sanıldığı gibi alelade kaya değil tam bir maden cevheri olmasından kaynaklanıyormuş.

Son günlerde yaşanan olaylar vesilesiyle MTA'nın Artvin'deki maden kaynakları hakkında hazırladığı raporu gözden geçirdim, şaşırdım. Birçok yerde zengin maden kaynağı var. Bunların en zengin rezerve sahip olanlarından biri de Kafkasör yaylasının Cerattepe bölgesinde.

Bu bölgede MTA raporuna göre 12 milyon 100 bin ton maden cevheri var. Bunun 8 milyon 200 bin tonluk miktarı okside, 3 milyon 900 bin tonluk miktarı sülfitli cevher. Okside cevherde ton başına 4 gr. altın, 140 gr gümüş; sülfitli cevherde de %5.2 oranında bakır, ton başına 1.2 gr altın, 25 gr. gümüş var.

Bu bölgede yapılacak işlem sadece cevherin çıkarılmasından ibaret olacak. Bölgede ayrıştırma yapılmayacağı için siyanür veya başka herhangi bir kimyasal madde kullanılmayacak. Sadece maden kaynağına giren bir kapı açılacak. Önünde de alınan cevher parçalarının yüklenip nakledilmesi için çalışma alanı oluşturulması amacıyla 450 civarında ağaç kesilecek. İş bittikten sonra da yerlerine üç katı ağaç dikilecek. Heyelan olmaması için de gerekli tüm tedbirler alınacak.

Maden cevheri de hiçbir işleme tabi tutulmaksızın buradan teleferikle yükleme işleminin yapılacağı Borçka'ya nakledilecek.

Böyle bir kaynağın değerlendirilmesi ülkenin de Artvin'in de yararınadır. Meseleyi yeni bir Gezi fitnesi çıkarmak için istismar eden ve bu amaçla tahrik faaliyetleri yapanların durdukları yerlere ve bağlantılarına baktığımızda zaten Artvin'in ormanlarına değil birilerinin kirli hesaplarına su taşıdıklarını görürüz.

Yapılacak çalışmanın Artvin'in doğasına ne kadar zararı olacağı hakkında bilimsel rapor hazırlatılsın. Provokatörlerin iddialarının tutarsızlığı görülecektir.

İrtibatlı Yazılar:

  • Evet, Gezi'cileri Anlamak Lazım!
  • Kuyruklu Yalan Medyası
  • YPG, ABD ve Rusya'nın ortak cephesi
  • PKK ve PYD sorunun kendisidir
  • Türkiye haklarını ve sınırlarını savundu
  • Tahmin mi temenni mi?
  • Haklıdan yana olmak
  • Ankara'daki saldırıların gölgesinde kalanlar
  • Ümmetin Toparlanmasında Türkiye'nin Rolü