ABD Kıskacındaki Suudi Arabistan

2 Ağustos 2003 Cumartesi, Vakit gazetesi

Suudi Arabistan'ın bugün içine düştüğü durum Amerika dostluğunun bir ülkeyi ne hallere sokabildiğini anlamak isteyenler için ibretamiz bir durumdur. Bu ülke yakın zamana kadar sürekli Amerika'ya yakın durmuş ve bütün isteklerini yerine getirmekten çekinmemiştir. Bundan önceki Körfez Savaşı'nda da Irak'a saldıran askeri güçlere karadan en büyük lojistik desteği veren Suudi Arabistan oldu. Buna ek olarak savaş giderlerinin önemli bir kısmını da karşıladı. Fakat bu hadiseyle birlikte sırtına kanını sürekli emen bir kenenin yapışmasına da fırsat vermiş oldu. Şimdi o keneyi sırtından atamıyor.

Suudi Arabistan, Amerika'nın Irak'ı işgal planına destek vermeyince aralarında ihtilaf çıktı. Bu ihtilaf üzerine Suudi iş adamları ve devlet kurumları ABD bankalarındaki paralarını çekmeye başladılar. Söylendiğine göne bu paraların miktarı Amerikan ekonomisini sarsabilecek rakamlara ulaşıyordu. Fakat ABD hemen "terör" gerekçesini bu işe çözüm bulmakta da kullandı ve Suudi Arabistan'ın 11 Eylül saldırılarını gerçekleştirenlere para yardımı yaptığını, el-Kaide mensuplarına para yardımı yapmaya da devam ettiğini ileri sürerek Amerikan bankalarındaki bütün hesaplarını dondurdu. Bazı haber kaynaklarında 800 milyar dolar civarında paralarının dondurulduğu iddia edildi.

Son dönemde de Irak'ta askerlerinin gerilla güçleri karşısında sürekli kayıp vermesinden dolayı sıkıntıya giren Amerika, Türkiye'yle birlikte Suudi Arabistan'dan da asker istedi. Fakat ne kadar ilginçtir ki Türkiye'ye karşı Ermeni meselesiyle ilgili tasarıyı bir şantaj aracı olarak kullanan ABD, Suudi Arabistan'ı tehdit amacıyla da bu ülkenin 11 Eylül saldırılarına yardım ettiği iddialarını devreye soktu. Bu iddialar üzerine Suudi Arabistan'ın Dışişleri bakanı Suud el-Faysal, Vaşington'u ziyaret ederek ABD başkanından 11 Eylül olaylarıyla ilgili raporları açıklamasını istedi. Suudi Arabistan bu talebiyle bir bakıma "benim tuzum kuru, raporlar açıklanınca hakkımızdaki iddiaların çarpıklığı görülecek" demek istiyordu. Ancak Bush bu talebi reddetti. Bush olaylarla ilgili tüm ayrıntıları içeren raporları değil, Suudi Arabistan'ın bu işe elini bulaştırdığına dair iddiaların gerekçelerini açıklamayı bile kabul etmedi. Bush bunları açıklamamasına gerekçe olarak da: "Araştırmalar devam ediyor. Raporun açıklanması ise bu araştırmaların gidişatına zarar verir, teröristlerin işine yarar" dedi. Madem ki araştırmalar devam ediyor, demek ki henüz kesin bir sonuca ulaşılamamış. O halde Suudi Arabistan'ın bu işe karıştığını nasıl iddia edebiliyorsun? Öte yandan aradan iki yıla yakın zaman geçmesine rağmen hâlâ sonuca ulaşılamadığı halde, Afganistan'a ve Irak'a yönelik vahşi saldırıların gerekçeleri nasıl ortaya çıkarıldı? Aslında ABD bu olaylarla ilgili raporları hiçbir zaman açıklamayacak. Çünkü saldırı, terör ve şantaj politikalarında bu olaylardan sürekli yararlanacak. Ayrıca bu olayları sürekli psikolojik savaşının bir malzemesi olarak kullanacak.