19 Temmuz 2003 Cumartesi, Vakit gazetesi
Nijerya, Afrika'nın 120 milyon nüfusuyla en kalabalık ülkesi. Aynı zamanda petrol yönünden zengin ve OPEC üyesi ülkelerden. Petrol zengini ama halkı fakir. Sebebi ise yüzyıllardan beridir emperyalizmin pençesinden kurtulamamış olması.
Bu ülke son dönemde, ellerine büyüteç alıp, İslam'a ve Müslümanlara saldırmak için köşe bucak dolaşan medya mensupları tarafından, çarpıtmalı ve maksatlı bazı haberlerle gündeme getirildi. Ancak söz konusu haberlerden içlerindeki kin ve nefret duygularını dışa yansıtmak için yararlanmak isteyen medyacıların Nijerya hakkında fazla bir şey bildiklerini sanmıyoruz.
Nijerya'da nüfusun % 50'si Müslüman, % 40'ı hıristiyan, % 10'u da yerel dinlerin mensubudur. Bu itibarla Müslümanlar ülkede en büyük dini kitleyi oluşturmaktadırlar. Fakat Müslümanlar bürokratik yapılanma ve ülke yönetiminin şekillenmesinde sürekli haksızlığa uğratılıyorlar. 13 Temmuz 2003'te devlet başkanı Olasagun Obasanjo yeni bir hükümet kurdu. 42 bakandan oluşan bu yeni hükümette, ülke nüfusunun % 50'sini oluşturan Müslümanlara sadece 16, hıristiyanlara ise 26 bakanlık verdi. Bu paylaşım tabii ki tepkilere sebep oldu. Biz hükümetle ilgili tartışmalara geçmeden Obasanjo'dan biraz söz etmek istiyoruz.
Olasagun Obasanjo bir katolik hıristiyandır. İlk olarak 13 Şubat 1976'da Tuğgeneral Murtala Ramat Muhammed'in öldürülmesinin ardından Nijerya'nın devlet başkanlığına getirildi. O zaman bu görevde 11 Ağustos 1979'a kadar kalabildi. Ülkede gerçekleştirilen son genel seçimleri onun liderliğindeki Demokratik Halk Partisi kazandı ve kendisi de devlet başkanı oldu. Fakat ne yazık ki ülkedeki dini ve etnik unsurların haklarını gözetmemekte, devletin imkanlarını mensup olduğu hıristiyan kitleye bahşetmeye çalışmaktadır.
Nijerya Müslüman Gençlik Teşkilatları Birliği Yüksek Meclisi başkanı Hacı İshak Kenli 15 Temmuz 2003'te yaptığı açıklamada şöyle dedi: "Obasanjo'nun halkının çoğunluğu Müslüman bir ülkede 42 bakandan oluşan hükümette sadece 16 Müslüman bakana yer vermesini hiç de hikmete uygun görmüyor ve açık bir zulüm olarak değerlendiriyoruz." İshak Kenli, Obasanjo'dan derhal hükümeti yeniden şekillendirerek hatasını düzeltmesini ve hükümetteki dengesizliği gidermesini istedi.
Tenkide sebep olan bir şey de son hükümete alınan Müslüman bakanların hepsinin kuzeyliler arasından seçilmesi. Güney ve doğu halklarını temsil eden bir tek Müslümanın bile hükümete alınmaması. Burada da bir ayrımcılık dikkat çekiyor.
Müslümanlara karşı bu dengesizlik sadece bakanlıklarda değil devletin üst bürokrasisinde de görülüyor. Üstelik daha bariz bir şekilde. Örneğin başkanlık müsteşarlıkları ve buna benzer üst bürokraside Müslümanların oranı % 21,7 iken hıristiyanların oranları % 78,3'e çıkıyor.
İshak Kenli, başkan Obasanjo'nun izlediği tutumun Müslümanlara bir darbe olduğunu ve özellikle güney bölgelerdeki Müslümanların azimlerini kırma, onların gayretlerinin önüne set çekme amacı taşıdığını vurguladı.