Aynı Silah Aynı Yüz

17 Nisan 2003 Perşembe, Vakit gazetesi

İşgalci Amerikan askerleri şimdi Irak topraklarında, ülkelerinin işgal edilmesine veya işgalcilerin tayin ettiği yöneticilere karşı çıkan kitlelerin üzerine rasgele ateş ederek katliamlar gerçekleştiriyorlar. Musul'da önce 12, sonra 4 kişinin öldürüldüğü iki katliam gerçekleştirdiler. Diğer şehirlerde neler yaptıkları hakkında ise sağlıklı bilgiler alamıyoruz. Çünkü işgalden sonra, doğru bilgi veren gazeteciler ya öldürüldü, ya yaralandıkları için başka yerlere tedaviye gitmek zorunda kaldı, ya zorla çıkarıldı, ya da sıkı bir denetim altına alındılar. Şimdi sadece işgal güçlerine yamanmış gazetecilerin gönderdiği ya da işgalcilerin sıkı bir denetiminden geçtikten sonra dışarıya çıkarılan haberleri okuyoruz. Demokrasi ve özgürlüğün getirileceği Irak'ta şimdi haber özgürlüğüne bile böylesine sıkı bir denetim getirildiğini ve işgalcilerin çirkin yüzlerinin bu yolla gizlenmeye çalışıldığını görüyoruz. Ama bütün baskılara ve yasaklamalara rağmen yine de işgalcilerin çirkin yüzlerini gösteren muhtelif görüntüler basın yayın organlarına yansıyabiliyor.

Musul'da art arda gerçekleştirilen iki katliam bize önemli bir şeyi hatırlattı. Bu metot İsrail'in de Filistinlilere karşı uyguladığı bir metot. Özellikle son Aksa İntifadası döneminde onlarca Filistinli, üzerlerine yaylım ateşi açılması ya da havadan roket fırlatılması veya tanklarla ateş edilmesi suretiyle şehit edildi. Amerikan askerlerinden bazıları da Irak'a yönelik saldırı başlamadan önce şehir çatışmalarını öğrenmeleri için Filistin topraklarına işgalci İsrail askerlerinin yanına gönderilmişlerdi. Bazı çatışma ortamlarında Amerikan askerlerinin görüldüğünü gerek özerk yönetim yetkililerinden ve gerekse halktan birçok kişi dile getirmiş, bu husus basın yayın organlarına da yansımıştı. Şimdi Amerikan işgalcilerin Irak'taki halka, İsrail askerlerinin Filistinlilere uyguladığı metodun aynısını uygulamaları karşısında: "Acaba Filistin'de öğrendiklerini mi uyguluyorlar?" sorusunu sorma ihtiyacı duyuyoruz.

Bu katliamlar bir şeyi daha özellikle öne çıkarmaktadır. Amerikan güçleri Irak topraklarında kesinlikle işgalci konumundadır ve Irak halkı da bu işgale razı değildir, bir an önce son bulmasını istemektedir. Türkiye'de, bazı medya ukalaları, Iraklıların Bağdat'ın beklenmedik bir şekilde işgal edilmesi karşısında yaşadıkları şok dönemindeki havayı devam edip gidecek bir hava olarak lanse etmeye ve bu yüzden o insanları suçlamaya çalışmışlardı. Fakat bu şokun atlatılmasından sonra gerçekleştirilen gösteriler, işgalcilere yönelen tepkiler ve yer yer meydana gelen çatışmalar Irak halkının kesinlikle işgale razı olmadığını ve ülkelerini işgalden kurtarmak için mücadele edeceğini gösteriyor. Bu arada işgale karşı gerilla mücadelesi verilmesi için birtakım örgütlenmelerin başladığına dair haberler de alıyoruz. Bu konudaki gelişmeleri inşallah ileride daha ayrıntılı olarak vermeye çalışacağız.

Amerika'nın bölgede yeni işgaller gerçekleştirmek için siyasi çabalarını sürdürdüğünü görüyoruz. Onun bu çabalarının boşa çıkması, daha önce bir yazımızda da belirttiğimiz üzere Irak'taki gidişata bağlıdır. Irak'taki işgal güçlerini zorlayacak bir mücadelenin ortaya çıkması ve orada dizginleri tümüyle ele almakta zorlanması Suriye'ye doğru uzanmasını zorlaştırır ve hatta engeller. Amerika'yı da gözümüzde çok fazla büyütmeyelim. Onu Somali'den çıkmaya gerilla savaşı zorladı. Amerika her ne kadar şehir çatışmalarını öğrenmeleri için Filistin topraklarına, gerilla savaşını öğrenmeleri için Moro'ya asker gönderdiyse de Irak topraklarına soktuğu işgalci güçlerinin gerilla savaşıyla ve halk hareketiyle karşı karşıya gelmesinden korkuyor.

Bu arada hatırlatalım, Filistin'dekine benzer bir intifada ve Sovyet güçlerini Afganistan'dan çıkmaya zorlayan gerilla savaşının benzeri bir mücadele Amerikan işgal güçlerini zorlamaya başladığında Türkiye'deki yamanmış (embedded) medya organlarının hemen ağız değiştirdiklerine, bugün "Iraklılar niye kurtuluş savaşı vermiyorlar?" diyerek onları suçlayanların, o zaman Iraklılara "terörist" suçlaması yaptıklarına şahit olabilirsiniz. Filistin'de siyonist işgale karşı verilen haklı ve meşru mücadeleyi terör olarak lanse ettikleri gibi.