AKP'nin Başarısının Yankıları

9 Kasım 2002 Cumartesi, Vakit gazetesi

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 3 Kasım 2002 seçimlerinde Türkiye parlamentosundaki sandalyelerin üçte ikiye yakın bir kısmını alacak kadar bir başarı göstermesinin dünyanın her tarafında büyük yankıları oldu. Türkiye'de medya organlarında ağırlıklı olarak Avrupa ve Amerika'daki yankıları üzerinde duruldu. Ben bugünkü yazımda daha çok İslam dünyasındaki yankılarından söz etmek istiyorum. Başta BM Güvenlik Konseyi'nin Irak'la ilgili son kararı olmak üzere İslam dünyasında veya İslam dünyasıyla ilgili, son bir hafta içinde yaşanan önemli gelişmelerin değerlendirmesini ise inşallah Cuma dergisinin müteakip hafta yayınlanacak sayısı için yazacağımız yazıda yapacağız.

AKP'nin başarısı, Avrupa ve Amerika'da olduğu gibi İslam dünyasında da büyük yankılar uyandırdı. Arap dünyasının etkili televizyon kanallarından biri hemen seçimin ertesi günü benimle telefonla irtibat kurarak seçim sonuçlarıyla ilgili olarak burada benim bile merak etmediğim ayrıntılara varıncaya kadar pek çok şeyi sordu. Bu durum oradaki medya organlarının son seçimlerle çok yakından ilgilendiklerini ve bu ilgilenme sebebiyle de kapsamlı bir bilgi altyapısına sahip olduklarını gösteriyordu. Sorulan sorular aynı zamanda seçimlerin sonuçlarını değerlendirirken Türkiye'nin yaşadığı 28 Şubat sürecini ciddi şekilde dikkate aldıklarını ortaya koyuyordu. İşte bu endişeden dolayı seçim sonuçlarıyla ilgili olarak yaprak titrese hemen ciddiye alıyor ve haber olarak hitap ettikleri kitlelere yansıtıyorlar. Seçimlerin hemen birinci gecesi, Internet'te en çok takip edilen Arapça haber sitelerinden islamonline, "Türkiye'de ordu AKP iktidarına razı olacak mı?" sorusunu sorarak bir anket yapmaya başlamıştı. Sorunun bu şekilde sorulmasının sebebi muhtemelen dış dünyada MGK ile orduya aynı pencereden bakılmasıdır. Ben de "Evet" seçeneğini seçerek sonuçlara baktım. İki şey dikkatimi çekti: Katılım oldukça yüksekti. Anketin Web sitesine yerleştirilmesinin üzerinden muhtemelen daha bir saat bile geçmemesine rağmen yirmi bin civarında oy kullanılmıştı. Oysa haber sitelerinin en ilgi çekici anketlerinde bile bir hafta içinde bu rakama ulaşıldığı nadiren olmaktadır. Söz konusu ankete ilginin yüksek olması İslam dünyasında insanların bu konuyu çok merak ettiklerini ve daha haberlerin Internet sitelerine yansımasıyla birlikte bakıp okuduklarını gösteriyordu. Dikkatimi çeken ikinci husus "hayır" diyenlerin oranının % 82 olmasıydı. Böyle olması 28 Şubat sürecinin dışarıda bırakmış olduğu imajın etkisinden kaynaklanıyordu. Temennimiz yeni dönemde MGK'nın sivil yönetimi yönlendirme gibi bir rol oynamaya kalkışmayıp Türkiye'nin dışarıdaki imajını düzeltmesidir. Askeri yetkililerin yapmış oldukları açıklamalar bu konuda ümit vericidir. Temennimiz bu ümit verici havanın iktidar sürecinde de devam etmesidir.

İslam dünyasındaki medya organlarının seçim sonuçlarıyla ve devamındaki gelişmelerle yakından ilgilenmelerinden söz ettikten sonra en çok hangi konuları merak ettiklerinden de söz etmekte yarar var. Batı'nın merak ettiği öncelikli konular olduğu gibi İslam dünyasında da merak edilen birtakım öncelikli konular bulunuyor. Bu konuların başında Irak meselesi geliyor. En çok sorulan sorulardan biri AKP'nin ABD'nin Irak'a yönelik saldırı planlarına nasıl yaklaştığı ve hükümetini AKP'nin oluşturduğu bir Türkiye'nin böyle bir savaşa girip girmeyeceği. En çok merak edilen konulardan biri de Türkiye - İsrail ilişkilerinin nasıl bir sürece gireceği. Türkiye ile İslam ülkeleri arasındaki ilişkilerin nasıl olacağı da merak edilen konular arasında yer alıyor. AKP iktidarında atılan adımlar karşısında MGK'nın tutumunun nasıl olacağı da en çok merak edilen konulardan biri.

AKP'nin başarısının İslam dünyasındaki yankılarından ve İslam dünyasındaki yaklaşımlardan özetle söz ettikten sonra biz bir hususu hatırlatmakta yarar görüyoruz: Siyasi çevrelerde dış dünya denilince neredeyse sadece Avrupa ve ABD akla geliyor. AKP kurmaylarından İslam dünyasını dikkatten uzak tutmamalarını, İslam ülkelerindeki medya organlarını ihmal etmemelerini hatırlatmakta yarar görüyorum. İslam dünyasına yönelik medyatik faaliyetlerin önemli etkisi olacaktır. Son zamanlarda İslam dünyasındaki medya organlarına yansıyan haberlere bakıyorum da çoğunlukla kartel medyasının yayınlarını kaynak olarak alıyorlar. Onların da bazen doğru olmayan haberlerle bazen de yönlendirme amaçlı yorumlarla insanları yanılttıkları bellidir.