Amerika'da İslam Düşmanlığı

10 Ağustos 2002 Cumartesi, Vakit gazetesi

ABD, Afganistan'a yönelik vahşi saldırı hazırlıklarına başladığında dikkatler, Afganistan üzerinde yoğunlaşmıştı. Bu arada, ABD saldırganlığına gerekçe olarak Taliban ve el-Kaide ya da Usame bin Ladin kullanıldığından normalde emperyalizme karşı olanlardan bazıları bu saldırganlığa yumuşak bakar gibi olmuşlardı. Oysa ABD tek hedefinin Afganistan olmayacağını ve bunun uzun sürecek bir haçlı seferi olduğunu daha o zamandan açıklamıştı. Biz de hadisenin bu cihetine konuyla ilgili tüm yazılarımızda dikkat çektik. Şimdi ABD saldırganlığının hedefinde Irak var. Gerekçe ise Saddam ve onun elinde bulunduğu ileri sürülen toplu imha silahları. Oysa bunlar tamamen işin bahanesi. Bu sıralarda ABD Irak'ın uluslararası terörle ve el-Kaide örgütüyle irtibatını araştırıyormuş. Aslında yapılan bir irtibat araştırması değil irtibat senaryosu yazma çalışmasıdır. Bu arada senaryonun inandırıcı olması için karabatak kuşlarındakine benzer birtakım görüntüler araştırılıyordur. Belki bu görüntüler elde edilmiştir, montajı ile uğraşılıyordur. Bütün bu çalışmaların hedefi ise dünya kamuoyunun ABD saldırganlığına biraz daha yumuşak bakmasını sağlamaktır. Tabii ABD dünya kamuoyunu bu konularla meşgul ederken siyonist işgalciler de Filistinlilere yönelik insanlık dışı saldırılarını sürdürüyorlar.

Amerikan emperyalizminin sadece Irak'a saldırmakla tatmin olamayacağı gayet bariz bir şekilde ortadadır. Biz bu konulara daha önce de temas etmiştik. Fakat burada dikkat çekmek istediğimiz bir husus var. O da ABD'nin düşmanca saldırılarının gerçekte İslam'a ve Müslümanlara yönelik olduğu gerçeğidir. Diplomatik menfaatleri gereği uluslararası platformda saldırganlığını "teröre karşı savaş" olarak kabul ettirmeye çalışıyor. Ancak son zamanlarda ABD sınırları içinde İslam'a karşı saldırıların adeta bir kampanyaya dönüştüğü de dikkatlerden kaçmıyor. Bu kampanya ise bizzat politika üreten devlet mekanizmaları veya bu mekanizmaların yönlendirdiği organlar ya da kişiler tarafından yürütülüyor. Bu konuda bizzat ABD içinde yaşayan insanların bize değişik yollardan ulaştırdıkları bilgilerden süzerek aldığım gerçekleri dikkatlerinize sunmak istiyorum.

  • Toplumsal açıdan dışa kapalı bir hale gelen Amerika'da 11 Eylül olaylarından sonra, ırk düşmanlığı ve yabancılara karşı nefret dalga dalga yayılıyor. İşte bu düşmanlık ve nefretin Müslümanlara yönelmesi için maksatlı bir yönlendirme yapılıyor. Özellikle yerel televizyon kanalları sürekli Müslümanlara karşı kin ve nefret kusan yayınlar yapıyorlar. Örneğin tanınmış kadın hukukçu Ann Coulter çeşitli gazetelerde yayınlanan köşe yazılarında, TV programlarında Müslümanlara ve İslam dünyasına zehir kusarak: ''Amerika'daki tüm Müslümanları sınır dışı edelim. Milyonlarca dindaşlarını resmi makamlara ispiyon etmeyi kabul edenleri bu uygulamanın dışında tutabiliriz'' diyor. Bu kadın fikirlerini oldukça geniş kitlelere yayabilmek için sürekli yerel televizyonlara çıkarak konuşmalar yapmaya çalışıyor. Onun bu yöndeki çabalarına engel olunmadığı gibi bilakis önü açılıyor. Bakın Coulter, Earlham Koleji'nde yaptığı bir konferansta ne diyor: ''Müslüman ülkelerini istila edelim. Liderlerini öldürüp halklarını hıristiyanlığa geçmeye mecbur edelim.''
  • Son dönem ABD başkalarının dini konularda akıl hocası olan Billy Graham ile oğlu Franklin Graham İslam'ı "şeytan dini" olarak nitelendirip, Müslümanlara iğrenç saldırılarda bulunuyorlar. Keşmir'de ve Filistin'de Müslümanların öldürülmesine hiçbir şekilde tepki göstermiyorlar. Baba-oğul Graham'lar başkan Bush'u tüm İslam alemine savaş açmaya davet ediyorlar.
  • Aşırı dinci iki hıristiyan yazar olan Paul Weyrich ve William Lind yakın zamanda ''İslamiyet Amerika ve Batı İçin Neden Tehlikedir?'' adlı bir kitap yayınladılar. Bu kitapta Amerika'daki Müslümanların ülke için tehlike olduklarını ve yok edilmeleri gerektiğini iddia ediyorlar.
  • Bunlar sadece köşe yazımıza sığdırabildiğimiz örnekler. Ama hepsi bu kadardan ibaret değil. Bu örnekler bize bir gerçeği haykırıyor: Terörizm, Taliban, el-Kaide, Saddam vs. hepsi birer bahane. Asıl hedef İslam ve Müslümanlar.