Anayasa Mahkemesi'nin Tayyib Erdoğan Hakkındaki Kararı: Parti Kurucusu Olamaz

08 Ocak 2002, es-Sebil

Anayasa Mahkemesi, Receb Tayyib Erdoğan ve kurmuş olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında uzun süreden beridir devam etmekte olan davanın sonucunu geçtiğimiz hafta açıkladı. Yargıtay başsavcısı, Receb Tayyib Erdoğan hakkında daha önce bir mahkumiyet hükmü verildiğinden dolayı onun parti kurucusu olamayacağını iddia ederek hakkında Anayasa Mahkemesi'nde bir dava açmıştı. Yargıtay başsavcısı, Tayyib Erdoğan hakkındaki iddiasına binaen onun kurmuş olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurucu üyeliğinden çıkarılması, aynı zamanda yine aynı gerekçeye binaen söz konusu partinin genel başkanlığından uzaklaştırılması talebinde bulunuyordu. Yargıtay başsavcısı bunun yanı sıra Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurucu üyeleri arasında bulunan başörtülü altı kadının da parti kurucusu olamayacaklarını iddia ediyor ve bu kişilerin de parti kuruculuğundan uzaklaştırılmaları için adı geçen partiye ihtar verilmesini istiyordu.

Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun zikrettiğimiz taleplerle açmış olduğu davayı uzun süreden beridir tahkik ediyordu ve geçtiğimiz hafta sonuca bağladı. Anayasa Mahkemesi sözcüsü Haşim Kılıç tarafından açıklanan sonuç ise özetle şöyle:

1) Receb Tayyib Erdoğan'ın, hakkındaki mahkumiyet hükmüne binaen parti kurucusu olamayacağına dolayısıyla bu kişinin parti kuruculuğundan çıkarılması için Adalet ve Kalkınma Partisi'ne ihtar verilmesine oy çokluğuyla,

2) Tayyib Erdoğan'ın genel başkanlıktan uzaklaştırılması talebinin reddine oy birliğiyle,

3) Başörtülü üyelerin parti kurucusu olmalarında herhangi bir mahzur görülmediğinden bu kişilerin kuruculuktan çıkarılması için partiye ihtar verilmesi talebinin reddine oy birliğiyle,

karar verilmiştir.

Buna göre, Yargıtay başsavcısının üç talebinden ikisi reddedilmiş, biri ise Anayasa Mahkemesi üyelerinin çoğunluğunun oylarıyla kabul edilmiş oldu. O da Receb Tayyib Erdoğan'ın parti kurucusu olamayacağı dolayısıyla kurucu üyelikten çıkarılması için Adalet ve Kalkınma Partisi'ne ihtar verilmesi talebi.

Anayasa Mahkemesi'nin kararı henüz resmi gazetede ilan edilmiş ve partiye resmen bildirilmiş değil. Şimdilik sadece basın yayın kuruluşlarına bir basın toplantısıyla açıklanmış durumda. Dolayısıyla mahkeme kararının resmen bildirilmesine kadar, Adalet ve Kalkınma Partisi yönetim kurulunun Receb Tayyib Erdoğan hakkında herhangi bir işlem yapması kanunen gerekmiyor. Fakat her hal ü karda bu karar beraberinde bir tartışmayı da ortaya çıkardı. Bazı hukukçular Anayasa Mahkemesi'nin kararına rağmen, parti kurucusu olamayacak birinin parti genel başkanı da olamayacağını iddia ederek ileride Receb Tayyib Erdoğan'ın parti genel başkanlığından da çıkarılması gerekeceğini söylüyorlar. Bunun yanı sıra bazı hukukçular da böyle bir iddianın tutarsız olduğunu, Tayyib Erdoğan'ın partiye kurucu üye değil de normal bir şekilde üye olarak katılıp parti genel başkanı seçilmesinin mümkün olduğunu söylüyorlar. Tartışmanın bir cihetini de Tayyib Erdoğan'ın milletvekili olup olamayacağı konusu oluşturuyor. Bazıları, Tayyib Erdoğan hakkındaki Anayasa Mahkemesi kararı ve onun hakkında verilmiş mahkumiyet kararı sebebiyle onun milletvekili olamayacağını ileri sürüyorlar. Fakat genel kanaate göre, bu konuda hüküm mercii Anayasa Mahkemesi değil Yüksek Seçim Kurulu. Dolayısıyla onun milletvekili olmasının mümkün olup olmadığı hakkında seçim döneminde Yüksek Seçim Kurulu karar verecek.

Receb Tayyib Erdoğan, Anayasa Mahkemesi kararının açıklanmasından sonra bir basın toplantısı yaparak karar hakkındaki kanaatlerini basın yayın kuruluşlarına açıkladı. Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin halkın önünde yeni bir umut ve heyecan kapısı açtığını söyledi. Erdoğan, Anayasa Mahkemesi kararının da Türkiye açısından olumsuz bir hava oluşturduğunu söyledi.

Tayyib Erdoğan daha önce bir miting meydanında bir şiir okumasından dolayı bir yıl hapse mahkum edilmişti. Okuduğu şiir normalde, şiirleri devlet okullarında okutulan ve Türk milliyetçiliğinin fikir babaları arasında yer alan Ziya Gökalp'e aitti. Türkiye'deki hakim sistem Ziya Gökalp'ı resmen sahiplendiği halde Tayyib Erdoğan'ın onun bir şiirini miting meydanında okumasından dolayı bir yıl hapse mahkum etmişti. Bu hapis cezası onun İstanbul büyükşehir belediyesi başkanlığını da bırakmak zorunda kalmasına yol açmıştı.

Suçları Sabit Olmadığı Halde İdama Mahkum Edildiler

Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, bazı siyasi cinayetlerden sorumlu olduğu iddiasıyla haklarında dava açılan kalabalık bir grup hakkındaki hükmünü geçtiğimiz hafta açıkladı. Yapılan araştırmalar neticesinde İslami camiadan olan bu kişilerin söz konusu cinayetlerle irtibatları hakkında kesin delillere ulaşılamadı. Hatta gazeteci yazar Uğur Mumcu'nun Ankara'da öldürüldüğü gün, bu kişiye yönelik suikasttan sorumlu görülen bir kişinin İstanbul'da düğün yaptığı kesinlik kazandı. Yine aynı cinayetle irtibatlı oldukları ileri sürülen iki kişinin de o düğünde oldukları ortaya çıktı. Buna rağmen söz konusu davada üç kişi hakkında idam, diğerleri hakkında da 18 seneye kadar varan muhtelif hapis cezaları verildi. Mahkemenin bu hükmüne mesnet teşkil edilen iddia ise hakim sistemi silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak. Davanın açılmasına sebep teşkil eden siyasi cinayetlerle, zanlılar arasında kuvvetli irtibatların sağlanamaması sebebiyle haklarında böyle bir iddianın ortaya atıldığı ve bu iddianın yani hakim sistemi silah zoruyla değiştirmeye kalkışma iddiasının hükme gerekçe olarak kullanıldığı tahmin ediliyor. Zanlıların avukatları İbrahim Ceylan yaptığı açıklamada verilen hükmün gerekli araştırma yapılmadan ve iddiaya mesnet teşkil edecek deliller ortaya çıkarılmadan verildiğini ve kararı temyiz edeceğini açıkladı.

Ecevit ABD'ye Gidiyor

Türkiye başbakanı önümüzdeki günlerde Amerika'ya gidecek. Kalabalık bir heyetle Amerika'ya gidecek olan Ecevit'in özellikle ekonomik ilişkiler konusunda görüşmeler yapacağı sanılıyor. Ancak önemli bir mesele de Amerika'nın Irak'a operasyon planı ve Türkiye'den bu konuda destek talebi. Ecevit ziyaret öncesinde yaptığı açıklamada: "İnşallah Irak konusu gündeme gelmez" demişti. Ama bu konunun mutlaka gündeme geleceği sanılıyor. Saadet Partisi genel başkanı Recai Kutan, Ecevit'ten ABD karşısında dik durmasını ve onun Irak'la ilgili taleplerine boyun eğmemesini istedi.