Afganistan Gerçeği

20 Kasım 2001 Salı, Akit

Uzun süreden beridir dünya kamuoyunun gündeminden düşmüş olan Afganistan, ABD'nin 11 Eylül saldırılarından sonra bu ülkeyi hedef göstermesinin ardından yoğun ve etkili bir şekilde tekrar gündeme gelmeye başladı. ABD'nin iddialarının asılsız, suçlamalarının da maksatlı olması sebebiyle doğal olarak tüm İslam aleminde Amerika'nın saldırgan tutumuna karşı tepki oluştu ve oluşması gerekiyordu. Amerika'nın saldırılarına maruz kalan Taliban'a karşı bir ilgi ve bu hareketi sahiplenme de söz konusu oldu ki bu da doğaldır. Ancak Afganistan'da bugün ortaya çıkan durumu kısmen bu iki hadiseden bağımsız olarak ele alabilmemiz ve gelişmelere dünya kamuoyunu yanıltmaya çalışan haber ajanslarının maksatlı yönlendirmelerinin etkisinden kendimizi kurtararak bakabilmemiz gerekir.

Öncelikle şunu ifade edeyim ki, tavır belirleme ve görüşlerimizi şekillendirme konusunda mutlaka tepkisel hareket etmemiz gerekmez. Çünkü sürekli tepkisellik bazen yanılgıya yol açabilir. Tepkisellikte çoğu zaman kendi dışımızdakilerin tavırları ve tutumları yön verici olur. Oysa bizim kendi normlarımızdan, kendi değerlerimizden hareket ederek tavır belirlememiz daha isabetli olur.

Biraz önce de ifade ettiğim üzere Afganistan'da bugün ortaya çıkan durumu, Amerika'nın saldırısının doğurduğu havadan kısmen bağımsız olarak ve biraz daha gerçekçi bir bakış açısıyla ele alabilmemiz gerekmektedir. Amerika'nın insanlık dışı saldırılarına tepki göstermemiz doğaldır ve gereklidir. Bu sadece inancımızdan dolayı değil bütün insanlığa mal olmuş değerler açısından da gereklidir. Ancak bu tepki Afganistan'da bugün ortaya çıkan manzarayı gerçekçi bir bakış açısıyla ve ABD saldırısından kısmen bağımsız bir şekilde ele alarak tahlil yapmamıza engel değildir. Tabii ki bugün ortaya çıkan durum son yaşanan olaylardan tümüyle bağımsız değildir. Belki bir sebep-sonuç ilişkisi aramak da söz konusu olabilir. Ama Batı medyasının gündeme getirdiği hususlar da tümüyle doğru değildir.

Özet bir şekilde söylemek gerekirse ABD, Afganistan'da umduğunu elde edememiş, planladığını gerçekleştirememiştir. Ama durumun kendi istediği mecraya doğru yönelmesi ve kendisinin istediği bir yapının ortaya çıkması için uğraşıyor. Yani ortaya çıkan sonuca razı değil. Fakat onun, ortaya çıkan durumu değiştirmek için çabalaması istediği sonucu elde edebileceğini göstermez. Nitekim bundan önce de bazı planlarını uygulamaya geçirme konusunda hüsrana uğradığı bilinmektedir. Bu konuda en yakın örnek Somali'ye yönelik olarak gerçekleştirdiği Umut Operasyonu'dur. Bu operasyonu gerçekleştirirken Afrika Burnu adı verilen bölgeyi kontrol altına alarak Doğu Afrika'nın üst taraflarına doğru uzanmak ve Sudan'daki yönetimi değiştirmek ya da sıkı bir kontrol altına almak istiyordu. Ama bunu başaramadı ve kuyruğunu toplayıp Somali topraklarından çekilmek zorunda kaldı.

Afganistan konusuyla ilgili olarak birçok husus Türkiye kamuoyuna yanlış bilgilerle veya yanlış değerlendirmelerin gölgesinde verildi. Bunları tek tek ele alabilmem için sözü bayağı uzatmam gerekmektedir. Bu hususları kısa notlar halinde verdiğim takdirde de fazla bir şey anlaşılmaz. Çünkü bunların hepsinin önce yanlışını sonra doğrusunu sonra da neden birincisinin yanlış ikincisinin doğru olduğuna inandığıma dair delilleri ve bilgileri aktarmam gerekmektedir. Ayrıca Afganistan meselesinin anlaşılabilmesi için biraz yakın tarihe de uzanmak özellikle, Rus işgaline karşı verilen cihad dönemini, sonra bu cihadda kazanılan zaferin ardından gelen fitne olayını ve onu takip eden gelişmeleri, sonra 1996'da iç çatışmaya yeni bir boyut kazandıran Taliban hadisesini, sonra da 11 Eylül'de ABD'de gerçekleştirilen saldırılarla bağlantılı gelişmeleri ve bugün Afganistan'da ortaya çıkan dengeleri özet bilgilerle de olsa vermek gerekmektedir. Bunu ise bir makalede değil ancak küçük çaplı da olsa bir kitap içinde ele almanın mümkün olabileceğini düşündüm ve bu konularla ilgili bir kitap yazmaya karar verdim. Allah'ın izniyle kitabı bitirmek üzereyim. Kitap çok fazla geniş ve ayrıntılı olmayacağından bir nefeste okunabilecek türden olacak. En kısa zamanda baskıya vererek Afganistan konusunu merak edenlerin ilgisine sunmak istiyorum. Bunu bir ticari gayeyle yapmıyorum. Zaten bu sıralarda kitap işinin karlı bir iş olmadığı, bu yüzden özellikle ekonomik kriz döneminde birçok yayınevinin kitap basma işini durdurduğu bilinmektedir. Böyle bir çalışmaya teşebbüs etmekteki maksadımız sözünü ettiğimiz konularda değerli okuyucularımızı aydınlatmak ve zihinlerinde oluşan sorulara cevap vermeye çalışmaktır. İnşallah kitap yayınlandığında duyurusunu değişik yollardan yapmaya çalışacağız. Ayrıca Cuma dergisinin bu haftaki sayısı için yazdığımız yazıda da bu konuyu ele aldık. Bkz Afganistan'da ABD İstediğini Yapabildi mi?