Mescidi Aksa'ya sabotajın yıldönümünde

21 Ağustos 2020 Cuma, Yeni Akit

Siyonist işgal güçleri Mescidi Aksa külliyesinin bulunduğu Doğu Kudüs bölgesini işgal etmelerinden sonra bu kutsal mabedi ortadan kaldırmak için çeşitli yollara başvurdular. Bunlardan biri de 21 Ağustos 1969 tarihinde, Denis Michael Ruhan adında Avustralyalı bir fanatik yahudi tarafından bu külliyenin tamamını yakmayı amaçlayan bir sabotaj düzenlenmesiydi.

Bu yıl söz konusu sabotajın düzenlenmesinin 51. yıl dönümü. Mescidi Aksa'ya yönelen tehlikeler ise devam ediyor. O yüzden söz konusu sabotajın yıl dönümü münasebetiyle Mescidi Aksa'nın karşı karşıya olduğu tehlikelere dikkat çekilmesine çalışılıyor.

21 Ağustos 1969'daki sabotajda başta Nureddin Zengi tarafından yapılan ve Kudüs'ün fethedilmesi durumunda Mescidi Aksa'ya yerleştirilmesi için Salahuddin Eyyubi'ye emanet edilen tarihi ahşap minber olmak üzere özellikle Kıble Camisi olarak isimlendirilen büyük camideki birçok tarihi eser ve halı yandı.

İşgal yönetimi yangını çıkaran Denis Ruhan'ın deli olduğunu ileri sürerek suçluyu korudu. Oysa bu kişi Mescidi Aksa'nın önemini ve siyonist işgalcilerin hedefinde olduğunu bilecek kadar akıllıydı. Sabotajı muhtemelen kendi kişisel kararıyla değil Mescidi Aksa'yı ortadan kaldırmak için çeşitli planlar kuran siyonist işgalcilerin yönlendirmesiyle gerçekleştirmişti. Zaten işgal rejiminin onu suçundan dolayı cezalandırmamak için deli olduğu mazeretini kullanması bu kişinin bireysel kararıyla değil siyonist terör rejimiyle ve ona yön veren siyonist örgütlerle organize bir şekilde hareket ettiğine işaret ediyordu.

Bu yıl Mescidi Aksa'ya sabotajın yıl dönümünden birkaç gün önce 16 Ağustos 2020 tarihinde, bu kutsal mabedin işgalcilerden kaynaklanan tehlikelere karşı korunması için yürüttüğü yoğun çabalarından dolayı Mescidi Aksa Murabıtı diye isimlendirilen Şeyh Raid Salah, Hayfa yakınındaki El-Celime Cezaevi'ne konuldu. Filistin'in 1948'de işgal edilmiş bölgesindeki İslami Hareket'in lideri Şeyh Raid Salah, hapse girmeden önce yaptığı açıklamada da siyonist tehdit karşısında Mescidi Aksa'ya sahip çıkılması çağrısı yaptı.

Raid Salah, işgal zindanına girmeden önce yaptığı açıklamada Kudüslülerin ve 1948'de işgal edilmiş bölgedeki Filistinlilerin duyarlılıklarının canlandırılmasını, onların Kudüs ve Mescidi Aksa üzerinde Filistinlilerin meşru haklarına sahip çıkmak amacıyla buralara kafileler düzenlemeye ve buralarda nöbet tutmaya teşvik edilmelerini istedi.

Raid Salah açıklamasında işgalci siyonistlerle ilişkileri normalleştirme ihaneti yapanlara da tepkisini dile getirerek: "Hapishanelerin dili bizi korkutamayacak. Kudüs'e ve Mescidi Aksa'ya işgal kapısından girmek isteyenlere de yazıklar olsun." dedi.

Kendini Mescidi Aksa'ya adamış bir dava önderi, Kudüs murabıtlarının lideri, işgalcilerin bu kutsal mabedi ortadan kaldırmalarını önlemek için bütün gücüyle direnen bir murabıt ve cennetini kalbinde taşıyan adam olan Raid Salah, bu konuda gösterdiği kararlı ve cesaretli tutumundan dolayı işgalci siyonistleri rahatsız ediyor. O yüzden işgalci siyonistler onu yıldırmak ve geri adım atmaya zorlamak amacıyla birçok kez hapse attılar. Fakat bu hapis cezaları onu yıldırmadı ve o kararlılıkla mücadeleye devam etti.

Mescidi Aksa'ya sabotaj düzenlenmesinin üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçti. Ancak işgalci siyonistler bu kutsal mabedi hiçbir zaman rahat bırakmadı. Son zamanlarda da özellikle burayı yahudilerle Müslümanlar arasında zaman veya mekan yönünden paylaştırmak suretiyle yahudilerin buraya çengel atmalarını sağlamak, böylece El-Halil'deki Hz. İbrahim Camisi'nde oynadıkları oyunun aynısını burada da oynamak istiyorlar. Bu amaçla yahudi fanatikleri Mescidi Aksa'ya gündelik baskınlar düzenlemeye teşvik ediyor, Müslümanlara ise belli sürelerle Mescidi Aksa'dan uzaklaştırma cezaları veriyorlar.

Bütün bu oyunlar karşısında İslam dünyasının duyarlı olması ve işgalci siyonistlerin bu kutsal mabedle ilgili planlarını hayata geçirmesine fırsat vermeme konusunda Filistinlilerle, Kudüslülerle dayanışma içinde olması gerekir.