İşgal rejiminin ilhak planı

15 Mayıs 2020 Cuma, Yeni Akit

ABD'nin İsrail Büyükelçisi David Friedman'ın, önümüzdeki birkaç hafta içinde İsrail'in Batı Yaka bölgesindeki yerleşim merkezlerini ve başta Ürdün Vadisi olmak üzere C kategorisine giren bölgeleri ilhak kararı almasının muhtemel olduğunu ve kendilerinin de bu kararı tanımaya hazır olduklarını söylemesinden kısa bir süre sonra ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ülkesinin koronavirüsten dolayı başının bir hayli dertte olmasına rağmen siyonist işgal devletine ziyarette bulundu. Bu ziyaretin öncelikli amacının da planlanan ilhak kararı için işgalcilere cesaret vermek ve onların önlerini açmak olduğu tahmin ediliyor. Tabii bu arada Likud Partisi'nin lideri Netanyahu ile Mavi - Beyaz İttifakı'nın lideri Gantz arasında yeni hükümet kurma konusunda bir ittifaka varılmış olması ve çalışmaların hızlandırılması sebebiyle gelinen durum hakkında bilgi alma amacının da olması söz konusu.

Mahmud Abbas'ın, işgal rejiminin ilhak kararı vermesi durumunda kendilerinin şimdiye kadar İsrail'le imzalamış oldukları tüm anlaşmalardan çekilebilecekleri tehdidinde bulunmasının İsrail işgal rejimini geri adım atmaya zorlayamadığı gözlemleniyor. Çünkü işgal rejimi Abbas yönetiminin söz konusu anlaşmalarla aslında ipleri kendi eline teslim ettiğinin farkında. İşgal rejimini ancak Filistin'de, Abbas'ın liderliğindeki Fetih hareketi de dâhil olmak üzere tüm oluşumların işgale karşı ortak bir fiili mücadele verme konusunda ittifak sağlamaları ve ayrıca dış dünyada ortaya çıkacak geniş çaplı tepkiler belki geri adım atmaya zorlayabilir.

Avrupa Birliği Komisyonu'nda İsrail'in Batı Yaka topraklarının önemli bir kısmnını ilhak kararı alması durumunda nasıl bir cezalandırma uygulamasına başvurulacağı konusunu tartıştığı siyonistlerin medya organlarında dile getirildi. Ama ne yazık ki henüz işgal rejimini zorlayacak bir adım atılmasına dair tavır gösterilmiş değil. Ayrıca Avrupa Birliği'nin bu konuda ciddi anlamda bir adım atabilmesi ve önemli bir karar verebilmesi için üye ülkeler arasında ittifak sağlanması gerekiyor. Böyle bir ittifakın sağlanıp sağlanamayacağı konusunda ciddi şüpheler var.

Maalesef özel anlamda Arap dünyasında genelde İslam dünyasında da siyonist işgal rejimini zorlayacak bir ortak tavır gözlemlenemiyor. Suudi Arabistan'ın güdümündeki medya organları işgal rejimiyle ilişkilerin normalleştirilmesi için propaganda yapmaya devam ediyor.

Aslında işgal rejimi Batı Yaka topraklarının önemli bir kısmını ve özellikle de bu bölgenin en verimli toprakları olan Ürdün Vadisi'ni ilhak kararı almak için bu sıralarda dünya kamuoyunun koronavirüsle meşgul olmasını bir fırsat olarak değerlendirmek istiyor. Çünkü siyonist işgal rejiminin dünya kamuoyunun genelini meşgul eden olaylar yaşandığı zaman bunu işgalci ve saldırgan tutumunu daha da şiddetlendirmek ve Filistin aleyhine yeni kararlar almak için bir fırsat olarak değerlendirdiği şimdiye kadar izlediği tutumdan da bilinmektedir.

Ancak tahmin ediyoruz işgal rejiminin bu sıralarda kendi içinde de koalisyon hükümeti oluşturma konusuyla meşgul olması bir engel teşkil etmektedir. O yüzden ABD yönetimi de siyonist politikacaları artık pazarlıkları bitirmelerini ve koalisyon hükümetini oluşturma konusunda daha hızlı adımlar atmalarını istiyor.

Filistin Ulusal Girişim Hareketi'nin Genel Sekreteri Mustafa El-Berğusi, Filistin Enformasyon Merkezi'nin sorularına verdiği cevaplarda işgalci siyonistlerin önümüzdeki seçimlerde Trump'ın kaybetmesi endişesi taşıdıklarına ve o yüzden ilhak planıyla ilgili kararlarını ABD'de önümüzdeki Kasım'da düzenlenecek başkanlık seçimlerinden önce tamamlamak istediklerine dikkat çekti.

İşgalcinin Nekbe'nin 72. yıldönümünün ardından Batı Yaka'nın önemli bir kısmını ilhak planını gerçekleştirmek istediği çok açık.