Nekbe'nin 72. yıldönümü

14 Mayıs 2020 Perşembe, Yeni Akit

14 Mayıs tarihi Filistin topraklarında siyonist işgal devletinin kuruluşunun resmen ilan edilmesinin yıldönümüdür. İşgal devleti 14 Mayıs 1948 tarihinde kuruluşunu resmen ilan etti. Bu olay Filistinliler tarafından "Nekbe" olarak isimlendiriliyor. Nekbe ise büyük felaket anlamına gelir.

Bazı medya organlarında bu olay İsrail'in bağımsızlığını ilan etmesi olarak yansıtılıyor. İsimleri ve kavramları kullanmada çok dikkatli olunması gerekiyor. Siyonistler kimden bağımsızlığını ilan etmişler ki İsrail işgal devletinin kuruluşu "bağımsızlığını ilan etmek" olarak nitelendiriliyor. Eğer İngiliz işgalcilerden diyorsanız bu tespit yanlıştır. Çünkü İngilizlerin Filistin topraklarını işgal etmelerinin amacı zaten siyonistlerin bu topraklara yerleşmelerini sağlamak ve burada bir devlet kurmalarına imkan vermekti. O yüzden siyonist terör örgütlerinin artık bir devlet kurma sürecine geldiklerini gördükleri zaman da buradan çekilmeye başlamışlardır.

İngilizlerin Filistin topraklarını işgal etmelerinden önce bu topraklarda sadece 30 bin civarında yahudi azınlık bulunuyordu. Diğerlerinin bu topraklara yerleşmeleri İngiliz işgali döneminde ve onların oyunlarıyla gerçekleşti. Ayrıca Filistinliler topraklarını satmadı, İngiliz işgalciler ağır vergiler uygulayarak vergilerini ödeyemeyenlerin arazilerini gasp etti ve yahudi göçmenlere bazen sembolik ücretlerle bazen de karşılıksız peşkeş çekti.

İngilizler yerlerine siyonistleri bırakarak 1947'de Filistin'den çekilmeye başladılar. Bunun hemen arkasından siyonistler kendi devletlerini kurabilmek için bir iç çatışma başlattılar. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 1947'de Filistin topraklarının Araplarla yahudiler arasında paylaştırılmasına dair bir karar aldı. 181 sayılı bu karar Filistin topraklarının % 55'ini ve verimli kısımlarını yahudilere, önemli bir kısmı verimsiz ve çölden ibaret % 45'ini de Araplara veriyordu. Yahudilerin çıkardıkları tedhiş olayları ve iç savaş sebebiyle İngilizler 1948'de Filistin topraklarından tamamen çekildiler. Bunun ardından yahudiler BM'nin kendilerine verdiği toprakların üçte biri oranında daha toprak işgal ederek 15 Mayıs 1948'de İsrail'in kuruluş deklarasyonunu yayınladılar. İsrail'in kuruluşu ve bu kuruluşun 181 sayılı BM kararına dayandırılmasıyla 960 bin Filistinli Arap evsiz, mülteci durumuna sokuldu.

Dolayısıyla işgal devletinin kuruluşu bir bağımsızlık ilanı değil siyonistlerin kendilerine haksız bir şekilde peşkeş çekilen topraklarda kurdukları terör örgütlerini devletleştirme olayıydı ve buna hem o toprakları işgal eden İngilizler hem de uluslararası meşrulaştırma teşkilatı olan BM yardımcı olmuştur. Dolayısıyla gayri meşru işgalin el değiştirmesidir. İngiliz işgalinden siyonist işgale dönüştürülmesidir. Bu açıdan asıl büyük felaketin de Osmanlı'nın bu topraklardan çekilmek zorunda kalması ve bu toprakların İngiliz işgaline geçmesiyle başladığını söylemek mümkündür.

İsrail'in bir devlet olarak değil bir tür terör mekanizması olarak algılanması gerekir. Çünkü teröristler tarafından kurulmuştur, kuruluşundan itibaren sürekli teröristler tarafından yönetilmiştir, hâlen de teröristler tarafından yönetilmektedir. Gerek işgal altında tuttuğu topraklar üzerinde gerekse dünyanın değişik ülkelerinde sürekli terör eylemleri gerçekleştirmektedir.

BM Filistin topraklarının bölünmesine dair karar aldığında Filistin topraklarına yerleştirilmiş olan yahudilerin eğitim görmüş silahlı yetmiş beş bin militanı bulunuyordu. Bu silahlı militanların mevcut yahudi terör örgütlerine göre dağılımı şöyleydi: Hagana: 60 bin, Balamah: 5 bin, Irgun: 5 bin, Şatiron: Bin. Diğer dört bin terörist de diğer terör örgütlerine mensuptu. İşte İsrail bu terörist militanlar tarafından kurulmuş ve yöneticileri de onların arasından çıkmıştır.