Deyr Yasin katliamının yıldönümünde

11 Nisan 2020 Cumartesi, Yeni Akit

9 Nisan tarihi, siyonist terör örgütlerinin İsrail işgal rejiminin kurulmasından önce Filistinlilere yönelik olarak gerçekleştirdikleri korkunç katliamın 72. yıldönümüydü. Bu katliam, İsrail işgal devletinin ilan edilmesi için ihtiyaç duyulan zeminin oluşturulmasına imkân veren katliamdır. O yüzden bu katliamın özellikle hatırlanması ve işgal devletinin kurulmasındaki rolünden söz edilmesi gerekir. Ancak önce katliam hakkında özet bir bilgi vermek istiyoruz.

9 Nisan 1948 tarihinde, işgal devletinin resmen ilan edilmesi için silahlı savaş veren terör örgütlerinin başında gelen Irgun terör örgütüne bağlı militanlar sabaha doğru Kudüs yakınlarındaki Deyr Yasin köyüne baskın düzenlediler. Bu baskında yaralı olarak kurtulabilen birkaç kişi dışında bütün köy halkı öldürüldü. Öldürülenlerin sayısının toplamda 250'yi geçtiği tahmin ediliyor. Öldürülenlerin çoğu kadın ve çocuktu. Yahudi teröristler hamile bir kadının karnını yararak karnındaki çocuğu da öldürmüşlerdi. Teröre şahit olanların anlattıklarına göre siyonist teröristler bu baskında kadınların kulaklarını kesiyor, kulaklarındaki küpeleri alıyor sonra öldürüyorlardı.

Deyr Yasin katliamının gerçekleştirildiği sırada Irgun terör örgütünün lideri olan ve daha sonra da işgal rejiminin başbakanlığı görevinde bulunan Menahem Begin olay hakkında şu açıklamayı yapmıştır: "Bu önemli bir stratejik eylemdi. Bu eylemi gerçekleştirme şerefi sadece Irgun örgütüne ait değildir. Bu eylem Şatiron'un ve Balamah örgütündeki topçu birliğin katkılarıyla gerçekleştirilmiştir."

Siyonist terör örgütleri bu katliamı yapmakla kalmadı aynı zamanda bu olayı tüm Filistin halkını korkutmak ve göçe zorlamak amacıyla duyurdular. Filistinlilere "eğer buraları terk etmezseniz sizin de sonunuz böyle olacaktır" diye tehditte bulundular.

Yine yukarıda sözünü ettiğimiz Menahem Begin, Deyr Yasin katliamı hakkında; "Bu eylemi yapmasaydık İsrail olmayacaktı" ifadesini kullanmıştı.

Aslında bu sözüyle bir gerçeği itiraf etmiştir. İsrail işgal devletinin kurulmasına zemin hazırlayan en önemli etken şiddet, terör ve katliamlardır. Siyonist işgal devletini Irgun ve Haganah başta olmak üzere muhtelif terör örgütleri kurmuşlardır. Bu örgütler Filistinlileri korkutmak ve onları yurtlarından göç etmeye zorlamak için katliamlar gerçekleştirmiş ve aynı zamanda bu katliamlarından övgüyle söz ederek Filistinlileri tehdit etmeye çalışmışlardır. Bazı katliamlarda ve cinayetlerde öldürdükleri Filistinlileri kamyonetlerin arkasına koyarak dolaştırıyor ve; "Buraları terk etmezseniz sizin de sonunuz böyle olacaktır" diye tehditler savuruyorlardı.

Siyonizm bir ideoloji kimliğine büründükten sonra kendisi için belirlediği hedeflere ulaşmak için sürekli şiddet ve terör metotlarını kullandı. Bu açıdan siyonizmin günâh dosyası oldukça kabarıktır. Deyr Yasin katliamı da gerçekleştirdiği terör eylemlerinden ve katliamlardan sadece bir tanesidir. Ama işgal devletinin kurulması için başvurulan tehdit politikasında özel bir konumu olduğu için siyonist terör örgütlerinin bir devlete dönüşmesinde önemli fonksiyon icra etmiştir.

İsrail işgal devletinin üst düzey yöneticileri arasında yer almış olanların çoğu sözünü ettiğimiz terör örgütlerinde yetişmişlerdir. İngilizlerin Filistin topraklarını işgal etmelerinin (1917-18) hemen ardından bu topraklara akın etmeye başlayan siyonist yahudiler ilk terör örgütlerini de 1920 yılında kurmuşlardı. Bu terör örgütünün adı Hagana'ydı. Bunun ardından diğer siyonist terör örgütleri de kuruldu. İşgal devletinin kuruculuşunun ilan edilmesinden sonra bu terör örgütleri kendilerini ilga ederek kurulan terör devletinin çatısı altında birleştiler.