Trump’ın UNRWA’ya yardımı kesmesi

7 Eylül 2018 Cuma, Yeni Akit

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Çalıştırma Ajansı yani kısa adıyla UNRWA, 8 Aralık 1949’da siyonist işgal rejiminin yurtlarından çıkardığı Filistinlilerin eğitim ve sağlık başta olmak üzere muhtelif alanlardaki zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kurulmuş bir teşkilattır. Bugün bu teşkilatın yardım ettiği Filistinli mülteci sayısının beş milyon dört yüz bin civarında olduğu teşkilatın yönetimi tarafından verilen bilgilerde dile getirilmektedir. Böyle bir teşkilatın varlığı ve yürüttüğü çalışmalar aynı zamanda bu kadar insanın, siyonist işgal tarafından zorla yurtlarından çıkarıldığı ve bugün onların yurtlarına dönmelerinin önünde duran en önemli engelin de işgal olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir.

ABD Başkanı Trump Filistin halkını sıkıştırmak ve siyonist işgal rejimine destek vermek amacıyla attığı muhtelif adımlardan sonra son olarak da Filistinli mültecilere yardım eden UNRWA’ya yaptığı yıllık üç yüz milyon doları kesme kararı aldı. Bu kadar yardım teşkilatın yıllık bütçesinin yüzde otuzuna tekabül ediyor. Dolayısıyla bu kadar paranın kesilmesi teşkilatın çalışmalarını yürütmesi konusunda ciddi sıkıntılarla karşı karşıya gelmesine neden olacak.

UNRWA normalde ABD’nin yaptığı yardımı kısması ve ödemeleri geciktirmesi sebebiyle uzun süreden beri sıkıntılar yaşıyor ve bu yüzden bazı elemanlarını işten çıkarıyordu. Bu teşkilatın elemanlarını işten çıkarması ise Filistinliler arasında işsizlik oranının artmasına neden oluyordu. Çünkü teşkilatın sağladığı iş imkânları aynı zamanda Filistinliler arasındaki işsizlik sorununun kısmen de olsa çözülmesi için bir formül oluşturuyordu. Trump yönetiminin ABD’nin yaptığı üç yüz milyon dolarlık yardımın tamamını kesme kararı almasından sonra teşkilatın yıllık bütçesinde yüzde otuzluk bir açık ortaya çıkmış oldu.

Trump’ın kararı siyonist işgalcileri son derece sevindirdi. Çünkü bu teşkilatın paralarının kesilmesinin asıl amacı kaynaklarının tamamen kurutulması suretiyle onun ortadan kaldırılması ve Filistin, Lübnan, Ürdün, Suriye gibi ülkelerde kurulmuş mülteci kamplarının dağıtılması böylece oralara yerleştirilmiş Filistinli mültecilerin Arap ülkelerine yayılması, bu ülkelerin vatandaşlığına geçirilmeleri, böylece yurda dönüş haklarının tamamen ortadan kaldırılmasıdır.

Bu yolla ABD’nin uzun süreden beri üzerinde çalıştığı ve tamamen siyonist işgal rejiminin yararına şekillendirilen Yüzyılın Anlaşması’nın şartlarının oluşturulması, böylece bu anlaşmanın kabul ettirilmesi için baskı yapılması amaçlanıyor. ABD yönetimi bu anlaşmayı dayatma işlemini bir emrivaki haline getirmek için taktiklere başvuruyor. Bunun için büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı aldı. Bu nakil işleminin öncelikli amacı ise Kudüs’ün bütün olarak İsrail’e ait olduğu ve İsrail’in başkenti olduğu iddiasını Filistinlilere zorla kabul ettirmektir. Çünkü bu husus Yüzyılın Anlaşması olarak isimlendirilen planın en önemli maddelerinden biridir.

Bu anlaşmanın en önemli maddelerinden biri de Filistinli mültecilerin yurda dönüş haklarının artık tamamen geçersiz hale getirilmesi ve yurtlarından çıkarılmış Filistinli mültecilerin böyle bir talepten vazgeçmelerinin sağlanmasıdır. Siyonist işgal rejiminin hesabına oyunlar çeviren Trump yönetimi de işte bu şartı masa başında görüşme yoluyla kabul ettiremeyeceğini bildiği için dayatma yoluyla kabul ettirmeye çalışıyor.

Bu durum karşısında Arap ülkelerinin ve genelde İslâm ülkelerinin ABD’nin kuruttuğu kaynağa karşılık bir alternatif oluşturmaları ve Filistinli mültecilerin BM Genel Kurulu’nun 194 sayılı kararıyla güvence altına alınmış olan yurda dönüş haklarında ısrar edebilmeleri için onlara destek vermeleri gerekir.