İsrail'e Katliam Mükâfatları

11 Haziran 2004 Cuma, Vakit gazetesi

Gazze'yle ilgili olarak Siyonist işgal devletinin Mısır'dan öncelikle istediği bölgenin güney sınırında Mısır tarafında asker takviyesini artırarak buradan içeriye silah sokulmasını önlemek. Çünkü Gazze'nin dünyaya açılan tek kara kapısı burası olduğundan bu sınırın sıkı kontrol edilmesi durumunda direnişçilerin içeriye silah sokmalarının önleneceği hesap ediliyor. Mısır da bu konuda isteneni kabul etti.

Yapılan anlaşmaya göre Mısır ilk etapta sınır bölgesine 100 kadar asker yerleştirecek. Fakat ilginçtir, bu asker yerleştirme işleminde 1979 Camp David anlaşmasının bozulmaması şart koşuluyor. Peki, ne anlama geliyor bu ve kimi daha yakından ilgilendiriyor? Söz konusu anlaşmaya göre Mısır yönetimi "İsrail" sınırı yakınlarına ağır silah, tank vs. yerleştiremiyor. İsrail'in istediği de işte bu şartın bozulmaması. Yani Mısır askerleri Filistinlilerin boğazlarını sıkacak, onların silahlanmalarını önlemek, böylece işgalci Siyonistlerin güven içinde yaşamalarını sağlamak için ellerinden geleni yapacaklar, ama işgalcilere karşı farazi bir tehdit bile oluşturmayacaklar.

Mısır'ın müdahil olması acaba sadece Gazze'ye silah sokulmasını önleme amacına yönelik midir? Bizim tahminimize göre iş bu kadardan ibaret değildir. Bu, sadece anlaşmanın görünen cephesini oluşturmaktadır ki bilirsiniz Arap ülkelerinin İsrail'le ilişkilerinin görünmeyen tarafları görünen taraflarının birkaç katını bulmaktadır. İsrail ve ABD son dönemde Filistin'e insani yardımın da engellenmesi için Arap ülkelerine yoğun baskı yapıyor. Tabii bu konudaki baskılar dışarıya oldukça farklı bir şekilde yansıyor. Ama uygulamanın ne şekilde olduğunu biz çok yakından biliyoruz. Buna binaen Gazze sınırına yerleştirilen Mısır askerlerinden aynı zamanda bölgeye insani yardım ulaştırılmasını engellemede veya zorlaştırmada da yararlanılması kuvvetle muhtemeldir. Üçüncü bir ihtimal de işgalci Siyonistler tarafından "sakıncalı" gösterilen kişilerin bu sınırdan giriş - çıkış yapmaları durumunda Mısır askerleri tarafından sorgulanmaları ve gerek görüldüğünde gözetim altına alınmalarıdır. Nitekim bugün birçok Filistinli sırf işgalci Siyonist devlet istediğinden dolayı Mısır zindanlarında tutuluyor ve geçtiğimiz günlerde onların aileleri Mısır yönetimini protesto amacıyla bir gösteri düzenlemişlerdi.

Şalom'un son Mısır ziyaretinden ve yapılan anlaşmalardan sonraki resmi açıklamalarda İsrail ile Mısır arasında güvenlik alanında işbirliğinin de artırılacağı dile getirildi. Peki böyle bir işbirliğiyle ne hedefleniyor? Kastedilen Siyonist işgalcilerin güvenliği olduğuna göre Filistin direnişinin kıskaca alınması hedefleniyor. Ayrıca "artırılacak" ibaresi bu alanda işbirliğin zaten var olduğunu göstermektedir.

Mısır Dışişleri bakanı Usame el-Baz da yaptığı açıklamada İsrail'e yeniden büyükelçi gönderebileceklerini ifade etti. İlginç bir şey de bu gelişmelerden sonra İsrail'in, Mısır'da Siyonist işgalcilerin hesabına casusluk yaptığı için hapse atılan Azzam Azzam'ın serbest bırakılacağı beklentisi içinde olması.

Bütün bunlar Mısır'ın Siyonist işgalcilere, işledikleri cinayetlerden ve özellikle Rafah'ta gerçekleştirdikleri katliamlardan ve yıkımlardan dolayı verdiği mükâfatlar olsa gerek.

Konu bu kadarla bitmedi. Daha söyleyecek sözlerimiz var.

Müteakip yazı:

  • Şaron Hüsni Mübarek'e Güveniyor
  • /li>