Müftü Hacı Emin el-Huseyni

1936 Hareketi

Nazi tehdidi bahane edilerek yahudilerin Filistin'e göçlerinin hızlandırılması üzerine Müslümanlar da bunun önüne geçebilmek için birtakım çalışmalar başlattılar. Bu amaçla 26 Mart 1933'te Müftü Hacı Emin el-Huseyni'nin başkanlığında Yafa'da değişik siyâsi oluşumların temsil edildiği bir toplantı düzenlendi. Bu toplantıda siyâsi bir birlik sağlanarak İngiliz manda yönetimiyle bütün irtibatların kesilmesi kararlaştırıldı. Toplantıda ayrıca yahudi göçüne karşı gösteriler düzenlenmesi kararlaştırıldı. Bu kararlar doğrultusunda önce Kudüs'te bir gösteri düzenlendi. İşgal kuvvetlerinin gösteriyi dağıtmak için saldırı düzenlemeleri üzerine otuza yakın gösterici yaralandı. İkinci gösteri 27 Ekim 1933'te Yafa'da düzenlendi. Buradaki gösterilerde işgal kuvvetlerinin göstericilerin üzerine ateş açması sonucu 35 kişi şehid oldu onlarca gösterici de yaralandı. Her iki gösterinin de öncülüğünü o zaman 83 yaşında olan Musa Kâzım el-Huseyni yapmıştır. 28 Ekim 1933'te halk işgal yönetiminin uygulamalarını protesto için sokaklara döküldü. İşgal yönetimi bir hafta süren protestolar karşısında, daha önce tutuklamış olduğu Filistinli liderleri serbest bırakmak zorunda kaldı. Bu tür gösteriler ve protestolar daha sonra da devam etti. Bütün bu gösterilerin ardından 15 Nisan 1936'da Müftü Hacı Emin el-Huseyni'nin öncülüğünde bir genel grev kararı alındı.

Yahudi göçüne karşı gerçekleştirilen en geniş çaplı hareket 15 Nisan 1936 tarihinde başlatılan bu genel grevdir. Altı ay süren grev İngilizleri son derece zor durumda bırakmış ve işgale son verme noktasına kadar getirmişti. Ancak işgalci İngilizler son çare olarak bazı Arap yöneticileri devreye sokmak suretiyle birtakım vaadlerle genel grevin sona ermesini sağladılar. İngilizlerin istekleri doğrultusunda genel grevin sona erdirilmesini sağlayan Arap yöneticiler Filistinli Müslümanlara yahudilerin Filistin topraklarına yerleştirilmeyeceği ve kutsal toprakların hiçbir parçasında yahudilere mülk verilmeyeceği vaadinde bulunmuşlardı. Genel greve öncülük edenler İngilizlerin geçmişteki hıyanetlerini bildiklerinden direnişe devam edilmesini istiyorlardı. Fakat Arap yöneticilerin hileleri ve müdahaleleri sonucu 12 Ekim 1936'da grev kırıldı. Ne var ki, grevin sona erdirilmesiyle birlikte bunun siyasi bir oyun olduğu ortaya çıktı. Çünkü bu olayın hemen arkasından İngilizler Filistin'in her tarafına askerlerini yerleştirdiler. Greve öncülük eden ve grev süresince gerçekleştirilen eylemlere katılan Müslümanların çoğunu tutukladı, bunların bir çoğunu da işkence ile öldürdüler. Üstelik grevin sona erdirilmesinden sonra İngiliz işgalciler bütün vaadlerinden dönerek yahudi göçmenlere yeniden kapıları sonuna kadar açtılar. Buna karşılık aracılık eden Arap yöneticilerin hiçbiri işgalcilerin bu hıyanetlerine karşı sesini yükseltme cesareti gösteremedi.

1936 hareketi genel grevi esnasında gerek İngiliz işgalcilerin saldırıları dolayısıyla, gerekse Müslümanlarla yahudiler arasında çıkan çatışmalarda çok sayıda Müslüman hayatını kaybetti. İslâmi kaynaklarda bu olaylarda şehid edilen Müslüman sayısının bini geçtiği vurgulanmaktadır.